Türkiye'de girişimcilerin önündeki en önemli engellerden biri, sermaye yetersizliği. Birçok genç girişimci adayı, çok başarılı olabilecek fikirlerini, ilk sermayeyi bulamadıkları için kalplerine gömüp, ücretli çalışan kimliğine sığınıyor.
Bu yıl bazı kurumlar, işte bu gençlere sahip çıkmak için 'ilk adım sermayesi' de denebilecek bir uygulama başlattı, iyi fikirlere başlangıç sermayesi veren KOSGEB, TÜBİTAK, TTGV ve Toplum Gönüllüleri Vakfının koşullarını girişimci adayları için araştırdık.
Mart ayı sonunda harladığımız Ekonomist dergisinin 12'nci sayısında kapak haberimiz Girişim Fonlarının Akacağı 14 Sektör'dü. Bu çalışmamızda iş dünyasına, "Elinizde bir girişimcilik fonu olsa, size gelecek projelerden hangilerine öncelik verirsiniz?" sorusunu yönelttik. Aldığımız yanıtlar gerçeklen çok ilginçti ve yatırım yapmak isteyenlere yön verecek sonuçlar çıkmıştı ortaya.
Bu kez ise olaya farklı bir pencereden bakarak, girişimcilerin en çok ihtiyacı olan bir konuya yönelik araştırmamızı yayınlıyoruz. Bir anlamda 12'nci sayımızdaki çalışmanın da devamı olacağını düşündüğümüz bu konu ise girişimcilerin de en büyük ihtiyacı olan 'başlangıç sermayesi' ile ilgili.
Çünkü günümüzde iş fikrine sahip olan bir girişimcinin en büyük ihtiyacı, bunu hayata geçirebilmek, kısacası işe başlayabilmek için sermaye bulmak.
Destekler bilinmiyor
Hazırlamaktaki çıkış noktamız girişimcilerimizin iş kurma aşamasında kaynaklardan yeterince haberdar olmaması.
Oysa girişimciliğin öneminin giderek arttığı bu dönemde, bu kurum ve kuruluşlar, özellikle katma değeri yüksek olan ürün ve hizmet projelerine destek vermeye hazırlar.
Öyle ki, Türkiye'de teknoloji temelli çalışmalar konusunda faaliyet gösteren Türkiye Teknoloji Vakfı'nın (TTGV) bir kamu kurumu olduğunu ve bu nedenle yoğun prosedürlerle karşılaşacağını düşünenler dahi var. Bunu bizzat TTGV yetkilileri söylüyor. Oysa aynı yetkilinin de belirttiği gibi, başta KOSGEB olmak üzere haberimizde yer alan kurum ve kuruluşlar, girişimcilere her türlü desteği vermeye hazır ve yeterli finansal araçlara da sahipler.
Uygulamalar çok yeni
Bu desteklerin henüz çok yaygın kullanımı yok. Bu durum da girişimci adaylarının konuyla ilgili olarak yeterince bilgilendirilmemesinden kaynaklanıyor. Bu tür uygulamalar Türkiye'de girişimciliğe verilen önemin artmasıyla birlikte yeni yeni yaygınlaşmaya başlıyor. Örneğin KOSGEB'in "Başlangıç Sermayesi" desteği. Bu destek, KOSGEB'in yenilenen yönetmeliği paralelinde bu yıl içinde KOSGEB destekleri kapsamına alındı. Diğer kurum ve kuruluşların da başlangıç sermayesi alanındaki çalışmaları, yeni yeni yaygınlaşıyor.
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nın "Girişim Fonu", fiili olarak l Ocak 2007 tarihinde uygulanmaya başlandı. TÜBİTAK'ın "Teknogirişim Programı" da henüz iki ay önce başlatılan bir program.
Gençlere kullandırılıyor
Özellikle genç beyinlerin, ürettikleri iş projelerini hayata geçirebilmeleri için başlangıç aşamasında verilecek bu tür destekler, Türkiye'de girişimciliğin gelişmesi açısından çok önemli bir faktör, hatta bir zorunluluk. Nitekim bugün, üniversitelerimizde üretilen birçok faydalı ürün, yeterli sermaye desteği olmadığı için sadece bir akademik tez düzeyinde kalıyor ve ticari hayata katılamıyor.
Başlangıç sermayesi uygulamasıyla, özellikle eğilimli gençlerin girişimcilik konusunda desteklenmesi amaçlanıyor. Bu konuda örneğin Toplum gönüllüleri Vakfı, "Gençlik İçin Girişimcilik" adını verdiği projeyi, üniversiteler ile işbirliği halinde yürütüyor. Benzer şekilde, TTGV. TÜBİTAK ve KOSGEB'in desteklerinde de, üniversite öğrencileri önemli bir yer tutuyor.
Bu destekler hakkında daha detaylı bilgi alabilmek için 15 - 21 Nisan 2007 sayılı ekonomist dergisini size en yakın gazete bayiinden satın alabilirsiniz. Dergi ücreti : 3 YTL.
Kaynak : Ekonomist