Bu Konuyu Grntleyenler
 1 Misafir

Cevapla  Konu Gnder 
Sayfa (7): « lk < Geri 1 [2] 3 4 5 6 leri > Son »
Medyadan Haberler 2008
Yazar Mesaj
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #21
RE: Medyadan Haberler 2008

Milli gelir hesapla deðil üretimle artar

Milli gelirimizi TÜÝK (Baþbakanlýk'a baðlý bir devlet kuruluþu olan Türkiye Ýstatistik Kurumu) hesaplar. TÜÝK, milli geliri hesaplama þeklini deðiþtirdi. 1998 yýlýndan bu yana milli gelir rakamlarýný yeniden belirledi. Bu yeni hesap þekliyle milli gelirimiz “durduðu yerde” arttý.
2006 yýlý sonunda milli gelirimiz 400.0 milyar dolar olarak açýklanmýþtý. Yeni hesaplama þekli ile (kâðýt üzerinde) yüzde 31.6 oranýnda yükseltildi, 526.4 milyar dolar oldu.
TÜÝK, bir süre önce ülke nüfusunu 73 milyondan 70 milyona düþürdü. Sonra milli geliri 400 milyar dolardan 526 milyar dolara çýkardý. Sonuçta kiþi baþýna düþen milli gelir rakamý da 5.480 dolardan 7.500 dolara yükselmiþ oldu.

Milli gelir nedir?

Milli gelir ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal deðerinin toplamýdýr. Üretim artýnca milli gelir de artar. Üretmeden ülke gelirini artýrmanýn imkâný yoktur. Milli geliri ölçmek için önce ülkedeki mal ve hizmet üretiminin “miktarý” belirlenir. (Ölçülebilecek ölçülür. Ölçülemeyecek olanlar tahmin edilir.) Sonra bunlar cari fiyatla (o yýlýn fiyatýyla) fiyatlandýrýlýr.
Geçmiþ yýllarýn milli geliri ile karþýlaþtýrmaya imkân vermek (deðiþim belirlemek) için de cari fiyatla belirlenen milli gelir rakamýndan enflasyonun þiþkinliði alýnýr. Buna da “Sabit Fiyatla Milli Gelir Hesabý” denilir.
Milli gelir hesabýnda mal ve hizmetlerin parasal deðeri “Katma Deðer” olarak toplanýr.
Katma deðer denilen þey bir malýn çýktý fiyatý ile girdi fiyatý arasýndaki farktýr. Bu fark (1) Kira, (2) Ücret, (3) Faiz ve (4) Kâr’dan oluþur. Örneðin bir ayakkabý 100 liradýr ama, onun içinde 30 liralýk deri, 10 liralýk iplik, 5 liralýk çivi vardýr. Derinin, ipliðin, çivinin içinde de kira, ücret, faiz ve kâr vardýr. Bunlar ayrý ayrý toplanýrsa gerçek olmayan bir rakam ortaya çýkar.
Bir son açýklama daha: Milli gelir hesabýnda kayýt içi-kayýt dýþý ayrýmý yapýlmaz. Bu hesap bir muhasebe hesabý deðildir. Pazara çýksýn çýkmasýn, kayýt içi olsun olmasýn tüm üretim hesaba girer.

Daha önce de deðiþti

Bizde son kýrk yýlda milli gelir rakamlarýyla 3 defa oynandý.
1) DPT kurulduðunda, DÝE ile DPT’nin üretim tahminleri farklý olduðundan Birinci ve Ýkinci Beþ Yýllýk Kalkýnma planlarýnda DÝE ve DPT milli gelir rakamlarý arasýnda ufak farklar vardý.
Üçüncü Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý hazýrlanýrken Yaþar Yaþer’in DÝE Baþkaný olduðu dönemde, Erdoðan Özötün ile rahmetli Cemil Çýnar’ýn çabalarýyla bu çeliþki giderildi. Fakat eski seri ile yeni seri arasýnda sadece yüzde 1-3 oranýnda fark oluþtu. Yeni seri 1968 sabit fiyatlarýyla belirlendi, 1948 yýlýna kadar geriye uzatýldý.
2) Orhan Güvenen’in DÝE Baþkanlýðý döneminde 1990 yýlýnda milli gelirde ciddi bir düzeltme yapýldý. Milli gelir yüzde 30-35 oranýnda büyütüldü.
Yeni hesapta 1987 yýlý sabit fiyatlarý esas alýndý. Geçmiþ yýllarýn rakamlarý 1968’e kadar düzeltildi.
3) Son olarak da TÜÝK, 1998 yýlý girdi-çýktý çalýþmasýna dayalý olarak 1998 yýlý sabit fiyatlarýyla üretim deðerlerini tekrar belirledi. 1998 yýlýndan bu yana açýklanan rakamlarý yükseltti.

Güven sarsýlýyor

Yeni hesaplamayla TÜÝK’in milli geliri yükseltme gerekçesi nedir? Üretim mi arttý ki, milli gelir rakamý büyüyor? Hayýr. Üretim ayný. Hesaplama þekli deðiþtiriliyor.
Açýk anlatýmýyla üretim artmadýðý halde milli gelir rakamý büyümektedir.Tekrarda yarar vardýr ki, önemli olan üretimdir. Üreteceksiniz ki, geliriniz artsýn.
10-15 yýlda bir milli gelir hesaplarýný düzeltip % 30-35 oranýnda artýrmak hesaplarýn saðlýðýna olan inancý zedelemektedir. Düzeltmelerden önce kullanýlan milli gelir rakamlarýna dayalý olarak yapýlan hesaplamalarýn, rasyolarýn doðru olmadýðýný görmek kullanýcýlarý ve yorumcularý zorda býrakmaktadýr.
Kaynak: Güngör Uras

09-03-2008 13:29:46 PM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #22
RE: Medyadan Haberler 2008

Dünyada 1929, Türkiye’de 2001 tekrarlanýr mý?

Karanlýk korkuyu besler. Ýnsan önünü göremediði, nereden neyin geleceðini kestiremediði zaman korkuya kapýlabilir. Dünyanýn dört bir yanýnda olduðu gibi ülkemizde de ekonomiyle ilgili belirsizlikler artarken, korku yaþamaya baþlayanlarýn sayýsý da artýyor son zamanlarda.
ABD ekonomisinde yaþanmakta olan çok boyutlu krizin nasýl geliþeceðini ve olasý geliþmelerin ABD dýþýndaki ülkeleri nasýl etkileyeceðini kimse saðlýklý biçimde kestiremiyor. ABD’de konut balonunun patlamasýyla baþlayan ve finans sektörünü temelinden sarsan krizin, 2. Dünya Savaþý sonrasýnda yaþanmýþ olan dönemsel dalgalanmalardan farklý özellikler taþýdýðýný ve ciddi toplumsal tepkiler doðurabileceðini fark edenlerin aklýna ise ister istemez 1929’da baþlayan büyük kriz geliyor ve “1929 krizi tekrarlanýr mý?” sorusu soruluyor.
Türkiye’de ise “büyük kriz” denince akla hemen 2001 krizi geliyor ve küresel ekonomiden Türkiye’ye yansýyabilecek olan olumsuz geliþmelerin, hükümetin gerekli önlemleri almamasý halinde 2001 krizine benzer yeni bir krize yol açýp açmayacaðý soruluyor. Hükümetin ikinci iktidar döneminde ekonomi dýþý konulara odaklanmýþ olmasý da bu korkuyu besliyor.

Tarih tekerrür eder mi?

Geçmiþte yaþanmýþ olan büyük krizlerin izleri kolay silinmiyor ama bugünün koþullarý ABD’de 1929’un, Türkiye’de 2001’in koþullarýndan hayli farklý. ABD 1929 krizinden, Türkiye 2001 krizinden çok þey öðrendi. Ayrýca küreselleþme süreci bambaþka bir dünya yarattý. Dolayýsýyla o büyük krizlerin ayný biçimde tekrarlanmasýný beklemek pek gerçekçi deðil. Ancak bu, farklý nitelikte krizlerin yaþanmayacaðý anlamýna da gelmiyor.
Aslýnda, sýnýr ötesi sermaye hareketlerinin müthiþ bir akýþkanlýk kazandýðý ve petrolden buðdaya, ticarete konu her malýn hatta hizmetin spekülasyon metasý haline geldiði günümüzün dünyasýnda, beklenti kýrýlmalarýnýn ani krizlere yol açmasý çok daha kolay. Bu nedenle “Bize bir þey olmaz” deme lüksüne sahip deðil hiç kimse.

AKP ilk 5 yýlýn mirasýný yiyor

Ekonomideki geliþmelerden kaygý duyanlarýn sesleri giderek daha sýk duyuluyor, iþ dünyasýnýn farklý kesimlerinden þikâyet ve uyarý mesajlarý geliyor. Bu eleþtirileri pek hoþ karþýlamayan Baþbakan Erdoðan ve hükümet yetkilileri ise eleþtirilere çoðu kez “Geçmiþte yaptýklarýmýz gelecekte yapacaklarýmýzýn teminatýdýr” diyerek cevap veriyor.
Adalet ve Kalkýnma Partisi’nin (AKP) ilk iktidar döneminde gerek Türkiye’de, gerekse dýþ dünyada kendisine puan kazandýran bir yaklaþým sergilediði bir gerçek. AKP’ye hatýrý sayýlýr bir “siyasi sermaye” saðlayan ilk iktidar dönemindeki icraatý ekonomimize dýþarýdan bakanlarý etkilemeye devam ediyor.

AKP’nin baþarý öyküsü

AKP’nin ilk iktidar döneminde içeride ve dýþarýda yaratmayý baþardýðý olumlu izlenimin temelinde þunlar vardý:
- Türkiye’yi Avrupa Birliði (AB) ile bütünleþme hedefine odaklandýrmasý
- AB’ye uyum programý çerçevesinde demokratikleþme yolunda adýmlar atmasý
- Ekonomide mali disipline önem vermesi ve IMF ile uyum saðlamasý
- Yabancý sermaye çekmeye önem vermesi, küresel ortamdaki fýrsatlarý iyi deðerlendirerek önemli ölçüde dýþ kaynak çekmeyi baþarmasý
- Dýþ kaynak giriþinin de etkisiyle ekonomide büyümeyi hýzlandýrýrken, enflasyonu 30 yýl sonra tek haneli rakamlara düþürmesi
- Kendi çekirdek tabaný dýþýndaki kesimlerin beklentilerini de dikkate alarak meþruiyet tabanýný geniþletmesi ve ülkede siyasi istikrarý saðlamasý.
AKP’nin ilk iktidar döneminde atmýþ olduðu bu adýmlar, Türkiye’deki geliþmeleri yakýndan izlemeyenlerin söylemini etkilemeye devam ediyor. IMF yetkilisi olarak Türkiye’nin 2001 krizine sürüklenmesinde hatýrý sayýlýr rol oynayan Stanley Fischer’in ve Ýþ Bankasý’nýn konuðu olarak Türkiye’ye gelen ünlü ekonomist Nouriel Roubini’nin Türkiye ekonomisiyle ilgili olarak yaptýklarý son deðerlendirmelerde de öncelikle bu etkinin izlerini görüyoruz. “Türkiye ekonomisi iyi bir noktaya geldi, mali disiplini koruyun, reformlarý sürdürün, geleceðiniz parlak olabilir” diyorlar özetle.

Risk faktörü büyürken

ABD ekonomisinin resesyona gireceðini geçen yýlýn baþýnda öngördüðü için üne kavuþan Nouriel Roubini, Ýstanbul’da ekonomi yazarlarýyla yaptýðý toplantýda sorulan bir soru üzerine, Türkiye’nin karþýlaþabileceði riskleri de saydý ve dikkat edilmesi gereken noktalarý þöyle sýraladý:
- Ekonomi politikalarýnýn inandýrýcýlýðýný kaybetmemesi lazým
- Merkez Bankasý’nýn enflasyon hedefi anlamsýz hale gelmiþ durumda
- Bütçe disiplininin kaybolmamasý enflasyonun kontrolü için de önemli
- Sanayinin rekabet gücünün korunmasý önemli
- Kur politikasý rekabet gücüne destek vermiyorsa verimliliði artýrmanýz þart
- Cari iþlemler açýðýnýn büyümesi bir risk faktörü
- Doðrudan yabancý sermaye giriþlerinin sürmesi önemli

AKP’nin ikinci dönemi

Þimdi gelinen noktada, AKP’nin ilk iktidar döneminde atýlan adýmlarla ve sergilenen yaklaþýmla ikinci iktidar döneminde sergilenen tabloyu karþýlaþtýrdýðýmýzda ne görüyoruz?
- AB ile iliþkileri yakýndan izleyenlerin ortak kanýsý AKP hükümetinin AB hedefini askýya aldýðý yönünde.
- AKP’nin kendi tabaný dýþýndaki kesimleri yabancýlaþtýran, kutuplaþmayý ve gerilimi týrmandýran bir siyaset üslubunu benimsediði görülüyor.
- Yerel seçimler öncesinde bütçe disiplininden ödün verileceði izlenimi yaygýn.
- IMF ile iliþkilerin nasýl süreceði konusunda belirsizlik var.
- Sanayinin rekabet gücünün korunmasýyla ilgili önlemler henüz hayata geçmiþ deðil.
- Ekonominin büyüme hýzýndaki yavaþlamanýn çeþitli sektörlerde yarattýðý ciddi sýkýntý yeterince dikkate alýnmýyor ve ekonomi yönetimine duyulan güven azalýyor.
Tüm bu geliþmeler AKP’nin ilk iktidar döneminde kendisine puan kazandýran yaklaþýmý terk edip farklý bir yola girdiðini düþündürüyor. Küresel ekonomiden kaynaklanan risklerin büyük ölçüde arttýðý bir ortamda, AKP’nin bu yola girmiþ görünmesi ülkenin ve ekonominin geleceði için hiç de iyi haber deðil. AKP ilk iktidar döneminde kazandýðý puanlarla dýþ dünyadaki olumlu algýlamayý da ancak bir süre koruyabilir.

Roubini haklý çýkýyor

Konut balonunun patlayacaðýný ve ABD ekonomisinin resesyona gireceðini geçen yýlki Davos toplantýsýnda iddia ettiði için bu yýlki toplantýnýn yýldýzý haline gelen Ýstanbul doðumlu ekonomist Nouriel Roubini’nin öngörüsü gerçekleþme yolunda. Önceki gün açýklanan veriler þubat ayýnda ABD’de 68 bin kiþinin daha iþini kaybettiðini ortaya koyunca “ABD resesyona girmeyecek” masalýný anlatmaya devam edenler aðýr bir þamar daha yedi. ABD’nin resesyona girmiþ olduðuna inananlarýn sayýsý ise daha da arttý.
Roubini’ye göre ABD ekonomisi en az dört çeyrek sürecek ve derinleþebilecek bir resesyona girmiþ durumda. Avrupa da bu yavaþlamadan etkilenecek, konut balonunun daha belirgin olduðu Ýspanya, Ýrlanda, Ýngiltere gibi ülkelerde yavaþlama daralmaya dönüþebilecek. Çin ve Asya da yavaþlamadan payýný alacak ve tüm bu geliþmeler küresel talebi düþürerek petrol ve gýda maddelerinde ortaya çýkan fiyat artýþý baskýsýný hafifletecek.
Kaynak: Osman Ulagay

09-03-2008 13:33:22 PM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #23
RE: Medyadan Haberler 2008

Enflasyon ve Eþek Rýza!

ÜLKENÝN haline bakýn... Üç karýþlýk bez parçasý yüzünden tüm düzen altüst oldu. Millet neredeyse birbirini yiyecek!

Oysa o kadar çok sorunumuz var ki...

Ülkede kol gezen; öfke, kin, yoksulluk, hýrsýzlýk... Aldatýlmýþ insanlar... Gözü yaþlý analar, babalar, kardeþler... Periþan iþçi, emekli ve memurlar... Susturulmak istenen medya!

Ülke, fokur fokur kaynayan bir kazan gibi. Kimin eseri bu?

Bu hengáme içinde, enflasyon canavarý yine baþýný kaldýrmaya baþladý.

Ortada önemli bir durum var.

Þubat ayý enflasyonunun yüzde 2.56 çýkmasý ciddi bir alarmdýr. TÜSÝAD Baþkaný Arzuhan Doðan Yalçýndað, haklý olarak "Maalesef kaygýyla izliyoruz. Enflasyondaki bu gidiþat bizi ürkütüyor, büyüme daralýyor" uyarýsýnda bulunuyor.

Halk için enflasyonun göstergesi, mutfak masraflarýdýr, evde kaynayan tenceredir, cepten gýda için çýkan paradýr.

Þubat ayýnda gýda fiyatlarýndaki artýþ yüzde 5.05’tir. Son bir yýldaki artýþ ise yüzde 25.

Bu rakamlar, hedefin kat kat üstünde ürkütücü bir sonuçtur. Gelirleri, gerçek enflasyon oranýnda artmayan herkes, geçen yýla göre biraz daha fakirleþmiþtir.

Baþkaldýran enflasyon, hedef de, beklenti de tanýmayýp "Ben geliyorum" tehdidini savurdu. Yurtiçinde ve dýþýnda deðiþen þartlar, fiyatlarý yukarý çekiyor, enflasyonu tetikliyor.

Yýlýn ilk iki ayýnda, yýllýk yüzde 4 olan hedef enflasyonun yarýsý gitti bile...

Siyasilerin birçoðu, "Endiþe edecek bir durum yok. Harici þoklarýn ortaya çýkardýðý bir geliþme bu" diye olayý garip bir þekilde hafife alýrken, yüksek çýkan "þubat enflasyonu"nu deðerlendiren Devlet Bakaný Kürþad Tüzmen bakýnýz ne dedi?

"Ciddi bir yanýlma olduðu ortada... Geçen sene hedeflenenden yüzde 100’e yakýn bir sapma var. Sadece kurla enflasyonu aþaðý çekme politikasý izlendi. Þimdi, alýnan tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor."

Kürþad Tüzmen, evirip çevirmedi, döndürüp kývýrmadý, Baþbakan’ý kýzdýrma pahasýna, olaya gerçekçi yaklaþtý.

Enflasyon kendiliðinden týrmanýþa geçmez. Sebeplerini araþtýrmak gerekiyor.

Bu kafayla enflasyon giderek büyür ve "Köy yerindeki Eþek Rýza’nýn haline döner!"

Nedir Eþek Rýza’nýn hikáyesi?

Köyün birinde, adamýn adý ve lakabý "Eþek Rýza" imiþ. Eþek Rýza aþaðý, Eþek Rýza yukarý... Adamýn karýsý bu duruma çok üzülür, her yerde "Eþek Rýza’nýn karýsý" diye anýlmak ona aðýr gelir, hayatý zindan edermiþ... Bir gün dayanamayýp;

"Bu böyle olmuyor eþek herif" demiþ, "Git Aða’ya, yalvar yakar, ne yaparsan yap, elini ayaðýný öp, senin adýný deðiþtirsin!"

Karýsýnýn baskýsýna dayanamayan adam, gözünü karartýp Aða’nýn huzuruna çýkmýþ, bir süre sonra sevinçle dönmüþ evine:

"Müjde haným, müjde! Bu iþ tamam!"

Karýsý heyecan içinde sormuþ:

"Ne dedi, ne dedi?"

"Aða emretti, artýk bana ’Eþek Rýza’ demeyecekler."

"Peki ne diyecekler?"

"Artýk ’Sýpa’ diyecekler."

Kadýn, gözlerinden öfke þimþekleri fýþkýrtarak kocasýna bakýp;

"Tüh Allah senin müstahakýný versin" demiþ, "Sen yine büyür, eþek olursun!"

Bizim "küçüldü" denilen enflasyon da Eþek Rýza’nýn hikáyesine benzemez inþallah!
Kaynak: Rahmi Turan

09-03-2008 13:38:05 PM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #24
RE: Medyadan Haberler 2008

GÖRÜNTÜ HOÞ DEÐÝL

...- ABD'den kötü haberler gelmeye devam ediyor. Geçen hafta Atilla Yeþilada'nýn yazdýðý "Auction-bonds rates" baþlýklý yazý daha da önem kazandý. Çünkü belediye tahvillerinin de faizleri artmaya baþladý ve kredi piyasasý gitgie daralýyor.

- Çin'de bugün saat 17:00 itibariyle enflasyon oraný açýklanacak ve yüzde 7.9 rakamý bekleniyor. Geçen ay yüzde 7.1'di ve oldukça stres yaratmýþtý. Çin'de bazý ürünlerde fiyatlar donduruldu ve bir ekonomi için bu karar oldukça tehlikelidir. Çin'in faiz artýrmasýna kesin gözüyle bakýlýyor ve bu nedenle Çin borsaýnda ve Japonya'da sert düþüþler gelebilir. Ayrýca bu sefer, Çin'den de etkilenebiliriz.

- ABD'de FBI þu an ABD'nin en büyük mortgage þirketi Countrywide'ý inceliyor ve pis kokular geliyor. Buradan kötü haber gelmesi olasýlýðý da var.

- Avrupa bankalarý da zarar yazmaya devam ediyorlar.

- Ýçeriye baktýðýmýzda, aylar sonra dolar 1.25 seviyesinin üzerini geçen hafta cuma günü gördü ve bu da enflasyon beklentilerini çok olumsuz etkiliyor. Bu durumda bizim merkez bankasýnýn faiz indirimi artýk sözkonusu olmaz.

- Ýyi olan birþey yok mu diyeceksiniz. Sadece bir tane geliþme olabilir. Bu da FED'in 18 Mart'ý beklemeden 75 baz puan indirim yapmasý olur. FAkat geçen cuma FED günlük bazda piyasaya vereceði likiditeyi 60 milyar dolardan 100 milyar dolara çýkartmasýna raðmen piyasalar sanki hiç duymadý. Dolayýsýyla 75 baz puan indirim gelirse elbette ki piyasalar olumlu reaksiyon verir ama bu reaksiyon çok kýsa süreli de olabilir. Çünkü Roubini'nin söylediði üzere ABD'nin sorunu faiz indirimleriyle çözülecek bir sorun deðil. (NOT: BU arada Þebnem Özdemir kendi köþesinde Roubini'nin yaptýðý sunumun tamamýný verdi, bu sunumu Þebnem'in köþesinden ( buradan )okuyabilirsiniz.)

- Sonuç olarak, piyaslaar haftaya iyi baþlamayacak ve bizim endeks geçen hafta 41 binin altýný görerek 41.500'ün üzerinde kapattý fakat haftaya 40.500 ile 41 bin aralýðýnda baþlayabilir ve ABD'de bir üçüncü dalga riski arttýðý için teknik olarak 36 bine kadar gerileme olasýlýðý olduðu için piyasayý izlemekte ve alým yapmamakta fayda var. Eðer 40.000 ile 40.250 aralýðýnda bir açýlýþ olursa, alým yapýlarak 500-750 puan yukarýdan satýþ denenebilir, fakat 40 bin aþaðý kýrýlýrsa stop-loss yapmak gerekir.
Dolarda ise 1.25'in üzerinde açýlýþ bekleyebiliriz. Dolar bu seviyeyi bugün için destek yapabilir. Eðer 1.25 veya 1.26'dan kapanýþ yaparsa önümüzdeki iki hafta içinde 1.30-1.32 seviyelerini görme olasýlýðý artacaktýr.
Yine iyi haber veremiyoruz, fakat þu an için nakitte kalmanýn çok büyük faydasý var. Hepinize bol kazançlý bir hafta olmasýný diliyorum.
Kaynak: Yaþar Erdinç

10-03-2008 07:18:07 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #25
RE: Medyadan Haberler 2008

Satýþ dalgasý borsayý 40 bin puanýn altýna çeker
10.03.2008 | Alp Süer
Borsada bu hafta baþýnda tepki alýmlarýnýn yaþanmasý, ancak ileriki günlerde satýþ dalgasýnýn etkisiyle endekste düþüþün devam etmesi bekleniyor. Dolarýn da 1.27 YTL seviyesini görebiliceði ileri sürülüyor.
ABD ekonomisindeki sorunlar giderek aðýrlaþýrken, global piyasalardaki satýþ dalgasý sürüyor. Dow Jones geçen haftayý yüzde 1,22 düþüþle kapatýrken, Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý da (ÝMKB) darbe üzerine darbe yiyor. Geçen hafta yüzde 7,5 deðer yitiren borsa, haftayý da 41.517 puandan tamamladý. Finansal piyasalar, kritik bir haftaya daha girerken, "Borsadaki satýþ dalgasý bu hafta da sürecek mi?", yoksa "Borsada tepki alýmlarý mý yaþanacak?" sorularýnýn yanýtlarý da yatýrýmcýlar tarafýndan merak ediliyor. Borsadaki dalgalý seyrin bu hafta da süreceðini belirten uzmanlar, ilk günlerde tepki alýmlarýnýn yaþanabileceðini ancak ana trendin satýþ yönünde olacaðýný vurguluyor.

Dolarýn 1.27 YTL'yi görebileceðini belirten uzmanlar, faiz oranlarýnýn da yüzde 18 bileþik seviyesine yükselebileceðini kaydediyor.
Önlemler yeterli olmuyor
Global piyasalardaki satýþ dalgasý, kuþkusuz ABD ekonomisindeki geliþmelerle yakýndan ilgili. Geçtiðimiz hafta açýklanan verilerin ardýndan bu ülkede artýk resesyon daha yüksek sesle dile getirilmeye baþlandý. Ayrýca, mortgage krizi de giderek derinleþiyor. Geliþmelerden olumsuz etkilenen bir çok "hedge fon"un da mali açýdan oldukça zorda olduðuna dikkat çekiliyor. Hatta, ABD ekonomisiyle ilgili beklentiler o kadar bozuldu ki, yetkili kurumlarca alýnan önlemler bir fayda saðlamadýðý gibi beklentileri daha da kötüleþtiriyor. Nitekim, son olarak ABD Merkez Bankasý'nýn piyasalarda olumlu karþýlanan likidite önlemleri, daha sonra ABD ekonomisinde görünümün daha da bozulacaðý þeklinde algýlanarak, piyasalarda satýþlarý da artýrdý. Reel ekonomide yavaþlama sinyyaleri yanýnda, özellikle, mortgage sisteminde sorunlarýn, subprime mortgage'lardan, yüksek kaliteli mortgage'lara yansýyacaðýna yönelik endiþeler piyasalarda da moralleri bozuyor.

Borsada hafta baþýnda tepki alýmlarýný yaþanabileceðini belirten Yapý Kredi Portföy Portföy Yöneticisi Serdar Orman, "Endeks, 42.800'ü aþmaya çalýþacak. Ancak, borsada aþaðý yönlü eðilim daha güçlü. Mart ayýnda endeksin 40 bin seviyesinin altýna gerilebileceðini tahmin ediyorum" diyor.
Global piyasalarda yaþanan geliþmeler sonucunda yurtiçi döviz piyasalarýnda da gerilim artýyor. Geçtiðimiz cuma, 1.26 YTL'yi gören dolar daha sonra 1.25 YTL'nin altýna gerilemiþti. Dolarýn, haftanýn ilk günlerinde de 1.27 YTL seviyesine yükselebileceði kaydediliyor. Türkiye'de faiz oranlarýnýn yüksekliði, dolar kuru yükseldiðinde yerli yatýrýmcýlarýn satýþý ve dolarýn uluslararasý piyasalardaki zayýf seyri, dolarda iç piyasada hýzlý bir yükseliþi de önlüyor.
Ancak, önümüzdeki haftalarda, döviz piyasasýnda dalgalý seyrin süreceðine kesin gözüyle bakýlýyor.
Faiz yüzde 18'e yükselir
ABD ekonomisindeki sorunlarýn artmasý nedeniyle, dolar euro karþýsýnda deðer kaybetmeyi sürdürüyor. Geçtiðimiz hafta rekor üzerine rekor kýran euro/dolar paritesi, 1.55 seviyesine oldukça yaklaþmýþ, daha sonra yeniden 1.53 seviyelerine gerilemiþti. Uzmanlara göre, ABD'de mortgage krizinin derinleþmesi, ekonominin resesyona girmesi ve FED'den yeni faiz indirim beklentisi nedeniyle dolarýn da euro karþýsýnda zayýf seyri sürecek. Uzmanlar, paritenin 1.55 seviyesini görebileceðine dikkat çekiyor.

Global piyasalarda risklerin artmasýna baðlý olarak, yabancýlarýn da bono piyasasýndaki portföylerini azaltmalarýnýn sonucu, faiz oranlarý da yükseliþe geçti. 5 Ekim 2009 vadeli gösterge kaðýdýn bileþik faizi de geçen hafta yüzde 17,81 seviyesine yükseldi. Faizlerdeki yükseliþin sürebileceðini belirten Oyak Yatýrým Menkul Deðerler Baþ Ekonomisti Mehmet Besimoðlu, faiz oranlarýnýn yüzde 19'a kadar çýkabileceðini vurguluyor.
Kaynak: Referans

10-03-2008 21:15:47 PM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #26
RE: Medyadan Haberler 2008

Ercan KUMCU
Finans sisteminde çok þey deðiþecek
GELÝÞMÝ ülkelerin finans sisteminde yaþananlar herkesin kimyasýný bozdu. Sistemin kurumlarý neye uðradýklarýna þaþýrdýlar. Bankalar yeniden itibar kazanma gayreti içindeler. Sistemi gözetip denetlemekle sorumlu olan kurumlar kendilerini sorgulamaya baþladýlar.

Dünyanýn belli baþlý bankalarý bir araya gelip kendilerine nasýl çekidüzen verebileceklerini tartýþýyorlar. Amaçlarýndan biri, bugünlerde yaþananlarýn bir daha tekrarlanmamasý için gerçekten "iyi uygulama ilkeleri" yerleþtirmek. Bir baþka amaç ise, gözetim ve denetim kurumlarýnýn konuya tepkisel yaklaþýp kendilerine göre gereksiz ve maliyetli kurallar getirmesini önlemek. Doðal olarak, gözetim ve denetim kurumlarý yaþananlara tepkili. Çünkü, çok haklý bir tarafý olmasa da, sistemdeki zayýflýklar bu kurumlarýn zayýflýklarý olarak algýlanma eðiliminde.

Artýk, hiçbir þey eskisi gibi olmayacak. Finans sisteminde çok þey deðiþecek. Deðiþikliklerin ve uygulamalarýn önemli bir bölümü Türkiye’yi de etkileyecek.

TARTIÞMALAR

Yapýlan tartýþmalarda birkaç nokta öne çýkýyor.

1. Kurallar yeknesak olmalý ve tüm finans sistemini kapsamalý. Finans sisteminin farklý alanlarýnda birden fazla kural koyucu yerine kurallar tek elden oluþturulup uygulamaya konmalý.

2. Gözetim de tüm finans sistemini kapsamalý. Kýsacasý, hem gözetim hem de denetim tek elden yürütülmeli. Bu anlamda, Ýngiltere’deki Finansal Hizmetler Otoritesi (FSA) iyi bir örnek olarak alýnabilir.

3. Finansal sistemdeki kurumlar gözetim ve denetim otoritesine hem yardýmcý olmalý hem de gerektiðinde liderlik yapabilmeli. Karþýlýklý etkileþimin ve diyalogun önü hep açýk olmalý.

4. Kurallar kabul edilebilir ilkelere dayandýrýlmalý ve uygulamalar þeffaf olmalý. Finans kurumlarýnýn bulunduðu ülkelerdeki gözetim ve denetim otoritesinin liderliðinde kurallar oluþturulmalý. Ülkeden ülkeye gezerek bir dizi kurallardan kaçabilmek mümkün olmamalý.

5. Finans sistemindeki kurumlar kendi polisliklerini kendileri de yapabilmeli. Kurumlardaki denetim otoriteleri daha etkin çalýþmalý. Kurallarýn etrafýndan dolaþma imkanlarýný (eðer varsa) kurumlarýn kendileri önleyebilmeli.

6. Uygulamadaki kurallar belli zamanlarda yeniden gözden geçirilmeli. Zaman içinde anlamsýzlaþan kurallar uygulamadan kaldýrýlýp yenileri uygulamaya konulabilmeli. Kurallar birikimi yaratýlmamalý.

7. Kurallar basit olmalý.

DENGE ARANIYOR

Bu noktalar iþin bir bölümü. Finans sisteminde ürün geliþtirip geliþtirilen ürünün pazarlanmasýna kadar geçen süreçte uyulmasý gereken kurallar tartýþýlýyor. Bu süreçte kredi derecelendirme kuruluþlarýnýn rolü sorgulanýyor. Finans kurumlarýnda çalýþanlarýn teþvik mekanizmasý tartýþýlýyor. Her þeyden önce, en geliþmiþ finans sistemlerinde dahi kurumlarýn halá risk kültürünü oluþturamamýþ olmalarýndan dert yanýlýyor.

Çok nazik bir dönemden geçiyoruz. Çok tepkisel olunduðunda, elli yýl öncesinin bankacýlýk uygulamalarýna dönülebilir. Tepki verilmediðinde, bugün yaþananlar büyük bir olasýlýkla beþ yýl sonra yeniden, belki çok daha yoðun bir biçimde yaþanabilir. Dolayýsýyla, dengenin nerede kurulacaðý önem taþýyor.
Kaynak: Hürriyet

11-03-2008 07:41:03 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #27
RE: Medyadan Haberler 2008

Erdal SAÐLAM
Merkez Bankasý’nýn faiz indirimleri
MERKEZ Bankasý’nýn faiz kararý giderek zorlaþýyor. 19 Mart’ta toplanacak Para Politikasý Kurulu’nun (PPK), geçen aylardaki gibi, çeyrek puanlýk indirim kararý vermesi giderek zorlaþýyor. Önümüzdeki günlerin ne getireceði de meçhul.

Geçtiðimiz Cuma günü ABD Merkez Bankasý’nýn (FED) açýklamalarý üzerine, piyasalarda FED’in bu ayki indiriminin 0.75 puan, hatta 1 puana kadar çýkabileceði konuþulmaya baþladý.

Bu noktadan baktýðnýýz zaman, "Bizim Merkez Bankasý’nýn faiz indirim kararý vermesi kolaylaþýyor" denilebilir. Ama durum hiç de bu kadar kolay deðil...

AKP’ye yakýn gazetelerde þimdiden, Merkez Bankasý’ný faiz indirimine zorlayan, "yaþanan sýkýntýdan çýkýþ yollarýndan birinin faiz indirimi olduðunu" söyleyen haberler hatta manþetler çýkmaya baþladý.

Bu da, 19 Mart yaklaþtýkça hem hükümet kanadýndan hem de hükümete yakýn gazetelerden bu yöndeki baskýlarýn artacaðýnýn bir göstergesi.

Ancak geçtiðimiz cuma günü yayýmlanan Merkez Bankasý Beklenti Anketi’nin sonuçlarý, iþin hiç de o kadar kolay olmadýðýný, çarpýcý biçimde ortaya koydu.

Beklenti anketinde þubat ayýnda tahminlerin neredeyse üç katýna ulaþan TÜFE’nin etkisiyle, yýl sonu enflasyon beklentileri de sýçrama gösterdi. Yýl sonu enflasyon projeksiyonu 48 baz puan artýþla yüzde 7.02’ye yükselirken, daha uzun vadeli beklentilerinde sýnýrlý bir bozulma olduðu gözlendi. 12 ay sonu TÜFE tahmini yüzde 6.0 seviyesini korurken, 24 ay sonu beklentisi ise 12 baz puanlýk artýþla yüzde 5.3’e yükseldi.

ENFLASYONU ETKÝLEYECEK KARARLAR

Özetle; faiz kararlarýnda en etkili unsurlardan biri olan önümüzdeki döneme iliþkin enflasyon beklentileri giderek kötüleþiyor.

Bu anketten sonra piyasa iktisatçýlarý tarafýndan " Merkez Bankasý’nýn, enflasyonun ana eðilimindeki iyileþmenin yavaþlamasýný ve son dönemde geliþmekte olan ülkelere de belirgin þekilde yansýyan yurtdýþý görünümdeki bozulmayý göz önünde bulundurarak, Mart’ta faiz indirimine ara vereceðini bekliyoruz" denilmeye baþladý.

Kýsaca; beklentiler indirim kararýný kolaylaþtýrmýyor, aksine zorlaþtýrýyor.

Bizce sadece enflasyon beklentileri deðil, AKP Hükümeti’nin mali disiplini bozacaðý kesin olan düzenlemeleri gündeme getirmesi de, indirim kararýný ciddi biçimde zorlaþtýrýyor.

Bütçe dýþý fon uygulamasýný yeniden hortlatan, dolayýsýyla mali disiplini ciddi biçimde sekteye uðratacak, þeffaflýðý önleyip, harcamalarý artýracak yasa tasarýlarý, enflasyon açýsýndan da tam bir saatli bomba niteliðinde.

TEHLÝKELÝ KARARLAR

Bunlarýn yaný sýra hükümet 4 milyar YTL yük getiren sigorta prim indirimiyle, yine 4 milyar YTL bütçeye ek yük getirecek belediye yasasýyla da, mali disiplin ve harcama açýsýndan son derece tehlikeli kararlara imza atýyor.

Merkez Bankasý Baþkaný Durmuþ Yýlmaz’ýn bu hafta konuþma yapýp, geliþmeler hakkýnda yorum yapmasýný bekliyoruz.

Gelecek haftaki faiz indirim kararý için Baþkan Yýlmaz’ýn yapacaðý bu açýklamalar dikkatle izlenecek.
Kaynak: Hürriyet

11-03-2008 07:42:57 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #28
RE: Medyadan Haberler 2008

Yaman Törüner
Yeni kara kutular

Baðýmsýz Varlýk Fonlarý’nýn (Sovereign Wealth Funds) ellerindeki parayý, nereden bulduklarý ve nasýl yönettikleri dünya ekonomistlerinin yeni tartýþma konusu. Uluslararasý piyasalardaki krizin hafifletilmesinde bu fonlarýn önemli katkýsý oldu. Son krizde, birçok uluslararasý banka bu fonlardan borçlanmak durumunda kaldý.
Hükümetler dýþýnda piyasaya likidite saðlayan Baðýmsýz Varlýk Fonlarý, IMF tarafýndan da mercek altýna alýndý. IMF, bu fonlarýn yönetimine karýþmayý ve kurallar koymayý amaçlýyor. Bu amaçla, ilgili 30 ülkenin maliye bakanlarý ve Baðýmsýz Varlýk Fonlarý yöneticileri bir araya getirildi. Ancak, baþta Çin olmak üzere, bazý fon yöneticileri, IMF’nin müdahalelerine karþý çýkýyorlar. IMF Ýdare Meclisi (Board), ekim ayýnda yapýlacak yýllýk toplantýlardan önce, bu konuda hazýrlanacak olan raporu görüþecek.

Özel fonlarýn büyüklüðü
Riskli sayýlan ve kaynaðý çok kesin belli olmadýðý söylenen Baðýmsýz Varlýk Fonlarý’nýn en büyükleri þöyle sýralanýyor:
- Abu Dabi Investment, yaklaþýk 875 milyar dolar.
- Singapur Investment, yaklaþýk 330 milyar dolar.
- China Investment, yaklaþýk 200 milyar dolar.
- Temasek (Singapur), yaklaþýk 108 milyar dolar.
Baðýmsýz Varlýk Fonlarý’ný, kaynaðý ve yönetim biçimi belirli olan aþaðýdaki fon ve kaynaklarla karýþtýrmamak gerek.
- Petrol ihraç eden ülkelerde biriken petrodolarlar, yaklaþýk 4 trilyon dolar.
- Asya merkez bankalarý rezervleri, yaklaþýk 3 trilyon dolar.
- Risk fonlarý (hedge funds), yaklaþýk 1.5 trilyon dolar.
- Özel fonlar, yaklaþýk 700 milyar dolar.
Baðýmsýz Varlýk Fonlarý ile ilgili tartýþmalar herkesi ilgilendiriyor. Çünkü, bu fonlarda kara para aklandýðý veya fonlarýn bir biçimde kara para yaratan sistemlerle iliþkili olduklarý ispat edilebilirse, bu fonlardan alýnan milyarlarca dolar borç geri ödenmeyecek ve fonlarýn çalýþmalarý engellenecek. Yani, bu paralarýn aklanmasý da artýk kolay olamayacak. Bu durumda, global kriz sýrasýnda bu fonlar sayesinde kurtulan birçok banka aldýklarý kredileri geri ödemeden, yollarýna devam edebilecekler.

Yabancý yatýrýmcýya bakýþ
Royal Bank of Scotland’ýn yüzde 5’ini alan Katar Yatýrým Otoritesi’nin (KYO) Gulf Arap Baðýmsýz Varlýk Fonu ile iliþkisi olup olmadýðý araþtýrýlýyor. Bir iliþki varsa, bunun Londra Borsasý’na bildirilmemiþ olmasý, iþlemin iptalini gerektiriyor. Ayný durum, Credit Suisse’in yüzde 2’sini alan KYO için de geçerli olacak. Abu Dabi yatýrým otoritesinin de, ocak ayýnda Citibank ve Merill Lynch ile benzer biçimde iþlemleri olmuþtu.
Bizde yabancý bankalarýn bankalarýmýzý ele geçirmesi normal karþýlanýrken, Avrupa Birliði Komisyonu Baþkaný J.M. Barroso, “Avrupa dýþýndan gelen fonlarýn bankalarý ele geçirmesine izin vermeyeceklerini” açýkladý.
Bu açýklama, Arap fonlarýnýn Avrupa bankalarýndan aldýklarý hisselerin 15 milyar dolarý aþmasý üzerine yapýldý.
Dünyada olup biteni göz ardý edersek, ne yapmamýz gerektiðine karar veremeyiz.
Kaynak: Milliyet

11-03-2008 07:45:06 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #29
RE: Medyadan Haberler 2008

Ercan KUMCU
Finansal çözülme mi

AMERÝKA’da yüksek riskli konut kredileri (subprime mortgage) ile baþlayan çalkantýlar giderek nitelik deðiþtiriyor. Genelde bir "kredi çökmesi" yaþanýyor.

Konut kredilerinin baz edildiði varlýða dayalý menkul kýymet türü sermaye piyasasý araçlarýnýn piyasasýnýn kurumasý sermaye piyasalarýndaki tüm diðer borçlanma araçlarýný da etkiledi. Þirketlerin çýkardýðý bonolarýn piyasasý yok oldu. Birçok yatýrým araçlarýnýn fiyatlarý düþüyor. Fiyatlarý düþtükçe, bu araçlarýn teminat olarak gösterildiði kredilerde, ya kredinin bir kýsmýnýn geri ödenmesi isteniyor ya da teminatlarýn artýrýlmasý talep ediliyor.

PARA BASMA ÇÖZÜM DEÐÝL

Geliþmiþ ülkelerdeki bankalar giderek çok daha dikkatli kredi vermeye baþladýlar. Dolayýsýyla, aldýklarý kredilerin bir bölümünü ödemek zorunda olan kurumlar ellerindeki baþka sermaye piyasasý araçlarýný satarak likidite saðlamaya çalýþýyorlar. Bu þekilde, sermaye piyasasýndaki borçlanma araçlarýndaki fiyat düþüþleri hem yaygýnlaþýyor hem de derinleþiyor.

Konut kredileri krizinin baþlarýnda bankacýlýk sektöründe görülen likidite sýkýntýsý þimdi banka dýþý kesime de bulaþmýþ durumda. Özellikle, Amerika’da aracý kurumlar ve hedge fonlar likidite sýkýntýsýný giderek daha fazla hissetmeye baþladýlar.

Avrupa’da da benzer sýkýntýlar var. Fakat, Avrupa’daki finans sisteminin durumu hakkýnda Amerika kadar bilgi sahibi olunduðu söylenemez. Avrupa’da pislikleri saklama eðilimi çok daha fazla. Yakýn dönemde Avrupa’daki finans kurumlarý hakkýnda da þaþýrtýcý bilgiler gelebilir.

Almanya bankalarýnýn Almanya dýþýndaki Euro Bölgesi bankalarýndan 350 milyar Euro civarýndaki yatýrýmlarýný çektikleri biliniyor. Avrupa Merkez Bankasý’ndan en fazla fon kullanan bankalar da yine Alman bankalarý. Bu kýsýtlý bilgiler dahi Avrupa’daki durumun pek parlak olmadýðýný gösteriyor. Almanya’da Eyalet bankalarýnýn zor durumda olduðu söyleniyor.

Sonuçta, Amerikan Merkez Bankasý faizleri indiriyor, Avrupa Merkez Bankasý faizleri artýrmaktan kaçýnýyor, ama piyasada þirketlerin ödedikleri kredi faizleri giderek artýyor. Geliþmiþ ülkelerde kýsa vadeli faizler düþüyor, ama kurumsal kredi faizleri artýyor. Þirketler sermaye piyasasý araçlarýndan yararlanamaz hale geldiler. Çünkü, böyle bir piyasa kalmadý. Kredi sistemi nerede duracaðý bilinmeyen bir çöküþ içinde. Merkez bankalarýnýn bu sorunu faizleri düþürerek çözebilmeleri olanaksýz. Güven krizi giderek derinleþiyor.

AYRIÞMA

Avrupa ve Amerika’daki finans piyasalarýnda yaþananlarýn reel ekonomiye olumsuz yansýmalarý mutlaka olacaktýr. Öncü veriler de bu yönde iþaretler veriyorlar. Ekonomik büyüme yavaþlýyor. Hatta, büyümedeki düþüþle beraber enflasyon da kýpýrdanma eðilimine girmiþ görünüyor. Petrol gibi hammadde fiyatlarýnýn reel olarak düþmüyor olmasý küresel bazda tüm ekonomileri bundan sonra hem büyüme hem de enflasyon konularýnda daha olumsuz etkileyebilecek.

Hammadde ve emtia fiyatlarýndaki katýlýk bizim gibi hammadde ve emtia zengini olmayan geliþmekte olan ülkeler açýsýndan olumlu deðil. Ama, bu fiyatlarýn yüksekliði birçok geliþmekte olan ekonomilerin geliþmiþ ülkelerdeki çalkantýlardan o denli fazla etkilenmeyebileceði beklentisini güçlendiriyor. Uluslararasý yatýrýmcýlar gözünde büyük ölçüde ayný kefeye konduðumuzdan, bu yöndeki beklentiler bizim de iþimize geliyor. Ama, bugünlerde gözlenen temel eðilimler deðiþmediði taktirde, bir aþamada, tüm geliþmekte olan ülkelerin olumsuz etkilenmeleri ya da Türkiye gibi ülkelerin diðer geliþmekte olan ülkelerden olumsuz anlamda ayrýþmasý da söz konusu olabilecektir.

Amerika Merkez Bankasý’nýn geçenlerde açýkladýðý yeni likidite stratejisini yarýn irdeleyeceðim.
Kaynak: Hürriyet

13-03-2008 07:01:08 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #30
RE: Medyadan Haberler 2008

Hurþit Güneþ
Piyasalara kortizon verildi

Salý gününden bu yana piyasalar neþelendi. Dün konuþtuðum genç bir bankacý “bu kortizon” diyordu. “Bununla þimdilik aðrýlar diner ama hastanýn yürüyebilmesi için bacaklarýnýn ameliyat olmasý þart”. Doðru. Çünkü ABD’den gelen yavaþlama sinyalleri çok güçlü. Yapýlabilecek tek þey bunun derin ve uzun süreli olmasýný önlemek.
O da yapýlmaya çalýþýlýyor. Salý günü ABD Merkez Bankasý FED, Avrupa, Ýngiliz, Kanada ve Ýsviçre merkez bankalarýyla eþgüdüm içinde aldýklarý bir kararý açýkladý. Bu karara göre piyasa yapýcýlarýna tam 200 milyar dolar veriliyor. Üstelik bu para verilirken neredeyse tuvalet kâðýdý haline dönüþmüþ olan (yani kimsenin itibar etmediði) mortgage bonolarý (teminatlarý) karþýlýk olarak kabul ediliyor.
Böylece likiditesini kaybetmiþ ve bankalarý zarara sokan ana unsur belli bir süre için piyasadan ayýklanmýþ oluyor. Yani mali sistemin operasyonel olarak daha rahat çalýþmasý saðlanýyor. Çünkü hem likidite artýyor, hem de problemli bonolar sistemden temizlenmiþ oluyor. Üstelik miktar da az deðil; tam 200 milyar dolar!

Tüm cephane harcanýyor
Zaten önceki hafta Japonya’nýn finans düzenleme kurumunun baþkaný Takafumi Sato, global finans kurumlarýnda yüksek riskli mortgage piyasasýndan kaynaklanan zararýn 215 milyar dolarý bulduðunu ve bunun yüzde 55’inin ABD kaynaklý olduðunu söylemiþti. Demek ki, açýklanan paket sorunu aþmaya yetecek görünüyor.
Fakat bu denli paranýn piyasaya verilmesiyle enflasyonu azdýrma riski de bulunuyor. Üstelik artan petrol fiyatlarý nedeniyle son zamanlarda ABD’de enflasyonist beklentiler yükseliyor. Nitekim bu nedenle 18 Mart tarihinde toplanacak olan FOMC (ABD Merkez Bankasý Açýk Piyasa Komitesi) piyasanýn 75 baz puanlýk indirim beklentisine raðmen sürpriz yapýp faizleri 50 baz puan indirebilir. Gerçi durgunluk ya da mali kriz olasýlýðý belirince kimsenin gözü baþka bir þey görmüyor. FED elinde ne cephane varsa harcýyor. Üstelik Baþkan Bernanke oldukça tutucu (yani parasal geniþlemeye karþý olan) bir iktisatçý.

Bizi boþ yere yaktýlar
Bu da bize 2000 Kasým krizinde ödetilen faturanýn anlamsýzlýðýný bir kez daha gösteriyor. Gecelik yüzde 6000 faizi ödetildikten sonra hangi banka ya da bankacýlýk sistemi ayakta kalabilirdi? MB, IMF engeline takýlmýþ, piyasaya 5 kuruþluk likidite vermek için çýrpýnýyordu.
Uluslararasý mali topluluk da bankalarýmýzýn aþýrý açýk pozisyonlar ve faiz riskleriyle çok yanlýþ yaptýðýný düþünüyordu. Sonunda onlarýn dediði oldu; bankalarýn bir kýsmý alenen battý, bir kýsmý da sakata çýktý. Bunlarý da yabancýlar aðaçtan meyve toplar gibi topladýlar.
Oysa þimdi FED piyasaya likidite boca ederken kimsenin sesi çýkmýyor. Faiz indirme, doðrudan para verme, çürük bonolarý toplama hep FED’in ele aldýðý önlemler. Öte yandan kamu maliyesinde de çok ciddi bir harcama paketi devreye giriyor. Üstelik bütçe açýðý varken! Yani kýsacasý; ABD’de yetkililer resesyon olmasýn yahut daha yumuþak geçsin diye elinden geleni ardýna koymuyor. Demek ki, durgunluk kesinlikle istenmiyor.
Dünya toparlansa da Türkiye’nin çok ciddi sorunlarý sürüyor. Geçen yýl 38 milyar dolarý bulan cari açýk bu yýl artan petrol fiyatlarýyla en iyi olasýlýkla 45 milyar dolar olur. Takriben nette 10 milyar dolarlýk bir portföy çýkýþý da olacaðýna göre (MB’nin bundan böyle hiç döviz almayacaðý varsayýmýyla) tam 55 milyar dolarýn bulunmasý ya da finanse edilmesi gerekiyor. Bize göre bu olanaksýz. Yani hem kur patlayacak, hem enflasyon yükselecek, hem de ekonomi yavaþlayacak. Ýnþallah haksýz çýkarýz.
Kaynak: Milliyet

13-03-2008 07:02:53 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #31
RE: Medyadan Haberler 2008

Ali Aðaoðlu
Voltran sistemi kurtardý!


Önceki gün FED; 5 büyük merkez bankasý ile birlikte 200 milyar dolarlýk yeni bir paket “açýklayýnca” hisse senedi piyasalarý hýzla toparladý. Gazetemizin dünkü sayýsýnda 5 merkez bankasýnýn ortak hareket etmesi çizgi film karakteri “Voltran”a benzetilmiþti.

Voltran kapitalist sistemi kurtarmaya kararlý. Yaþanmakta olan bu en ciddi krizde, piyasalarýn yerle bir olmasýna izin verilmeyeceði, en azýndan ilk çeyrek sonuna kadar herhangi bir batýþ olmayacaðý ilân edilmiþ oldu. Henüz tüm detaylarý açýklanmamýþ olmakla birlikte FED; AAA notuna sahip olan “her türlü” menkul kýymet teminatýna karþýn 28 gün boyunca Amerikan Hazine bonosu ödünç verecek.

Böylelikle, eldeki menkul kýymetler (AAA olsa bile kimse artýk bu nota inanmadýðýndan) en “iyi kalitedeki” Amerikan bonolarýyla deðiþtirilecek. Bir mülkiyet deðiþiminden çok bu bir tür takas (swap) iþlemi olacak. Mülküyet halen daha teminatý veren kuruma ait olduðundan bu kýymetlerdeki fiyat riski halen daha ilgili luruma ait olacak.

Henüz daha FED’in piyasadaki batýk, pardon, donuk menkul kýymetleri satýn alýp, bankalarý “resmen” kurtarma aþamasýna gelinmedi. Þapkadaki diðer tavþanlar çýkarýlýyor. Sorunlu kredilere dayalý “toksik” bonolarýn FED tarafýndan satýn alýnmasý en sona saklanan tavþan. O zamana kadar alýnan önlemlerle herhangi büyük bir batýþ yaþanmadan, sorunun zamana yayýlarak çözülmesine çalýþýlýyor.

Baþarý þansý bence oldukça az.

Nedenine gelince... Artýk fiyatlarýn piyasa mekanizmasý içinde þekillendiði bir ‘serbest piyasadan’ bahsetmek mümkün deðil. Hisse ya da ev fiyatlarý düþmesin diye sisteme bu denli büyük miktarlarda (200 milyar dolarlýk ek kaynak FED’in cari bilançosunun yüzde 25’ine denk geliyor!) ve de sürekli bir þekilde piyasalara müdahale edince bu mutlaka bir yerlerde anormalliklere neden oluyor.

Radikal bir çözüm üretilmeden yeni anormallikler görmeye devam edeceðiz.

Bu arada dün piyasalarda ilginç bir istatistiki bilgi dolaþtý. FED’in kararý sonrasýnda Dow Jones Endeksi yüzde 3.55 yükseldi. 2000 yýlýndan bu yana bir günde yaþanan en büyük yükseliþlerin hep “ayý piyasasý” döneminde olduðu þeklinde bir çalýþma yapýlmýþ. Salý günkü çýkýþ dýþýndaki 20’den fazla gün yüzde 3 ve daha üstü yükseliþ 2000-2003 yýllarý arasýndaki “düþen (ayý) piyasa” döneminde olmuþ.

Salý günkü yükseliþ yüzde 3’ün üzerinde olunca “ayý piyasasý”nýn teyidi olarak algýlanmýþ durumda. Ýlginç bir istatistik olabilir. Zira, böylesine hýzlý çýkýþlar; açýða satýþlarýn çok olduðu dönemlerde olabilir. Açýða satýþlar da daha çok ayý piyasasýnda kullanýldýðýndan bu yoruma hak vermek yanlýþ olmaz.
Kaynak: Vatan

13-03-2008 07:05:05 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Says: 1,944
Grup Administrators
Katlm: Fri Mar 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 3
Mesaj: #32
Balayý Havasý Geçici Borsa 47.500'ü Geçemez

Balayý Havasý Geçici Borsa 47.500'ü Geçemez

FED'in 200 milyar dolarlýk önlem paketinin piyasalar üzerindeki etkisinin kýsa vadeleli olacaðýný belirten uzmanlar, dün 930 puanlýk artýþla 44.248 seviyesine yükselen ÝMKB'de çýkýþýn en çok 47.500'e kadar sürebileceðini düþünüyor.

ABD Merkez Bankasý'nýn (FED) liderliðinde, dünyanýn önde gelen para otoritelerinin likidite miktarýný artýrmak için açýkladýklarý önlemlerin piyasalarda estirdiði bahar havasý kýsa sürecek. Önceki gün Wall Street'in yüzde 4'e yaklaþan kazançlarýnýn ardýndan Avrupa borsalarýna paralel olarak çýkýþa geçen Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nýn (ÝMKB) en çok 47.000-47.500 aralýðýna kadar yükselebileceði belirtiliyor. Uzmanlar, piyasalarýn FED ve diðer merkez bankalarýnýn 28 günlük rahatlatma sürecinde yaþadýklarý yükseliþleri fazlasýyla geri verecekleri konusunda hemfikir. Bu satýþ dalgasýnda ÝMKB'de yýlbaþýndan bu yana yüzde 20,3 olan kayýbýn yüzde 40'a kadar çýkabileceði belirtiliyor.

3 milyar $'lýk çýkýþ

Önlem paketiyle önceki gün yüzde 4,29'luk artýþla 43.318 puana çýkan ÝMKB, dün de günü 930 puanlýk yükseliþle 44.248 seviyesine ulaþtý. ABD borsalarýnýn açýlýþýn ardýndan resesyon kaygýsýnýn etkisiyle eksiye döndüðü gözlenirken, ÝMKB'de hisse senetleri yüzde 2,15 oranýnda deðer kazandý. ÝMKB'de iki günlük yükseliþ ise yüzde 6,5'e oldu. Yeni yatýrým planýný açýklayan Tüpraþ hisselerinin yüzde 8 deðer kazanarak 33.75 YTL'ye çýktýðý piyasada, Garanti Bankasý ise yüzde 5,93 oranýnda prim yaptý. Para piyasalarýnda ise dün euro/dolar paritesi 1.55'in üzerinde yeni rekor seviyesini gördü. Bankalararasý piyasada ise güne 1.22 YTL'nin üzerinde baþlayan dolar kotasyonlarý 1.2165 YTL'ye kadar geriledi. ÝMKB'deki yükseliþlerin satýþ fýrsatý olarak kullanýldýðýný belirten uzmanlar, son iki gündür yaþanan olumlu havaya raðmen son 10 günde piyasalardan 3 milyar dolarlýk bir çýkýþ olduðuna dikkat çektiler.

Müdahaleler etkisini yitiriyor

Dünyanýn önde gelen merkez bankalarý FED liderliðinde ilk adýmýný Aralýk 2007'de attýklarý koordineli hamlenin ikincisi için bu hafta düðmeye bastý. FED piyasaya bir ay boyunca haftalýk ihaleler yoluyla 200 milyar dolarlýk hazine kaðýdý satacak. Avrupa Merkez Bankasý (AMB) ise 28 gün vadeli 15 milyar dolara yakýn bir ihaleye çýkacak. Ýngiltere ve Kanada merkez bankalarýnýn da benzer yönde müdahaleleri olacak. Bear Stearns ve birkaç büyük fonun batmak üzere olduðu yönünde söylentiler olduðunu belirten uzmanlar, FED'in attýðý bu adýmla piyasalara "28 gün boyunca batma olmayacak" taahhüdünde bulunduðunu söylediler. FED ve AMB müdahalesini "Zor durumdaki bankalarýn elinde bulunan deðersiz mortgage kaðýtlarýný 28 günlüðüne alýp karþýlýðýnda hazine bonosu verecekler" sözleriyle özetleyen uzmanlar, böylece sýkýntýda olan uluslararasý bankalarýn mart ayý bilançolarý çýkana kadar rahatlayacaklarýný vurguladýlar. Uzmanlara göre, bu nedenle mart ayý bilançolarýn da hasar net olarak görülemeyecek ve bu 28 gün sonunda bütün borsalar yaþadýklarý yükseliþleri fazlasýyla geri verecekler.

Etkileri giderek azalýyor

"Merkez bankalarý bu süre bittikten sonra uzatýrlar mý, buna ne kadar devam ederler, nereye kadar götürecekler" sorusunu soran bir ekonomist, sermayesi tükenen bankalardan kaynaklanan bu sýkýntý için týpký 2001'de Türkiye'de olduðu gibi daha radikal önlemler alýnmasýndan yana olduðunu söyledi. Ayrýca uzmanlar, ABD'de mortgage krizi patladýðýndan bu yana yaptýklarý tüm müdahalelere raðmen piyasalardaki ateþi söndüremeyen merkez bankalarýnýn bu hafta açýkladýklarý önlemlerin vadesinin, öncekilere oranla daha kýsa olacaðýný, bir sonraki önlemin etkisinin bundan da az olacaðýný düþünüyor. Merkez bankalarýnýn hamlelerinin rakam büyüdükçe etkisiz kalacaðýný ifade eden uzmanlar, "Bir sonrakinin etkisi öncekine göre daha az oluyor. Bu da inancýn kaybolmasýna neden oluyor, psikolojiyi daha da bozuyor" görüþünde.
Kaynak : Elif Batu Yener 13.03.2008


http://www.finans.ekibi.net adresine tandk.
Sorularnz ve mesajlarn yeni siteye gnderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek iin cretsiz ye olmanz yeterlidir.

Ben Kimim? Dier borsa forumlarnda VOBiX ve ToKoBa'dan baka yeliim bulunmamaktadr.

13-03-2008 20:08:51 PM
Web Sayfasn Ziyeret Edin Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Says: 1,944
Grup Administrators
Katlm: Fri Mar 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 3
Mesaj: #33
Resesyon Yaþanýrken De Kazanmak Mümkün

Resesyon Yaþanýrken De Kazanmak Mümkün

Türkiye ekonomisi ABD ve AB'deki dalgalanmalardan daha çok etkilenecek. Ýþ dünyasý dýþ kaynaklý resesyonlarýn zararýný asgariye indirebilir. Akýlcý bir strateji izleyen þirketler dünya ölçüsünde bir resesyon yýlýnda bile kazançlarýný artýrabilir.

Son aylarda dünyada "resesyon" veya Türkçesi ile "durgunluk" tartýþmalarý ekonomi gündeminin hep ilk sýrasýnda yer alýyor. Türkiye'in geçmiþ dönemlerinde her hýzlý büyüme yýlýnýn ardýndan bir çöküntü dönemi yaþandýðý için kriz ve depresyon kelimelerine kulaðýmýz epey alýþmýþtý. Þimdi de resesyon terimi ile içli dýþlý olmaya baþladýk.

Resesyon teþhisi, bir ülke ekonomisinde, arka arkaya en az iki çeyrekte büyüme oranýnýn gerilemesi, sýfýra yaklaþmasý veya negatif deðerlere inmesi durumunda konuyor. Bu teþhis konurken, diðer temel üretim, tüketim ve yatýrým göstergelerine, ayrýca sanayi, tarým ve inþaat sektörlerinin durumuna da bakýlýyor. Giriþimci açýsýndan bakýldýðýnda ise þu popüler tanýmý yapmak mümkün: "Eðer komþumun iþleri bozulmuþsa ekonomide resesyon vardýr. Benim de iþlerim kötüye giderse, depresyon baþlamýþ demektir."

Türkiye'de resesyon teþhisi yapýlýrken kullanýlan eþik, geliþmiþ ülkelere göre biraz daha yüksek düzeyde bulunuyor. Bizde doðal büyüme oraný yüzde 5 olduðu için, yüzde 3.5'in altýndaki büyüme oranlarý bir resesyon iþareti sayýlýyor. Zengin ülkelerde ise yüzde 3 yeterli hatta yüksek bir oran olarak kabul görürken yüzde 1'in altýndaki oranlarýn tekrarýnda durgunluk alarmý veriliyor.

ABD ekonomisinde duraklama

ABD ekonomisinde geçen yýlýn üçüncü çeyreðinde yüzde 4.9 olan milli gelir büyüme oraný son çeyrekte yüzde 0.6'ya kadar geriledi. Bu yýlýn ilk iki ayýnda ise üretim ve tüketimde bir artýþ ortaya çýkmadý ve özel yatýrým harcamalarýnda azalma görüldü. Büyük aracý kuruluþlarýn ekonomik analist ve yorumcularý üç aydýr resesyonun fiilen baþladýðýný söylüyorlardý ve resmi teþhis geçen hafta Ulusal Ekonomik Araþtýrma Bürosu'ndan (NBER) geldi. Bizdeki DPT'ye benzer bir iþleve sahip olan NBER'nin yöneticisi Martin Feldstein, resesyonun baþladýðýný ancak bu yýlýn sonbaharýna doðru ekonominin tekrar canlanmasýný beklediklerini söyledi.

ABD'de ekonominin ve iç talebin durgunlaþmasý, hatta daralmasý ilk aþamada Çin, Kanada ve Meksika gibi ABD'ye yüksek tutarda ve yýllýk 300 milyar dolarýn üstünde ihracat yapan ülkeleri etkileyecek. Örneðin Çin, toplam 1 trilyon 218 milyar dolar olan ihracatýnýn 322 milyar dolarlýk bölümünü ABD'ye yapýyor. ABD'deki resesyon uzun sürdüðü takdirde, Çin'in ihracatýný geçmiþ dönemde olduðu gibi her yýl yüzde 20 oranýnda artýrmasý zorlaþacak. ABD'ye toplam 354.7 milyar dolarlýk ürün ihraç eden AB üyesi ülkeler de etkilenecek.

Bizi nasýl etkiler

ABD'deki resesyonun Türkiye ekonomisi üzerindeki doðrudan etkileri sýnýrlý olacak. Çünkü Türkiye ABD'ye yýlda toplam ihracatýnýn yüzde 4'ü düzeyinde 4.6 milyar dolarlýk ihracat yapýyor. Gelen turistler içinde ABD vatandaþlarýnýn oraný da yüzde 10'un altýnda bulunuyor. Resesyonun Türkiye'ye dolaylý etkileri ise yýlýn ikinci yarýsýndan itibaren ve aþaðýdaki kanallardan ortaya çýkabilecek:

- ABD'ye yönelen ihracatýný artýrmakta zorlanacak olan Çin, elinde kalan stoklarý eritmek için düþük fiyatlarla dünya pazarlarýna bu arada Türkiye'ye ihraç etmek isteyecek.

- ABD'nin durgunlaþan ekonomisinin ve yüksek dýþ ticaret açýðýnýn zayýflattýðý dolar nedeniyle petrol, hammadde hatta tarým ürünlerinde ortaya çýkacak yüksek fiyat düzeyleri Türkiye'yi de zorlayacak. Enflasyonu yüzde 4'e indirme hedefine ulaþma ihtimali iyice azalacak.

- Yýlýn ikinci yarýsýnda resesyon, ABD kadar olmasa bile AB üyesi ülkeleri de etkisi altýna alacak. Dýþ ticaretinin yarýdan fazlasýný AB üyesi ülkelerle yapan Türkiye, ihracatýndaki mevcut artýþ ivmesini sürdürmekte zorlanacak.

- Durgunluðun dünya ve ABD sermaye piyasalarýnda yaratacaðý çalkantý ve düþüþler Türkiye'deki piyasalara da yansýyacak. Ancak ABD'deki faiz oraný indirimlerinin hýzlanmasý ve Türkiye'de faizlerin görece olarak yüksek düzeylerde kalmasý, para çýkýþlarýnýn denetlenebilir düzeylerde tutulmasýný saðlayacak.

Türkiye'de resesyon ihtimali

Türkiye ekonomisinde soluklanma ve yavaþlama belirtileri, geçen yýlýn ikinci yarýsýnda ve daha ABD ekonomisi vites düþürmeden ortaya çýkmýþtý. Dünya ülkelerinde resesyon beklentilerinin güçlenmesi, bu yavaþlamanýn bir durgunluða dönüþmesi ihtimalini de artýrdý.

Hükümet yavaþlamanýn içsel nedenleri ile dýþarýdan gelen riskleri ayrý ayrý ele alýp önlem aradýðý takdirde, Türkiye ekonomisi 2008 yýlýný bir resesyon yaþamadan atlatabilir. Ekonomideki yavaþlamanýn tek nedeni olarak ABD resesyonu gösterildiði ve gerekli önlemler alýnmadýðý takdirde ise yavaþlama beklenenden uzun sürebilir.

Yýlýn ilk çeyreðine baktýðýmýzda hükümetin ve iþ dünyasýnýn biraz zaman kazanacaðýný söylemek mümkün.

Çünkü ABD ekonomisi bu yýlýn ilk çeyreðinde sýfýr büyüme ile yetinirken Türkiye'de ayný dönemde biraz da baz etkisinin desteði ile yüzde 6 dolayýnda bir büyüme gerçekleþebilecek. Sanayi dallarýnýn mart ayýnda yeni bir atýlým yapmalarý durumunda ikinci çeyrekte de tatmin edici bir oranýn açýklanmasý mümkün olacak.

Yýlýn ikinci yarýsýnda da tatmin edici bir büyümeye ulaþmak için hükümetin reform sürecini hýzlandýrmasý, mali ve parasal disiplini sürdürmesi gerekecek.

Bundan böyle Türkiye ekonomisi ABD ve AB'deki ekonomik dalgalanmalardan bugüne göre daha çok etkilenecek. Hükümet, bu etkileþimin zararlarýný önlemek için bir erken uyarý sistemi kurduðu takdirde gerekli önlemleri gecikmeden alabilir.

Ýþ dünyasý ise dýþ ekonomik faktörlerdeki deðiþime karþý erken ve esnek tepki ile dýþ kaynaklý resesyonlarýn zararýný asgariye indirebilir. Akýlcý bir strateji izleyen þirketler ise dünya ölçüsünde bir resesyon yýlýnda bile kazançlarýný artýrabilir.

Esnek tepki ve segmentasyon

Ýhracat yaptýðýmýz ülkelerde ekonomi durgunlaþtýðýnda, iþ insanlarý ve giriþimciler "esnek tepki"ye dayanan aþaðýdaki yöntemlerle resesyonu bir fýrsata dönüþtürebilir:

- Reel ücretlerin sabit kaldýðý veya azaldýðý ülkelerin pazarlarýna hem hesaplý hem de kaliteli ürünlerle giren þirketler satýþlarýný artýrabilir. Çünkü daha önce tanýnan markalarýn pahalý ürünlerini satýn alabilen tüketiciler durgunluk baþladýðýnda belirli bir kalite düzeyini garanti eden ucuz ürünlere yönelebilir. Dünyadaki 2001 resesyonunda Arçelik ve Vestel, Japonlarýn Sony ve Panasonic gibi daha pahalý elektronik markalarýna gücü yetmeyen tüketici kesimlerine yönelmiþ ve satýþlarýný artýrmýþtý.

- Resesyon döneminde kazanmak için ihracat yapýlan ülkelerdeki farklý tüketici segmentlerinin gelir düzeylerini hatta hayat tarzlarýný çok iyi analiz etmek gerekiyor. Bu tür bir segmentasyon analizi ile belirginleþen farklý hedef kitlelerin tercihleri analiz edildiðinde yeni pazar boþluklarý bulmak mümkün olabilir.

- Hedef kitlelere göre ürünler farklýlaþtýrýldýðýnda ve resesyon yaþayan ülkelerdeki alým gücüne uygun bir fiyat politikasý izlendiðinde ihracatta istikrarlý bir artýþ ortaya çýkabilir.

- Resesyon döneminde belirli niþlere yerleþen þirketler geliþmiþ ülkelerde ekonomi tekrar canlandýðýnda, ileri teknolojiye sahip yeni ürünlerle, bu pazarlarda kalýcý olabilir.

Geçmiþ dünya resesyonlarý Türkiye'yi nasýl etkiledi

Dünya para ve sermaye piyasalarýndaki çalkantýlar çoðunlukla yedili yýllara rastlýyor. 19 Ekim 1987 tarihinde New York Borsasý'nda endeks bir gün içinde yüzde 20 oranýnda düþmüþtü. Piyasa çevreleri 1997 yýlýnýn baþýndan itibaren yine bir sonbahar çöküntüsü beklemeye baþladý. Beklentiler gerçekleþti ve 27 Ekim 1997'de New York Borsasý'nda Dow Jones endeksi yüzde 16 oranýnda geriledi. 2007 sonbaharýndaki çalkantýnýn etkileri ise halen sürüyor. Küreselleþme ve ekonomideki dýþa açýlma nedeniyle son çalkantý Türkiye ekonomisini daha derinden etkiledi.

ABD ekonomisinde durgunluk konusunda da sanki bir çevrim varmýþ gibi görünüyor. ABD ekonomisi, 1961'den bu yana sonu 1'le biten yýllarda ya yavaþlýyor ya da resesyona giriyor. Bu eðilim sýfýrlý yýllarda baþlýyor, 2'li yýllara kadar devam ediyor. ABD'deki durgunluk, bu ülkeye yapýlan ihracat tutarýna baðlý olarak diðer ülkeleri de etkiliyor.

ABD'de 1960-61'de resesyon yaþanýrken, dýþa kapalý olan Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürdü. 1971-72'de ABD ekonomisinde görülen durgunluðun, Türkiye üzerindeki etkileri de sýnýrlý kaldý.

1973 yýlýn sonbaharýnda ham petrol fiyatlarýnýn týrmanmasý sonrasýnda ABD ve diðer geliþmiþ ülke ekonomileri durakladý. Türkiye'de hükümetler geçici önlemlerle petrol þokunu atlatmaya çabalasa da 1977-80 döneminde aðýr bir ekonomik kriz yaþandý.

Zengin ülkelerde ve ABD'deki 1981-82 resesyonu ise öncekilerden daha þiddetli oldu ve ekonomi daraldý. Ayný yýllarda Türkiye ekonomisi krizin yaralarýný sarýyor ve büyüme dönemine giriyordu.

ABD'deki 1990-91 resesyonu sýrasýnda, Türkiye ekonomisi de 1991'de stop etti. Ancak 1990 ve 1992'de yüksek büyüme oranlarý sayesinde iþ dünyasýnda önemli sýkýntýlar yaþanmadý.

2001-2002 yýllarýndaki dünya resesyonu bizdeki 2001 krizi ile ayný döneme denk geldi ama Türkiye'deki þiddetli kriz daha çok yapýsal ve içsel nedenlerden kaynaklanýyordu.
Kaynak : Faruk Türkoðlu 13.03.2008


http://www.finans.ekibi.net adresine tandk.
Sorularnz ve mesajlarn yeni siteye gnderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek iin cretsiz ye olmanz yeterlidir.

Ben Kimim? Dier borsa forumlarnda VOBiX ve ToKoBa'dan baka yeliim bulunmamaktadr.

13-03-2008 20:12:02 PM
Web Sayfasn Ziyeret Edin Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Says: 1,944
Grup Administrators
Katlm: Fri Mar 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 3
Mesaj: #34
Kriz, Teminat, Bira Þiþeleri

Kriz, Teminat, Bira Þiþeleri

ABD Merkez Bankasý'nýn (FED) repo iþlemlerinde teminat olarak evdeki eski bira þiþeleriyle, eski gazeteleri kabul etme kararýndan sonra piyasalar epey rahatlamýþ gözüküyor. Kararýn açýklandýðý Salý günü S&P yüzde 3,7 yükseldi. Yine ayný gün açýklamanýn yapýldýðý saatlerde açýk olan tüm dünya borsalarý hýzla yükseldi. Türkiye de bu haberden nasibini aldý. ÝMKB-100 Endeksi çarþamba öðlene kadar yüzde 7,5 yükselirken, dolar kuru 1.25 YTL'den, 1.22 YTL'ye geriledi. FED'in eski bira þiþelerini teminat aldýðýný söylerken tabii ki abartýyorduk: FED'in borç vermek için teminat olarak kabul ettiði kaðýtlar arasýna özel sektörce çýkarýlan mortgage'lara dayalý AAA/Aaa kredi notuna sahip menkul kýymetler de dahil edildi.

Fonlama yenilenebilir

Bankalarýn teminat olarak tanýmadýðý kaðýtlarý FED teminat olarak kabul ederek, zor durumda olan þirketlere likidite aktarýlmýþ olacak. Böylece, þirketler biraz soluklanacak. Bu fonlama, 28 gün sonra yenilenebilir, hatta birden çok kez yenilenebilir. Umut edilen, bu arada, þirketlerin ve þirketlere mortgage ödemesi yapacaklarýn o ya da bu þekilde ödeme sorunlarýný çözmesi. Bu mümkün mü? Pek o kadar kolay deðil. Önümüzdeki 2-3 ayda ne ev fiyatlarýnýn artmasýndan, ne ekonomik aktivitenin hýzlanmasýndan söz ediliyor. Daha açýk bir ifadeyle, 1-2 ay içinde gidiþatýn düzelmesi beklenmediði için, þimdi ödeme güçlüðü çekmekte olanlarýn yakýn gelecekte ödemelerini yapabilecek duruma gelme ihtimali ne yazýk ki yüksek deðil.

Sorun esas olarak para otoritesinin birkaç hamlesiyle üstesinden gelinebilecek gibi bir sorun deðil, mali bir sorun. Ya batýklara izin verilecek, ya da büyük bir mali paketle batma ihtimali olan mortgage'lara dayalý menkul deðerler belli bir iskonto ile satýn alýnacak. Ama, bu iþ için vergi iadesi yöntemiyle aktarýlacaðý açýklanandan çok daha büyük bir kaynaða ihtiyaç var. Bütçe açýðý, Irak savaþý nedeniyle iyice büyümüþken, bütçede yeni bir delik açmak çok zor. Hele seçimlerden önce bu kararý almak daha da zor.

Sorunlar hala bekliyor

Sorun 1998'deki gibi Asya ülkelerinde gözlenen ve geliþmiþ ülkelerdeki bazý banka ve þirketleri ilgilendiren bir kriz deðil, tam kredi sisteminin para akýþýnýn ortasýnda yaþanan bir kriz. 2000 yýlýndaki dot.com krizine de benzemiyor, çünkü borsalar hýzlý bir düþüþ gösterip, ardýndan ayný hýzda toparlanabiliyor. Zararda olan ev sahipleri, evlerini elden çýkartýp zararý kabullenip sistemden çýkmak yerine, evlerine sýký sýkýya sarýlýp krizin geçene kadar stres içinde yaþamaya devam ediyor. Nasýl konut piyasasýnýn düþüþü borsalar kadar hýzlý deðilse, kendini toparlamasýnýn da o kadar çabuk olmasýný beklememek gerekiyor. FED'in bu kararý bir süre piyasalarý yukarýya itebilir. Ancak, sorunlar hala orada bekliyor.

Kaynak : Baturalp Candemir 13.03.2008


http://www.finans.ekibi.net adresine tandk.
Sorularnz ve mesajlarn yeni siteye gnderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek iin cretsiz ye olmanz yeterlidir.

Ben Kimim? Dier borsa forumlarnda VOBiX ve ToKoBa'dan baka yeliim bulunmamaktadr.

13-03-2008 20:15:59 PM
Web Sayfasn Ziyeret Edin Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Says: 1,944
Grup Administrators
Katlm: Fri Mar 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 3
Mesaj: #35
Bankalarýn Küresel Krizden Kaçýþta Son Duraðý 'Bölünme'

Bankalarýn Küresel Krizden Kaçýþta Son Duraðý 'Bölünme'

Merkez bankalarýnýn yaptýklarý onca müdahaleye raðmen kredi krizinde iflastan ya da milyarlarca dolar zarardan kaçamayan finans sektöründe bölünme tartýþmalarý sigorta þirketlerinin ardýndan Wall Street bankalarýna sýçradý. 140 milyar dolarýn üzerinde subprime piyasasý baðlantýlý zarar açýklayan Avrupa'nýn en büyük bankasý UBS'in ikiye bölünmeyi gündemine aldýðý iddia ediliyor. Bloomberg'de yer alan bir habere göre 2007'nin dördüncü çeyreðinde subprime piyasasýnda aldýðý pozisyonlarý yüzünden 18.4 milyar dolar zarar yazan UBS, biri subprime piyasasýna dayalý yatýrým araçlarý gibi riskli piyasalardaki faaliyetleri yürütecek diðeri ise geri kalan kârlý bankaclýk faaliyetlerini idare edecek iki ayrý merkeze bölünecek. Bu yolla UBS bir anlamda kendinden ayrý bir "kötü banka" birimi yaratarak subprime piyasalarýna baðlý faaliyetlerini aslýnda sadece "görüntüde" göz önünden kaldýrmýþ olacak. Böylece subprime piyasasýna bakmayan birimin saðladýðý yüksek kârlarla adýndan söz ettirmiþ olacak.

Bloomberg'e konuþan yatýrým bankasý Bear Stearns analistlerinden Christopher Wheeler'a göre UBS bu yolla yatýrýmcýlarýna aslýnda subprime piyasasýna iliþkin faaliyetler dýþýndaki iþlerin yolunda gittiðini göstermeyi amaçlýyor. Kimi uzmanlara göre merkez bankalarýnýn likidite enjeksiyonu ya da sert faiz indirimlerine raðmen kredi piyasalarýnda bir türlü toparlanma görülememesi karþýsýnda bankalar krizin etkilerinden kurtulmak için bölünmeyi