Bu Konuyu Grntleyenler
 1 Misafir

Cevapla  Konu Gnder 
Sayfa (7): « lk < Geri 3 4 5 6 [7] Son »
Medyadan Haberler 2008
Yazar Mesaj
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #121
RE: Medyadan Haberler 2008

Herhangi bir sýnavda ilk gösterge Türkiye olur
28.03.2008 | Dýþ Haberler | Haber

Salý gecesi Ýzlanda'nýn, çarþamba günü ise Polonya ve Romanya'nýn faiz artýrýmýna gitmesinin ardýndan gözler Türkiye'ye döndü. Daily Telegraph (DT) gazetesi geliþmeleri "Ýzlanda salgýný her yere yayýlabilir" baþlýðý ile verirken, Ýzlanda'nýn çözülmesi halinde sýrada Baltýklar, Balkanlar, Macaristan, Türkiye ve Güney Afrika'nýn olduðunu yazdý. Tüm bu ülkelerin, gelirlerinin mümkün kýldýðýnýn ötesinde bir yaþam sürüp hesaplarýndaki muazzam açýklarý dýþ finansman akýþýyla kapattýklarýný yazan gazete, Türkiye'nin herhangi bir sýnavda ilk gösterge olacaðýný iddia etti. Türkiye yabancý kaçýþýný engellemek için faiz artýran bu üç ülke gibi yüksek cari açýða sahip geliþmekte olan piyasalardan biri. Küresel kredi krizin yüksek cari açýklý ülkeler için önemli bir tehdit olduðu, Türkiye gibi ülkelerin riskte olduðu uzun zamandýr tartýþýlýyordu. Dün ise Referans geliþmeleri "Geliþmekte olan piyasalar yabancý kaçýþýný engellemek için önlem almak zorunda kaldý, Türkiye'nin 3 ekürisi faiz artýrdý" baþlýðýyla vermiþ, yerli ve yabancý uzmanlara dayanarak sýradaki riskli ülkenin Türkiye olduðunu yazmýþtý. Yüksek cari açýðý olan geliþmekte olan ülkelerden, giderek aðýrlaþan kredi krizi karþýsýnda bu açýklarýný finanse edemeyecekleri endiþesi ile, çýkmaya baþlayan küresel yatýrýmcý, faiz artýrýmýna zorlayan en önemli sebeplerden biri. Kimi uzmanlara göre her 3 ülkede de görülen yüksek enflasyonun bu kararlarda önemli payý var. Ýzlanda 10 Nisan'daki para kurulu toplantýsýný beklemeden 1.25 puanlýk bir artýrýmla faizini yüzde 15'e çýkarmýþ, Romanya 0.50 puanlýk artýþla yüzde 9,5 seviyesine yükseltmiþti. Polonya ise faizleri 0.25 artýrýp yüzde 5,75'e yükseltti.

"Elimde Türk parasý tutmam"

Capital Economics'ten Doðu Avrupa uzmaný Neil Schering, DT'a yaptýðý yorumda "Ben paramý Türk lirasýnda tutmak istemezdim, nasýl bunca zaman bu kadar yüksek kaldýðý zaten bir muamma. Ülke ekonomisinde muazzam dengesizlikler var. Cari açýk, gayrý safi yurt içi hasýlanýn yaklaþýk yüzde 8'i ve baþsavcý iktidar partisini kapatmaya çalýþýyor" dedi. Türkiye'nin dýþ borcunun 276 milyar dolar olduðunu vurgulayan DT, Türk þirketlerinin bu yýl hedefledikleri 48 milyar dolarlýk taze krediyi bulmakta zorlanabileceðini yazdý. "Þimdiye dek ülke, yen cinsinden 'carry trade'in gözdesiydi." diyen DT, "Japon yatýrýmcý ordusuna karþý konulmaz kârlar sunuyordu. Ancak son haftalarda yenin yükseliþi bu akýþlarý allak bullak etti. Yen pozisyonlarýnýn çözülmesi Ýzlanda'da bu hafta yaþanan para çýkýþýnda da þüphesiz kilit unsur oldu." diye yazdý.

En büyük zararý Türkiye görebilir

The Wall Street Journal gazetesi ise "Avrupa'nýn göbeðinde yüklü bir þekilde yabancý sermayeye baðýmlý olan ekonomiler, piyasalarýn bu ekonomilerin yüksek cari açýklarýný finanse edip edemeyecekleri endiþelerini fiyatlamaya baþlamalarý karþýsýnda harekete geçti" diye yazdý. Gazete kredi krizinden en büyük zararý Türkiye, Romanya ve Ýzlanda'nýn göreceðini iddia etti. Türkiye gibi ülkelerin ekonomik büyümede yaþanan aþaðý yönlü gidiþe raðmen yabancý yatýrýmcý çekmek için faiz artýrmak zorunda olduklarýný yazan gazete, cari açýklarýný ancak bu þekilde finanse edebildiklerinin altýný çizdi. UBS'in geliþen piyasalar uzmaný Reinhard Cluse'ye göre küresel risk iþtahýnýn düþüp finansman olanaklarýnýn bozulmaya baþladýðý bir dönemde bu ülkelerin aþýrý derecede yabancý borçlanmaya ihtiyaç duyuyor olmasý iþleri daha da zorlaþtýrýyor. The Wall Street Journal'a göre en yüksek riskli ülkeler arasýnda Ýzlanda, Türkiye, Macaristan, Romanya, Letonya, Litvanya ve Estonya bulunuyor. Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Rusya'nýn küresel piyasalardaki fýrtýna ile baþa çýkmak konusunda nispeten daha iyi bir durumda.

Financial Times (FT) gazetesi ise Ýzlanda'nýn faiz artýrýmý kararýný krizin bankacýlýk sistemi üzerinde yarattýðý baskýdan ve olasý bir ekonomik krizden kurtulmak amacýyla verdiðini yazdý. FT, faiz artýrýmý kararýnýn son dönemde bazý merkez bankalarý tarafýndan da uygulandýðýný vurguladý.
Kaynak: Referans

28-03-2008 07:02:48 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #122
RE: Medyadan Haberler 2008

Piyasalarda dibi kim yakalayacak telaþý
28.03.2008 | Haluk Bürümcekçi | Yorum

Bu haftaya girerken, sanki bir yerde düðmeye basýlmýþ gibi yerli-yabancý bir çok kiþi ve kurumun "krizde en kötü dönem geride kaldý" þeklinde açýklamalarýyla karþýlaþtýk. Elbette bu düþüncenin oluþmasýnda en büyük etken, ABD Merkez Bankasý'nýn (FED) gerçekleþtirdiði üst üste hamlelerle "ne gerekiyorsa yapýlacak" algýlamasýný oluþturmasýydý. Bir diðer ve belki de daha önemli etken ise, özellikle yurtdýþý geliþmiþ piyasalarda resesyon dönemlerinde piyasa oyuncularýnda görülen "dipten dönüyorsak bu fýrsatý kaçýrmayalým" telaþýydý.

En kötü için vakit var
Aslýnda, dýþ ekonomik görünümde en kötü noktaya ulaþmamýza henüz vakit var gibi görünmektedir. Ancak piyasalarýn buradaki döngüye paralel hareket etmediði, geliþmelere daha erken tepki verdiðini de önceki resesyon dönemlerinden biliyoruz. 1991 ve 2001 resesyon dönemlerinde S&P 500 endekslerinin aylýk performansýný incelediðimizde, piyasalardaki bozulmanýn resesyonun baþlamasýndan birkaç ay önce baþladýðý, resesyonun ortalarýnda piyasalarýn dip noktasýna ulaþtýðý görülmektedir. Sonrasýnda ise, bir süre bu seviyeler korunduktan sonra, ekonomik göstergeler halen düþüþün derinleþtiðine iþaret ederken, piyasalarda toparlanma baþlamýþtýr. Ekonomik görünümün en kötü noktaya gelip, toparlanmanýn henüz baþladýðý sýralarda ise, piyasalar önceki yüksek seviyelerine geri dönmüþtür bile.

Dalgalanma fýrsat kapýsýPiyasalarda yaþanan büyük dalgalar, bazý oyuncular için büyük zararlar doðursa da, bekleyip doðru zamanda pozisyon alanlar için ise büyük bir fýrsat kapýsý olmaktadýr. Buradan da görüldüðü gibi, ekonomik göstergelerin resesyonun bittiðine iþaret etmesi beklenirse, fiyatlamalar zaten çok yükselmiþ olacaðýndan, bu noktada yeni pozisyona girmenin kazancý çok daha düþük olmaktadýr. Geçmiþ verilerin gösterdiði doðru zaman, toparlanmanýn gözle görülür olmasýndan önce, ancak olumsuz görünümü oluþturan verilerin gelmeye devam ettiði resesyon döneminin ortalarý olmaktadýr. Son dönemde piyasalardaki toparlanma yaþanýrken, oyuncularýn aklýnda olan senaryonun bu olduðunu düþünüyoruz. Ancak, bu senaryonun yurtiçine de yansýmasý için sizin siyasi ve ekonomik risklerinizin de belirginleþmemesi gerekmektedir.

Yeni aþamaya geçildi
Bize göre, Temmuz 2007'de baþlayan, ekonomik veriler ve finans piyasasýndaki geliþmelerle de desteklenen piyasalarýn düþüþ sürecinde, yeni bir aþamaya geçmiþ bulunmaktayýz. Bu da düþüþ sürecinde, baþlangýç kýsmýnýn sonuna gelindiðini ve bundan sonraki süreçte dip arayýþlarýnýn hakim olacaðýný düþündürmektedir. Birinci safhadaki destek noktalarýnýn, ikinci safhada güçlü dirençler olarak görevine devam edeceðini de söyleyebiliriz. Gerek borsa gerek dövizde çok güçlü desteklerin (42.500 ve 1.24) kalýcý olarak kýrýldýðý izlenirken, bu seviyeler yeniden aþýlmadýkça olumsuz beklentilerin korunmasý gerektiðini düþünmekteyiz.
Kaynak: Referans

28-03-2008 07:04:36 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #123
RE: Medyadan Haberler 2008

Bono faizlerindeki sorun!
Ali Aðaoðlu


Bazý geliþmekte olan ülkelerdeki 3 aylýk referans faizlerle gösterge bonolara bakýldýðýnda ilginç bir tablo karþýmýza çýkýyor:

Ülke/Referans 3 Aylýk Bileþiði Gösterge Bono faiz (Yýllýk bileþik)

Polonya/WIBOR 6.40 6.55 6.39

Çek Cum./PRIBOR 4.05 4.11 4.52

Macaristan / BUBOR 8.56 8.88 8.22

Türkiye/TRLIBOR 16.66 17.73 19.44

G.Afrika/JIBAR 12.02 12.57 10.48


19 Mayýs itibarýyla olan bu tabloda Brezilya ve diðer bazý ülkeler yer almýyor. Verilere bakýldýðýnda YTL cinsinden piyasa faizleriyle bono bileþikleri arasýndaki “pozitif” fark ilk anda göze çarpýyor.

Ýlerideki risklerin daha az olacaðýna inanan birileri var ve uzun vadeli bono alacak olurlarsa, bugün para piyasalarýndan üç aylýk bono ile fonlayarak bile kâr edebiliyorlar. Hem politik hem de ekonomik risklerin faiz seviyesinin yükselmesine sebep olduðu söylenebilir.

Aradaki bu denli büyük net farký açýklamak için pek yeterli görünmüyor. Peki bu fark nasýl kapanacak? Ya bono faizleri aþaðý inecek ya da para piyasasý faizleri yükselecek. Denebilir ki MB faizleri arttýrmaya baþladý. Fark bu þekilde kapanabilir. Son artýþla beraber gecelik faizlerin yýllýk bileþiði 17.05’e geldi. 19.50’lere kadar en azýndan 200 baz puanlýk fark var.

Peki bugünkü ortamda; yani en büyük “korku” olan kurlar 1.23’lere geri gelmiþken, faizleri 200 baz puan daha arttýrmaya gerek var mý?

MB bir çok deðiþik sebepten dolayý faizleri geçen hafta 50 baz puan arttýrdý. Daha da arttýracak beklentisiyle dövize satýþ geldi. Yen cephesinde sorun olmadýðýný görüp buradaki ucuz fonlama sayesinde dövizini satanlar, zaten yukarýdaki tablodan memnunlar. Bir de üstüne yeni faiz artýþý gelirse kazanç ‘katmerlenecek’.

Yabancý yatýrýmcýlar geçtiðimiz yýlýn Eylül ayýndan bu yana bono almak konusunda isteksiz davranýyorlar. Yabancýlar fonlarýný; bono yerine, daha güvenli limanlarda (MB para piyasalarýnda) deðerlendirmeyi tercih ettiklerinden dolayý para piyasasý ile bono faizleri arasýndaki fark var ve açýlýyor.

Türban meselesiyle baþlayan, kapatma davasý ile devam eden politik gündeme hergün yeni ekonomik gündemler eklenmesi de bunu destekliyor. Ekonomiden “sorumlu” bakanlarýn 40 ile 60 milyar dolar arasýnda deðiþen “cari açýk bahislerine” dün de MB baþkanýnýn istifa dedikodularý eklendi.

Her ne kadar MB basýn sözcüsü tarafýndan yalanlansa bile, atanmasý zaten sorun olan Sayýn Yýlmaz’ýn görev süresi boyunca hükümet cephesinden pek yardým aldýðý söylenemez. Bu istifa haberi ister doðru olsun, ister yalan; MB’nýn kurum kimliðine darbe vurulmasý, zaten zayýflayan kredibilitenin iyiden iyiye azalmasýna yol açacaktýr.

Kimse zannetmesin ki yeni bir baþkan atandýðýnda, bu kredibilite kýsa sürede tesis edilebilir. Alýnan kararlar tek baþýna sayýn Yýlmaz’ýn kararlarý deðildi ki!
Kaynak:Vatan

21-05-2008 05:57:03 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #124
RE: Medyadan Haberler 2008

Global toparlanmanýn göstergesi petrol fiyatý olacak
21.05.2008 | Kerem Alkin | Yorum

ABD'nin 30 Nisan'da açýklanan birinci çeyrek büyüme verisinin beklenenden iyi gelmesiyle kýsmen toparlanan global piyasalar, yükseliþini sürdüren ham petrol fiyatlarýyla yeniden belirsizliðe sürükleniyor.

Dünya ekonomisi 1864'den bu yana, artan bir tempoda, enerji ihtiyacýný ham petrolden karþýlamakta. Günümüzde ham petrolü çýkarmak için harcanan enerji henüz ham petrolün varil fiyatýnýn altýnda seyrettiðinden, dünya ekonomisine kazandýrýlabilecek pek çok yeni rezerv olduðu vurgulanmakta. Ancak, gün gelip de, petrolün çýkarma maliyeti satýþ fiyatýný aþarsa, esas o zaman küresel bir enerji krizinin yaþanacaðý unutulmamalý. Nitekim o gün geldiðinde, muhtemelen dünya yeni bir enerji kaynaðýna geçiþi hýzlandýrarak, bu sorunun üstesinden gelmeye gayret sarf edecek. Bu noktada, yakýn dönemi ilgilendiren acil bir sorun olarak, Goldman Sachs'in analizlerinde yýlýn ikinci yarýsýnda fiyatý 141 dolara ulaþmasý beklenen, hatta kimi uluslararasý finans kurumlarýnýn enerji uzmanlarýna göre 6 ay ile 1 yýl arasýnda fiyatý 200 dolarý test etmesi öngörülen bir petrol fiyatý ile karþý karþýyayýz.

Petrolde kabus senaryosu
Söz konusu fiyat seviyesine yönelik beklentiler, sadece Türkiye için deðil, enerjide dýþa baðýmlý pek çok geliþmekte olan ve geliþmiþ ekonomi açýsýndan adeta kabus senaryosu. Uzmanlar fiyatýn bu þekilde yükselmesinde ham petrol talebinin artmasýnýn yaný sýra, dolarýn deðer kaybýnýn da etkili olduðunu vurgulamaktalar. Yani, 30 Nisan'da ABD'nin bu yýlýn ilk çeyreðine ait büyüme verisinin beklenenden iyi gelmesi ve o tarihten bu yana açýklanan kimi makro ekonomik verilerin sert bir resesyon riskini azaltmýþ olmasý, konut kredisi krizinin birincil ve ikincil etkilerinin geride kaldýðý görüþünün desteklenmesine yetmiyor. Bu nedenle, hisse senedi ve tahvil boyutunda, menkul kýymetlerin deðer kaybýna yönelik olumsuz beklenti zayýflayana yana, küresel yatýrýmcýlarýn portföylerini korumak amacýyla emtialara yoðunlaþmalarý sürecek. Üstelik, petrol fiyatlarýndaki yükseliþin sürmesi, söz konusu yatýrýmcýlarýn beklentilerini de fazlasýyla karþýlýyor.

Trichet'den ciddi uyarýlar
Ýngiltere'nin dünyaca meþhur medya kuruluþu BBC'nin sorularýný yanýtlayan Avrupa Merkez Bankasý (ECB) Baþkaný Trichet, kredi piyasalarýndaki krizin sürdüðünü ve küresel piyasalarýn en kötü günleri geride býraktýðýný söylemenin henüz erken olduðunu vurgulamakta. Trichet, son yýllarda aþýrý þiþkin bir hal alan finans piyasalarýnýn doðal dengelerine dönüþ sürecinin devam ettiðini de belirtmekte. Bu noktada, merkez bankalarýnýn faiz oranlarýný indirme baskýlarýna boyun eðmelerinin daha da ciddi sorunlarýn yaþanmasýna neden olabileceði uyarýsýnda bulunan ECB Baþkaný Trichet, þu anda yüzde 4 olan Bankanýn politika faizini hiç düþürme niyetinde olmadýðý mesajýný da veriyor. Avrupa Merkez Bankasý Baþkaný, enerji ve gýda fiyatlarýnda son zamanlarda görülen artýþlarý 1970'lerdeki petrol þokuna da benzetmekte.

Trichet, 1970'lerde pek çok Avrupa ekonomisinin daha sýký para politikalarý benimsememesi nedeniyle iþçilik maliyetlerinin yükseldiðini, sonuçta bölgenin rekabet þansýnýn azaldýðýný ve kitlesel iþsizliðin baþ gösterdiðini de hatýrlatýyor. 2000'li yýllarýn dünyasýnda Avrupa Birliði'nin (AB) mücadele verdiði iþsizlik sorunun o günlerden miras kaldýðýna iþaret eden Trichet, AB ekonomilerine yönelik durgunluk endiþelerine raðmen, fiyat istikrarýndan ödün vermeyi düþünmüyor. Trichet, bununla birlikte tüketici fiyatlarýndaki yükseliþin, yani enflasyondaki týrmanýþýn kalýcý olmayacaðýný dair inancýný da vurgulamakta.

Fransa alarm veriyor
Yýlýn ilk çeyreðinde yüzde 0,6 büyüyen, ikinci çeyrekte ise yüzde 0,3 büyümesi öngörülen Fransa'da ise, ekonomik hayat iyi sinyaller vermiyor. Global krizin etkisine baðlý olarak alým gücünün zayýflamasý, dünyanýn beþinci zengin ülkesi olan Fransa'da alýþýlmamýþ sahneleri gündeme getiriyor. Araþtýrmalar, 7 milyon kiþinin yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþadýðýný gösterirken, açlýk sýnýrýndaki binlerce kiþi çareyi lokanta ve süpermarketlerin çöplüklerinden beslenmekte bulmakta. Fast-food, ekmek fýrýnlarý ve süper marketlerde, daha çöpler dýþarý atýlýr atýlmaz en iþe yarar parçalarý almak için tetikte bekleyen onlarca insan çöplere saldýrýyor ve çýlgýnca çöpleri karýþtýrarak o günün akþam yemeðini bulmaya çalýþýyor. Kirasýný ödemekle, yiyecek bulma arasýnda sýkýþan on binlerce Fransýz vatandaþýnýn, besinini çöplerden saðladýðý vurgulanmakta. Bu arada, 13 milyar euro deðerinde yiyecek de Fransa'da çöpe gidiyor. Yani, geliþmiþ ülkeler baþta olmak üzere, dünya gýda ve enerjide tüketim alýþkanlýklarýný ve özelikle aþýrý tüketim eðilimini hýzla deðiþtirmek zorunda.

OPEC üretimi artýrmayacak
Dünya petrol rezervinin yüzde 20'sini elinde tutan ve ABD'nin yýllýk petrol ithalatýnýn yüzde 14'ünü tek baþýna karþýlayan Suudi Arabistan, Baþkan Bush'un son ziyaretinde, zaten günlük petrol üretimini mayýsta 300 bin varil daha artýrdýðý için, yeni bir üretim artýþý teklifini reddetti. Ýran ise, piyasalarda zaten petrol arz fazlasý olduðunu ve üretimi artýrmanýn fiyatlarý düþürmek yerine, rezervleri artýracaðýný vurgulamakta. Dünyanýn günlük petrol ihtiyacýnýn yüzde 40'ýný karþýlayan OPEC, spekülatörler nedeniyle artan fiyatlar yüzünden, üretimini artýrmaya niyetli deðil. Bu durumda, büyük spekülatörler emtia piyasalarýndan yeniden menkul kýymetlere yönelene kadar, dünya petrol fiyatlarýndan kaynaklanan endiþeyi yaþamayý sürdürecek.
Kaynak:Referans

21-05-2008 05:59:23 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #125
RE: Medyadan Haberler 2008

Soros: Akut kriz bitti resesyon yolda
21.05.2008 | Dýþ Haberler | Haber

Milyarder yatýrýmcý George Soros küresel kredi krizinin akut döneminin sona erdiðini ve krizin yan etkilerinin Ýngiltere ve ABD'yi resesyona sürükleyeceðini belirtti. Dün BBC Radio 4'e verdiði söyleþide finans þirketlerinin krizde ciddi anlamda yara aldýðýna dikkat çeken Soros özellikle ABD ve Ýngiltere'de kayda deðer bir çöküþ yaþandýðýnýn, bundan sonra ise çöküþün etkilerinin hissedileceðinin altýný çizdi. Soros, "Ýngiltere örneðine bakarsak, ev fiyatlarý ABD'de olduðundan daha fazla arttý ve emlak balonu ABD'den çok daha hýzlý þiþti" dedi.
Soros'a göre dünya ekonomileri daha büyük bir istikrarsýzlýðýn kol gezdiði yeni bir döneme girmek üzere. Milyarder yatýrýmcýya göre bunun nedeni ise hem resesyon hem de enflasyon tehdidiyle ayný anda karþý karþýya kalýnmýþ olmasý.

'BoE Yunan trajedisi gibi'
Öte yandan, BBC muhabiri ile gerçekleþtirdiði bir baþka söyleþide Soros Ýngiltere Merkez Bankasý'nýn (BoE) hamleleri için "Yunan trajedisi" tanýmýný kullandý. Buna gerekçe olarak da BoE'nin faiz oranýný son derece geç düþürmesini gösterdi. Dünya merkez bankalarýný, Ýngiltere'de ev fiyatlarýnda yaþanan patlama gibi varlýk balonlarýna karþý savaþmaya odaklanmaya çaðýran Soros baþý her derde girdiðinde finans sektörünü kurtarmaktan vaz geçmelerini önerdi.
Kaynak:Referans

21-05-2008 06:00:44 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #126
RE: Medyadan Haberler 2008

Petrol rekora doymuyor

Dolarýn uluslararasý piyasalardaki deðer kaybý ve hedge fonlarýn spekülatif alýmlarý petrol fiyatlarýný 3 dolar artýrarak 132 dolarýn üzerine taþýdý.

Uzmanlar, yükseliþin devam edeceðini ve 2008 için 150 dolar seviyelerinin sürpriz olmayacaðýný düþünüyor.

Uluslararasý piyasalarda ABD ham petrolünün varil fiyatý dün 132 dolarý da aþarak, tüm zamanlarýn rekorunu kýrdý. Böylece petrol fiyatlarýnda yýlbaþýndan bu yana yaþanan artýþ yüzde 37.6’e ulaþtý. Dolarda yaþanan düþüþ, fonlarýn spekülatif alýmlarý ve artan talep petrol fiyatlarýndaki yükseliþin ana nedenleri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarýndaki yükseliþin devam edeceðini ve 150 dolar seviyelerinin “sürpriz” olmayacaðýný düþünüyor.

Uluslararasý yatýrým bankasý Goldman Sachs, iki hafta önce yayýnladýðý raporunda, petrol fiyatlarýnýn gelecek iki yýlda petrol arzýnýn yeteri kadar artmamasý nedeniyle 200 dolara kadar yükselebileceðini iddia etmiþti.

Altýn yükseliþe geçti

Petrol fiyatlarýndaki artýþ ve dolardaki düþüþ altýna olan talebi yeniden artýrdý. Son 1 haftada yüzde 7.4 yükselen altýnýn ons fiyatý dün 927 dolarý gördü. Petrol Ýhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Genel Sekreteri Abdullah El-Bedri, dün petrol piyasasýnda petrol arzýnýn yeterli olduðunu söyledi. Petrol arzýnýn çok yüksek olmasý nedeniyle piyasada petrol kýtlýðý olmadýðýný belirten El-Bedri, dolarýn deðerinin düþük olmasý ve spekülasyonlarýn petrolün fiyatýnýn yükselmesinde rol oynadýðýný da ifade etti.

Petrol fiyatlarýndaki rekor çýkýþýn sürmesi tüm dünyada enflasyon kaygýlarýný artýrdý. Kaygýlar nedeniyle Avrupa borsalarýnda yaþanan yüzde 1’e varan düþüþler iç piyasada da etkili oldu. Bir ara kaybýn yüzde 2’ye yaklaþtýðý ÝMKB tepki alýmlarýyla günü yüzde 0.7’lik düþüþle tamamladý. Dün 1.25’e çýkan dolar 1.2450 YTL’den kapandý.

Economist 1999’da “Petrol 5 $’a düþer mi” kapaðý yapmýþtý

1969’da varili 1.89 dolar olan petrolün fiyatý OPEC ülkelerinin suni artýrýmýyla 1980 baþlarýnda 34 dolara kadar yükselmiþti. 1990’da Irak’ýn Kuveyt’i iþgal etmesini izleyen aylarda olduðu gibi varili 40 dolara çýkmasýna raðmen, uzun vadede fiyatý 16-30 dolar arasýnda salýnmaya devam etti. The Economist, 6 Mart 1999 tarihli sayýsýnýn kapaðýna “5 dolara petrol?” baþlýðýný koyarken düþüþ öngörüsünde bulunuyordu. 11 Eylül 2001 saldýrýlarýnýn ardýndan 2002 yýlý baþýnda varili 18 dolar olan petrol, o tarihten itibaren adým adým artarak günümüzde 100 dolar seviyelerinin üzerine çýktý.
Kaynak:Vatan

22-05-2008 06:19:06 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #127
RE: Medyadan Haberler 2008

Erdal SAÐLAM
Bu seçim ekonomisine uzun süre dayanýlmaz


SEÇÝM sonrasý kurulan son AKP Hükümeti’nin, kendisine seçim zaferi getiren yüksek büyümeden taviz vermeyeceði belliydi.

Küresel kriz geldiðinde de, hükümetin "enflasyon mu, büyüme mi" ikilemine gireceðini, buradaki tercihinin ise büyümeden yana olacaðýný defalarca söyledik. Hükümetin, özellikle de Baþbakan Tayyip Erdoðan’ýn büyümeden ne olursa olsun taviz vermeyeceði anlaþýlýrken, bunun üzerine bir de AKP’nin kapatýlmasý davasý bindi.

Dolayýsýyla AKP Hükümeti’nin popülizm dozu iyice arttý.

Þu andaki uygulamalar "deðme seçim ekonomisi uygulamalarý"na taþ çýkartacak türden. Sadece alýnan ya da alýnmasý planlanan kararlar bile ülkenin hýzla seçim ekonomisine götürüldüðünü belli ederken, yaþanacak süreçte AKP hükümetinin her türlü popülizme baþvuracaðýnýn, bu konuda sýnýr tanýmayacaðýnýn da ipuçlarýný alýyoruz.

Þimdi kapatma davasýna baðlý olarak erken genel seçim, erken yerel seçim, iki seçim bir arada gibi formüller de gündeme gelmeye baþladý.

Belli ki seçim takvimlerinin belirlenmesi için türban davasý, ardýndan AKP’nin kapatýlma davasý, ardýndan da DTP’nin kapatýlma davasýnýn sonuçlarýný almamýz gerekiyor.

Konuyla ilgili yetkililerle yaptýðým sohbetlere de dayanarak, en kritik karar olan AKP’nin kapatýlmasý davasýnýn sonuçlanmasýnýn en erken Eylül ayý olacaðýný rahatlýkla söyleyebilirim. En erken Eylül..Karar Ekim ya da Kasým ayýný da bulabilir.

Türban kararý bu ay, en geç Haziran ayý ortasýna kadar sonuçlanýr ama AKP’nin kapatýlmasý davasý uzarken, DTP’ye iliþkin kararýn ise AKP’den de sonra kesinleþmesini bekliyorum.

Yani yaklaþýk 4-5 ay daha seçim takvimi belirsizliðinin, daha doðrusu takvimi kesinleþtirecek Anayasa Mahkemesi davalarýnýn süreceðini düþünüp, ona göre hesap yapmak gerek.

Þahsen, kapatma kararý alýnmasý halinde yasaklý olacak milletvekili sayýsý fazla olmazsa, yani erken seçim kararý milletvekillerine kaldýðý takdirde, bir erken genel seçime gidilebileceðini sanmýyorum. Baþbakan Tayyip Erdoðan ne kadar Gruba hakim gözükse de, belirsiz olan yeni seçim ortamýnda, emeklilik hakký kazanmamýþ milletvekillerinin bir erken genel seçime karar vermeleri, sanýldýðýndan çok daha zor olur. Bunun örneklerini daha önce yaþadýk.

Dolayýsýyla, kapatma kararý çýkmasýndan sonra yeni kurulacak parti ya da partilerle birlikte, TBMM’de yeni alternatifler ortaya çýkabilecektir. Bu tablonun artýk daha fazla seçim ekonomisi uygulamasýna izin verilmeyecek biçimde deðerlendirilmesi gerekiyor.

Ekonomi için onarým hükümeti

SON iki ayda alýnan ekonomik kararlara bir bakýn: Özelleþtirme gelirleri artýk kamu açýðýnýn azaltýlmasý için deðil kamu yatýrýmlarý için kullanýlýyor, yýllardýr ekonomik istikrarýn temeli olan faiz dýþý fazla(FDF) hedefi yüzde 3,5’a düþürülüyor, iþsizlik fonu amaç dýþý kullanýlýyor, belediyelere daha fazla kaynak aktarýlýyor, ulaþtýrma ve enerji için altyapý yatýrýmlarýna fon benzeri yeni mekanizmalar kurulup kaynak aktarýlýyor. Bunlar yetmedi, SSK prim affý, ardýndan sicil affý, tarýma iliþkin yeni aflar birbiri ardýna sýralanýyor.

Bu tür kararlar bizce devam edecek. Önümüzdeki yýla kadar sürecek bir belirsizlik dönemi ve bunun getireceði uzum seçim ekonomisi uygulamasýný bir düþünsenize...

Bu küresel kriz ortamýnda, 2 yýl daha sürecek küresel belirsizlik ikliminde, bu kadar uzun süre seçim ekonomi uygulamasýný, bu ekonominin kaldýrmasý mümkün deðildir.

Anayasa Mahkemesi kararlarý ardýndan ortaya çýkacak siyasi tablonun mutlaka ekonomiye zarar vermeyecek biçimde okunmasý gerekiyor. Bence, gerektiðinde "teknisyenler hükümeti" kurularak, siyasi sürecin ekonomiye vereceði zararý azaltma formülü bile düþünülebilir. Hatta böyle bir hükümet, siyasi kaygý duymayacaðý için, beklenen onarýmý bile gerçekleþtirebilir.

Unutmayalým; 4-5 ay sonra bu tür formüller üzerinde durmamýz gerekebilir...
Kaynak:Hürriyet

22-05-2008 06:20:46 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #128
RE: Medyadan Haberler 2008

Faiz ve kurlara dair
22.05.2008 | Baturalp Candemir | Yorum

Bono piyasasýnda yabancý yatýrýmcý etkinliði arttýkça, global piyasalardaki geliþmeler bono piyasasýna da yön veriyor. Bu nedenle, bono faizleri sadece Türkiye'ye özgü geliþmelerden deðil, global piyasalara düþen haberlerden de etkileniyor. Aynen kurlar gibi. Aþaðýda YTL'nin 0.5 dolar ve 0.5 euro'dan oluþan sepete karþý deðeri ile bono faizlerini birlikte gösteren bir grafik sunuyoruz. Dolar ya da euro kuru yerine döviz sepetini kullanmamýzýn nedeni, dolar-euro paritesinden kaynaklanan çalkantýlarýn etkisini analizin dýþýnda tutmak, YTL'nin deðerindeki deðiþimin daha net gözükmesini saðlamak. Gösterimi kolaylaþtýrmak için faizi sað eksene, kuru da sol eksene koyuyoruz.

Faiz yukarýda kaldýAðustos ayýnda, dünya piyasalarýnda çalkantýlar iyice arttýðýnda, hem faiz hem de kurlar hýzla yukarý gitti. Ancak, kurlardaki yükseliþ hemen hemen ayný hýzla geri gelirken, faizlerde geriye dönüþ çok daha uzun sürdü. Ekim ayýndaki çalkantý ise kurlar üzerinde daha þiddetli hissedildi. O zamandan nisanýn son haftasýna kadar kolkola giden kur ve faizler, o tarihten sonra birbirinden uzaklaþtý. Kurlar çýktýðý tepe noktadan hýzla gerilerken, faizler yukarýda kaldý. Þunu da not etmekte fayda var: Bu grafiðe bakarak, kurlarýn düþük kaldýðýný, yükseleceðini ya da faizlerin yüksek kaldýðýný, düþeceðini öngörmek mümkün deðil. Ýki deðiþken arasýndaki iliþki her zaman ayný yönde olmayabilir. Zaman zaman þoklarýn niteliðine ve iki deðiþkene olan etkilerine baðlý olarak farklýlaþabilir.

Beklentiler bozuldu
Nisan sonundan sonra kurun düþmesine ve faizin yükselmesine neden olan haberleri hatýrlamakta fayda var: Enflasyon beklentileri yükselmeye baþladý. 12 ay ilerisi için yapýlan enflasyon tahminleri mart baþýndan mayýs baþýna kadar 1.7 puan yükselirken, yatýrýmcýlar reel faizleri korumak için faiz beklentilerini artýrdýlar. Kapatma davasýnýn açýlmasý, politik belirsizliði ve risk primini artýrdý. Yatýrýmcýlar, davanýn açýlmasýyla hemen pozisyon azaltmadýlarsa da, alýmlarýný ertelediler, faiz taleplerini yükselttiler. Benchmark bono faizi 1.5 puan kadar yükseldi. Merkez Bankasý, kendi enflasyon tahminlerini radikal bir þekilde revize ederek, piyasa beklentilerinin daha da üzerine çýkardý. Bu piyasanýn enflasyon beklentilerinin daha da yükselmesine neden oldu.

Merkez Bankasý faizleri yükseltebileceðinin sinyalini verdi ve ilk faiz artýþý 0.5 puan olarak mayýs ayýnda yapýldý. Bu arada bono faizleri 1 puan daha yükseldi.

YTL deðer kaybedebilir

Diðer taraftan, Merkez Bankasý'nýn faiz artýþlarýný baþlatmasý YTL'nin güçlenmesine neden oldu. Global piyasalarda olumlu havanýn hakim olduðu birkaç haftalýk dönem YTL'nin deðer kazanma sürecine destek oldu. Ayný zamanda, Türk Telekom'un halka arzý ve bazý þirketlerin çaðrý yapmasý nedeniyle piyasaya yaklaþýk 2 milyar dolara yakýn döviz giriþi oldu. Ayrýca, kurumlar vergisi ödemeleri de döviz giriþini artýrdý.

Sonuçta, YTL deðerlenirken, faizler yukarýda kaldý. Enflasyon beklentilerinin kýsa vadede düþmeyeceðini, Merkez Bankasý'nýn da faiz artýþlarýna en azýndan haziran ayýnda da devam edeceðini düþündüðümüz için bono faizlerinde bir düþüþ olacaðýný tahmin etmiyoruz. Diðer taraftan, petrol fiyatlarýndaki artýþ, hergün cari açýðýmýzý biraz daha büyütürken, politik belirsizlikler sürerken, YTL'nin deðer kaybetme olasýlýðý, deðer kazanma olasýlýðýndan daha yüksek gibi gözüküyor.
Kaynak:Referans

22-05-2008 06:22:25 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #129
RE: Medyadan Haberler 2008

Borsanýn en zenginleri 75 yaþ üstü dinozorlar
22.05.2008 | Finans Servisi | Haber

Yatýrýmcý sayýsýnýn 941 bine ulaþtýðý ÝMKB'de 75 yaþ üstü yatýrýmcýlar ortalama 64 bin 600 YTL ile en yüksek hisse senedi portföyüne sahip grup oldu. ÝMKB'deki hisse senetlerinin yüzde 30'u ise 60 yaþ üstü grupta.

Global dalgalanmanýn son çeyreðine damga vurduðu 2007'de Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý'nýn (ÝMKB) en zengin kesimini 75 yaþ ve üstündeki yatýrýmcýlar oluþturdu. Türkiye Sermaye Piyasasý Aracý Kuruluþlarý Birliði'nin (TSPAKB) "Türkiye Sermaye Piyasasý 2007" raporuna göre, 75 yaþ üstü yatýrýmcýlar ortalama 64 bin 600 YTL ile en yüksek hisse senedi portföyüne sahip grup oldu. Bu rakam 25-29 yaþ grubunda 7 bin 600 YTL'ye kadar iniyor. Yaþla birlikte ortalama portföy deðerlerinin de arttýðý gözlenirken, 60 yaþ üstü grup, toplam yatýrýmcýlarýn sayýca yüzde 13'ünü oluþturuyor ve hisse senetlerinin de yüzde 30'unu elinde tutuyor.
Rapora göre, portföy deðerini önceki seneye göre en fazla artan grup ise 1.5 kat ve 41 bin YTL'lik deðerle 20 yaþ altý grup oldu. Bu gruptaki portföy deðerlerinin, ardýndan gelen yaþ gruplarýna kýyasla hayli yüksek olmasý dikkat çekiyor. Yabancý bireylerin ortalama portföyü 58 bin 821 YTL olurken, yerli bireylerinki ise 18 bin 769 YTL seviyesinde oluþtu. En düþük ortalama portföy degerleri ise 2006'da oldugu gibi 2007'de de 25-34 arasýndaki yerli bireylerde.

Dolar bazýnda yüzde 72 getiri
TSPAKB'nin raporuna göre, 2007 yýlýnda Uluslararasý Borsalar Örgütü'ne üye 51 borsa içinde ÝMKB yüzde 72 ile dolar bazýnda Brezilya'dan sonra en yüksek getiriyi saðlayan ikinci borsa oldu. ÝMKB-100'ün YTL bazýndaki getirisi ise yüzde 42 olarak gerçekleþti. Rapora göre, Türkiye'de yatýrým araçlarý arasýnda en yüksek getiriyi ÝMKB saðlarken, dolar ve euro ise reel kayba yol açtý. Yeni halka arzlarýn etkisi ile ÝMKB'de iþlem gören þirketlerin toplam piyasa deðeri 2007 yýlýnda yüzde 46 artarak 336 milyar YTL'ye, hisse senedi iþlem hacmi ise yüzde 19 yükseliþle 388 milyar YTL'ye ulaþtý. Birincil halka arz piyasasýndaki canlanma, 2 borsa yatýrým fonu ve 9 þirketin 4.5 milyar YTL'lik arzýyla sürdü. Halka arzlarda rekor seviyeye çýkýlmasýnda 2.5 milyar YTL'lik Halkbank özelleþtirmesinin önemli katkýsý oldu.
ÝMKB'de yabancý menkul kýymetler piyasasý 2007'de faaliyete geçerken, eurobondlarýn iþlem gördüðü piyasada 63 milyon dolarlýk iþlem hacmi gerçekleþtirildi. Menkul kýymet yatýrým fonlarýnýn büyüklüðü ise yüzde 20 artýþla 26 milyar YTL'ye yükselirken, Gayri Safi Yurtiçi Hasýla'ya (GSYH) oraný deðiþmeyerek yüzde 3'te kaldý. Öte yandan bireysel emeklilik yatýrým fonlarýnýn büyüklüðü yüzde 62 artýþla 4.5 milyar YTL'ye ulaþtý. Vadeli Ýþlem ve Opsiyon Borsasýnda ise iþlem hacmi 7 kat arttý.

Aracý kurumlarýn payý arttý Rapora göre 2007'de, 99 aracý kurum ve 40 banka sermaye piyasasý faaliyetinde bulunurken, hisse senedi iþlemlerinin yüzde 61'ini banka kökenli aracý kurumlar gerçekleþtirdi. 2007 yýlýnda hisse senedi iþlemlerinde yabancý yatýrýmcýlarýn payý artarken, yabancýlar iþlemlerin yüzde 24'ünü, yerli yatýrýmcýlar ise yüzde 76'sýný gerçekleþtirdi. Hisse senedi iþlemlerinde yatýrýmcý bazýnda en yüksek paylar yüzde 61 ile yurtiçi bireysel müþteriler, yüzde 14 ile yurtdýþý kurumlara ait.
Öte yandan aracý kurumlarýn yönettiði portföy büyüklüðü 2007'de 3 milyar YTL'yi geçerken, portföy yönetim þirketleri ise 31 milyar YTL'lik portföy yönetiyor.

Toplam tasarruf 560 milyar
2007 Eylül ayý itibarýyla Türkiye'de toplam tasarruflar ise 560 milyar YTL olarak gerçekleþti. Tasarruflarýn dörtte üçünü mevduat ve sabit getirili menkul kýymetler oluþtururken, dörtte biri hisse senedi ve yatýrým fonlarýnda tutuldu. Yurtiçi yerleþiklerin tasarruflarý 440 milyar YTL olarak gerçekleþirken, bu tutarýn yüzde 65'i hisse senetlerinde yer alýyor. 2007 sonu itibariyle 941 bini bulan hisse senedi yatýrýmcýlarýnýn 935 binini bireysel yatýrýmcýlar oluþturdu.
Kaynak:Referans

22-05-2008 06:23:39 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #130
RE: Medyadan Haberler 2008

Seçim ve popülizm ufku!
Uður Gürses

Türkiye’nin bir yýllýk zaman ufkunda yerel seçim vardý. Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkýnda açýlan kapatma davasýna iliþkin kararýna göre, bu ufka bir ara seçim ilavesi olmasý da olasýlýk dâhilinde.
Bu olasýlýklar, ekonomi politikasýný geniþ açýyla görmek isteyenlere, muhakkak anýmsatýlmasý gereken bir ‘arka plan gözlüðü’ olarak da duruyor.
Ekonomi politikasýnda son birkaç aydaki geliþmelere ve tercihlere bu ‘gözlükle’ bakýnca, ciddiye alýnabilir bir ekonomi programý olmayýþýnýn nedenleri de anlaþýlýyor. Bir yýllýk vadedeki yerel seçim ufkuna, yeni bir olasýlýk eklendi; ara seçim olasýlýðý. Siyasal belirsizlik olgusunun ötesinde, ekonomide iktidar partisinin bilerek tercih ettiði bir yola sapýlmýþ durumda.
Ýktidar partisi yetkilileri, 2007 yýlýndaki mali gevþeme ile genel seçim dönemini iyi atlattýðýný, hâttâ oy oranýný artýrdýðýný düþünüyor olabilir. Hâttâ ortaya çýkan bu gevþemeyi, yýlsonuna doðru bazý harcama kalemlerini 2008 yýlýna sarkýtarak örtülemenin de baþarýlý olduðunu düþünüyor olabilir. Öyle ya; 2008 ve 2009 yýlýnda bütçede kemer gevþetme planý varken, 2007’deki seçimler sýrasýnda harcamalarý artýrýp bunu da 2008 takvimine kaydýrmak kendileri açýsýndan ‘iyi planlanmýþ bir manevra’! Tabii bunun kamuoyunu kandýrmak olduðu ayrý bir tartýþma konusu.
Þimdi karþý karþýya olduðumuz ekonomi politikasý; sosyal güvenlik primlerini ödemeyenlere ceza affý, kredi kartý faizlerini yasa ile belirleme, bankalara borç takanlara ‘sicil affý’, iþsizlik sigortasý için kurulmuþ fonlarýn faizlerini baþka alanlara aktarma, evrensel bütçe ilkelerine aykýrý biçimde belli amaçlarla belli alanlara fon oluþturma giriþimlerinden oluþuyor. Bu kararlarýn alýnýþ biçimleri de ilginç. Kuruluþundaki çýkýþ þiarý ‘ortak akýl’ olan bir parti, ‘tek akýl’ tarafýndan yönetilir hale gelmiþ. Yasalaþtýrýlma aþamasýna gelen bir kararýn, ilgili bakana verilen Baþbakan talimatý ile alýndýðý, teknik boyutu konusunda iþlevi olan üst düzey bürokratýn haberinin dahi olmadýðý ortaya çýkýyor. Ayrýca, bu kararýn, yükümlülüklerini zamanýnda ve tam olarak yerine getiren ülke yurttaþlarýnda yaratacaðý ‘ahlâki çöküntü’ düþünülmüyor bile.
Kapatýlma ve önünde ikinci bir seçim olasýlýðý bulunan iktidar partisi, bu adýmlarla, 2003-2006 arasýndaki dört yýldaki yüksek büyümenin tekrarýný saðlayacaðýný düþünüyor olmalý. Yani bütçe gevþemesi ile harcamalarýn artýrýlmasý ile ekono-mik büyümenin yüzde 6-7 seviyesine getirilebileceði düþüncesi. Ama bize kalýrsa yanýlýyor.
Bu, ne Türkiye’nin ekonomik dinamikleri açýsýndan olanaklý, ne de küresel koþullar açýsýndan olanaklý. Faiz dýþý fazla hedefinin düþürülmesi, eðer yapýsal bazý önlemlerle, bir reformun parçasý olarak yapýlýyor olsaydý sorun olmazdý. Böyle bir aksiyon planý, hedef olsaydý da zaten açýklanýrdý. Amacýn, olasý bir seçim olduðu artýk çok açýk biçimde görünüyor. Enflasyon hedefinin ýskalandýðý, ekonomik büyümenin yavaþladýðý, hedefsizliðin ve belirsizliðin hüküm sürdüðü bir ekonomik ortamda böyle kararlarýn alýnmasý reel faizleri yüksek tutacaktýr.
Bölük pörçük, çerçevesi ve iþlevsel bir anlamý olmayan, popülist kararlarýn iktidar partisine saðlayabileceði tek bir ‘yararý’ olacak; o da kredibilite kaybýdýr.
Temmuz 2007 seçimleri öncesinde Gaziantep’te yürüttüðü kampanya sýrasýnda, bizim de tanýk olduðumuz gibi, el sýkýþtýðý her yurttaþa ‘Popülist olmayacaðýz’ diye söz veren Bakan Mehmet Þimþek; þimdi acaba bir analist gözüyle bakýyor olsaydý bu tür popülist kararlarý raporunda nasýl yorumlardý acaba?
Daha da fazlasý, yakýn geçmiþte çok tartýþýlan bir soruya yanýt aramak için tekrar soralým; bu tür kararlarýn ýþýnda, Ýstanbul’un finans merkezi olabileceðini hâlâ düþünüyor muyuz?
Kaynak:Radikal

23-05-2008 07:33:13 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #131
RE: Medyadan Haberler 2008

Ali Aðaoðlu
Petrol fiyatý bildiðiniz gibi 131 $, 132 $, 135 $...

Petrol yeniden sahne aldý ve 135 dolara týrmandý. Kâr satýþlarý gelebilir. Ancak bu satýþlar fiyatlarý ancak 111 dolar seviyelerine kadar geriletebilir. 100 dolarýn altýna doðru bir düþüþ için öncelikle ABD finansal piyasalarýn bir parça oturmasý, dolarýn yerle yeksan olan kredibilitesinin bir parça toparlanmasý gerekiyor

Son zamanlarda emtialarda “acaip” þeyler oluyor. Geçen haftalarýn “yýldýzý” tarýmsal emtialar, özellikle de pirinçti. Petrol yeniden “sahne aldý” ve yeniden “assolist” olarak öne çýktý. Sihirli bir el bir emtiadan çýkýp, diðerine girdikçe hep yeni zirveler yaþanýyor.

Petrolü topraktan çýkarýp, rafineriye teslim etmenin dünyadaki ortalama maliyeti 7 (yazýyla yedi) dolar civarýnda. Ayný petrolün satýþ fiyatý dün 135 dolarla “yine” yeni bir rekor kýrdý. Petrol ithal eden bizler için sýkýntý verici rekorlar bunlar. Bu nedenledir ki cari açýk tahminleri artýk “totoya” dönmüþ durumda. 40 milyar dolar önce 50 oldu þimdi altmýþa doðru gidiyor. Üstelik bunlar da yetkili aðýzlarýn, bakanlarýn tahminleri...

Geçen yýlki toplam petrol, doðal gaz ve türevlerine ödediðimiz fatura 34 milyar dolarken, 108 dolar ortalama ile 52 milyar dolarlýk bir faturaya ulaþacaðýmýz hesaplanmýþ. Ortalamanýn 10 dolar artmasý faturanýn 5 milyar dolar artmasýna neden oluyor. Yüzde 15’i yaklaþýk 2 milyar dolara “baþarýlý” olarak satýlan Türk Telekom’un bu artýþýn yarýsýný bile karþýlamýyor olmasý dikkatlerden kaçýyor!

Artýþýn nedenleri

Petroldeki klâsik arz-talep, Çin’deki artan talep ve “sonlu” kaynak olmasý senaryolarýný bir yana býrakalým. Zira bunlar petrol 25 dolardan 30’a ya da 50 dolardan 75 dolara çýkarken de vardý. Yani yeni bir þey deðil. Yeni olan ne derseniz?

Ýlki, son yýllarda adeta petrol fiyatlarýný “belirleyen” Goldman Sachs’ýn petrol fiyatlarýnýn önce 145 ardýndan da 200 dolara çýkacaðýna dair raporuydu. Singapur, Dubai ve Kuzeybatý Avrupa’da hem rafineri ve depolama imkânlarýna sahip hem de kontrat piyasalarýný yakýndan tanýyan bu yatýrým bankasý, son birkaç yýldýr yayýnladýðý raporlarla bir anlamda fiyatlara yön veriyor. Karþýsýnda duran kimse de olmadýðý ve onu izleyen hedge fonlar da bundan “nemalandýklarý” için “hep haklý” çýkýyorlar.

Ýkincisi ise ABD ham petrol stoklarýnýn beklenenden fazla düþmesiydi. Çarþamba günü açýklanan verilere göre; 0.6 milyon varil azalýþ beklenirken 5.4 milyonluk bir azalýþ olunca, fiyatlar yeni rekorlara taþýndý. Sonuncu faktör de dolarýn yeniden euro karþýsýnda 1.58’lere kadar deðer kaybetmesi oldu ki, emtia fiyatlarýndaki artýþlarýn ardýndaki en önemli faktörlerin baþýnda dolarýn “zaafiyeti” geliyor.

Brent ataða kalktý...

Bu arada ilginç bir baþka geliþme daha oldu. Genelde ABD ham petrolü (WTI) Brent’e göre 2-5 dolar arasýnda “primli” iþlem görür. Son iki günde Brent ile WTI arasýndaki fark kapandý. Bunda Brent’in hesaplamasýna dahil edilen Nijerya bölgesindeki gerginliklerin etkisi olduðu söyleniyor. Týpký 2007’nin ilk yarýsýnda Nijer deltasýndaki kaçýrma ve terör olaylarýnýn arttýðý dönemde de farkýn kapandýðý gibi.

Teknik açýdan diðer önemli geliþme ise; her iki petrolün kontratlarýnýn ileri tarihli fiyatlarýyla yakýn tarihli fiyatlarýnýn neredeyse eþitlenmesi oldu. Daha önceleri piyasa az da olsa Contango (yani ileri tarihli kontratlarýn, yakýn tarihlilerden yüksek olmasý) gösterirken, þimdi bu durum yataya dönmüþ görünüyor.

Bu hal fiyatlardaki yükseliþ potansiyelinin azalmaya baþladýðý olarak yorumlanabilir. Teknik olarak bakýldýðýnda 2007 baþýndaki 50 dolarlýk dip ve yýl sonundaki 100 dolar civarýndaki psikolojik zirveler 135 dolarý iþaret ediyor.

Bu seviyelerden kâr satýþlarýnýn gelmesi beklenmelidir. Ancak bu kâr satýþlarý fiyatlarý ancak 111 dolar seviyelerine kadar geriletebilir gibi görünüyor. 100 dolarýn altýna doðru bir düþüþ için öncelikle ABD finansal piyasalarýn bir parça oturmasý, dolarýn yerle yeksan olan kredibilitesinin bir parça toparlanmasý gerekiyor.

Euro karþýsýnda 1.50’nin altýna doðru bir hareket olur ise ancak petrol fiyatlarýnda 100 dolarýn altý konuþuluyor olabilir ki o bile bizim petrol faturamýzýn azalmasýna pek yardýmcý olacak gibi görünmüyor.

Hampetrol ithalatýnýn 5 aylýk faturasý 6.8 milyar $’a çýktý

Petrol fiyatlarýnda her geçen gün yaþanan rekor artýþlar, Türkiye’nin enerji faturasýný da kabartýyor. Hazine’den Sorumlu Devlet Bakaný Mehmet Þimþek, petrol fiyatlarýnda yaþanan her 1 dolarlýk artýþýn dýþ ticaret açýðýnda 530 milyon dolarlýk artýþa neden olduðunu söylemiþti. Buna göre 2007 yýlýný ortalama 68.56 dolardan kapatan petrol fiyatlarýnýn bu yýlý ortalama 130 dolardan tamamlamasý halinde toplam enerji ithalatýnýn faturasý 32.5 milyar dolara ulaþacak. 2008’de ortalama petrol fiyatýnýn Merkez Bankasý’nýn son revize rakamý olan 105 dolar olarak gerçekleþmesi halinde ise Türkiye enerji ithalatý için 19.3 milyar dolar daha fazla ödeme yapacak.

Dýþ açýk artýyor

Sadece ham petrol ithalatýnýn 5 aylýk faturasý ise 6.8 milyar dolara ulaþtý. Geçmiþ yýl verilerine bakýldýðýnda Türkiye’nin hampetrol ithalatýnda miktar olarak fazla bir deðiþimin olmadýðý görülüyor. Türkiye geçen yýlýn ilk 5 ayýnda ortalama 61.20 dolar fiyatla toplam 9.6 milyon ton hampetrol ithal etti. Ýlk 5 aylýk hampetrol ithalatýnýn ortalamasý ise 9.5 milyon ton. Yani petrol fiyatlarýnda yaþanan yüzde 68.3’lük artýþ 5 aylýk hampetrol ithalatýnda Türkiye’nin 6.8 milyar dolar daha fazla ödeme yapmasýna neden oldu. Petrol fiyatlarýnýn yýllýk ortalamasýnýn 130 dolar seviyesinde oluþmasý durumunda ise hampetrol ithalatýnýn faturasý 10.5 milyar dolara ulaþacak.

Petrol fiyatlarýnýn yýlý ortalama 120 dolarda kapatmasý durumunda ise Türkiye’nin enerji faturasý 27.2 milyar dolar, hampetrol ithalatýnýn faturasý ise 8.7 milyar dolar olacak.
Kaynak:Vatan

23-05-2008 07:34:38 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #132
RE: Medyadan Haberler 2008

Hurþit Güneþ
Dünyada durgunluk hýzla yayýlýyor

Önceki hafta Merkez Bankasý Baþkaný hükümete yaptýðý sunumda küresel karamsarlýðýn arttýðýný belirtiliyordu. Geçen temmuz ayýnda küresel büyüme beklentisi yüzde 4.8’di. Üç ay sonra bu 4.4’e, yýlýn baþýnda yüzde 4.1’e, nisan ayýnda da yüzde 3.7’ye düþtü.
Ortadoðu ve Doðu Avrupa ekonomilerinde bu yavaþlama daha az hissedilse de asýl yavaþlama ABD’de hissedilecek görünüyor. Üstelik ABD dünyanýn en büyük ekonomisi olduðundan, bu tüm dünyayý etkiliyor.
Baþkanýn hükümete sunduðu tablo aslýnda IMF’nin ocak ayýnda geliþtirdiði tahminler. Ancak eðer IMF tahminleri isabetli ise neden bu denli sýk ve yüksek ölçekte tahmin deðiþtiriyor? Ya çok büyük ve beklenilmeyen bir deðiþiklik oldu ya da IMF tahminleri aslýnda hiç de isabetli deðil.


Küresel büyüme sadece yüzde 1.8
Geçen hafta Milliyet’te Birleþmiþ Milletler’in büyüme hedeflerinin de bir hayli karamsar olduðu yer alýyordu. BM dünya ekonomisinin bu yýl sadece yüzde 1.8 büyüyeceðini öngörüyor. 2007 yýlýnda dünya ekonomisinin yüzde 4.9 büyüdüðü göz önüne alýnýrsa bu muazzam bir daralma anlamýna geliyor. Üstelik bu durgunluk kolay atlatýlacak gibi de durmuyor; çünkü 2009 yýlýnda küresel büyüme hýzý biraz toparlanacak ama sadece yüzde 2.1 olacak.
Ýlginçtir, BM de geliþmekte olan ülkelerin bundan pek etkilenmeyeceðini hesaplýyor. Oysa biz farklý düþünüyoruz. ABD ekonomisi yavaþlayacaksa, Çin nasýl büyüyecek? Çünkü ABD ithal etmezse, Çin malýný nereye satacak?
Gerçi, BM raporunda bu ülkelerde de bir yavaþlama bekleniyor. Ama bunun durgunluk boyutuna ulaþmasý beklenmiyor.
Örneðin bu ülkeler (özellikle Çin ve Hindistan’dan sürüklenerek) 2007 yýlýnda yüzde 7.3 büyümüþtü. 2008 yýlýnda ise bunun yüzde 5’e, daha sonraki yýl da yüzde 4.8’e düþmesi bekleniyor. Dikkat ediniz, dünya yavaþça toparlanýrken bu ülkelerdeki iniþin sürmesi bekleniyor.
BM raporunun iþaret ettiði bir baþka konu da ABD’de yaþanan mortgage krizinin daha da derinleþmesi ve yayýlmasý halinde, bundan hem geliþmekte olan ülkelerin daha fazla etkilenmesi hem de küresel büyümenin yüzde 1.8’e deðil, 0.8’e kadar düþmesi bekleniyor. Tabii bu karamsar senaryo.
Bir de iyimser senaryo var. Eðer ABD hükümetinin ekonomiyi canlandýrmak için hazýrladýðý parasal ve mali önlemler paketi tüketimi canlandýrmaya yeter ve mali kesimde yeniden güven saðlanabilirse, bu yýl büyüme yüzde 2.8 bile olabilir.

ABD ekonomisi kilit
Analizlerin hepsi ABD ekonomisinde kilitleniyor. BM geçen yýl yüzde 2.2 büyüyen ABD ekonomisinin bu yýl yüzde 0.2 küçüleceðini düþünülüyor. Üstelik konut kesimindeki durgunluðun normal koþullarda 2009 yýlýnda da aþýlamayacaðý anlaþýlýyor. Bu nedenle 2009 yýlýnda orta senaryoya göre ABD ekonomisi sadece yüzde 0.2 büyüyecek.
BM, Japonya’da geçen yýl yüzde 2.1 olan büyümenin bu yýl yüzde 0.8, geçen yýl yüzde 2.6 olan AB ekonomik büyümesinin ise bu yýl yüzde 1.1 olacaðýný öngörüyor. Tabii ABD’nin mal ithalatý talebinin düþmesiyle geçen yýl yüzde 7.2 büyüyen dünya ticaret hacmi de bu yýlbaþýnda yüzde 4.7’e düþüveriyor.
Bizim için bunun anlamý þu; dünya daralýrken bizim ekonomimiz (özellikle de ihracatýmýz) daralacaktýr.
Kaynak:Milliyet

23-05-2008 07:36:52 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #133
RE: Medyadan Haberler 2008

Para politikasý ve enflasyon
23.05.2008 | Hasan Ersel | Yorum

TCMB Baþkaný'nýn bakanlar kuruluna yaptýðý 12 Mayýs 2008 tarihli sunumda, doðal olarak enflasyon üzerinde duruluyor. TCMB bu koþullar altýnda neyi yapabileceðini açýk bir dille ortaya koymuþ ve bunu yapmaktaki kararlýlýðýnýn da altýný çizmiþ ama bizlerden de sabýrlý olmamýzý istiyor.

Enflasyonu düþürmenin zaman alacaðý, en azýndan orta dönemli bir süreç olarak görülmesi gerektiðini de söylüyor ve diyor ki: "Para politikasý orta vadede fiyat istikrarý hedefine odaklanmaktadýr ancak içinde bulunulan konjonktür göz önüne alýnarak bu hedefe ulaþma süresi ile ilgili katý bir politika izlenmeyecektir. Zira arz þoklarýndan kaynaklanan enflasyon artýþýna sert tepki verilmesi iktisadi faaliyette ve göreli fiyatlarda arzu edilmeyen dalgalanmalara yol açabilecektir. Bu nedenle enflasyonun 2009 yýlýnýn sonunda hedefin üzerinde gerçekleþtiði bir çerçeve öngörülmektedir. Merkez Bankasý, belirsizliklerin ve risklerin arttýðý bu dönemde, enflasyonu kontrol altýnda tutacak ve orta vadede hedefe yakýnsamasýný saðlayacak, fiyat istikrarý konusunda elde edilen kazanýmlarýn korunmasýna odaklý politikalar izlemeye devam edecektir."

TCMB'nin bu sunumunda önemli gördüðüm iki nokta var: Bunlardan ilki, para politikasý yoluyla etkilenemeyecek fiyatlarýn enflasyon üzerindeki etkisinin artmýþ olmasý. Sunumdaki ifadeyle "...para politikasýnýn etki alaný dýþýnda kalan kalemlerin yýl sonu enflasyonuna katkýsý 2004-2006 döneminde yüzde 51 iken 2008 Nisan ayýnda yüzde 71'e yükselmiþ" olmasý. Bu kategoriye hangi tür fiyatlar giriyor? Sunumda bunun yanýtý "Gýda, enerji, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar" olarak verilmiþ. TCMB bunu mazeret bulmak için söylemiyor. Ýçinde bulunduðumuz koþullar böyle! Bu, para politikasýnýn enflasyon üzerindeki etkisinin sýnýrlý kalmasý anlamýna geliyor. Bunu giderecek politika tasarlamak kolay bir iþ deðil. Ancak TCMB'nin yönetilen/yönlendirilen fiyatlara dikkati çekmesi de bir uyarý olarak alýnmalý. Bu fiyatlarýn belirlenmesinde siyasal kaygýlar önem taþýyor. Bu söz konusu fiyatlardaki ayarlamalarýn bazen geciktirilip toptan yapýlmasý þok etkisi yapýyor, fiyat dalgalanmalarýna yol açýyor. TCMB'nin bundan kaçýnmak gerektiðini ima ettiðini düþünüyorum. Öte yandan bu tür mal ve hizmetlerin sunumunda verimlilik artýþlarýna önem verilmesi gerektiði de açýk. Bu da TCMB'nin mikro düzeyde yapýsal düzenlemeler yapýlmasý gereðine iliþkin görüþünün önemli bir gerekçesi.

Ýkinci nokta enflasyonu düþürmenin maliyetiyle ilgili. TCMB bu açýklamasýyla önümüzdeki dönemde enflasyonu düþürmenin toplumsal maliyetinin ciddi olabileceðini, bu nedenle de bazý politika seçeneklerinin artýk yapýlabilir olmaktan çýktýðýný söylüyor. Bu açýklamanýn iki yönü var. Bir kere TCMB enflasyonun kolayca, kendiliðinden ve bizlere hiçbir maliyet yüklemeden düþeceði gibi bir düþ kurmaktan vazgeçmemizi öðütlüyor. Ýkinci yön ise olumlu bir bakýþý yansýtýyor. TCMB, bazý eleþtirenlerin iddialarýnýn tersine, bu toplumsal maliyetin ne kadar olacaðý, ne biçimde ortaya çýkacaðý gibi sorulara kayýtsýz olmadýðýný, tam tersine karar alýrken bunlarý hesaba kattýðýný söylüyor. Örneðin, TCMB'nin "istihdam artýþý saðlamak" diye bir görevi yok. Ama bu "fiyat istikrarýný saðlarken alýnacak kararlarýn istihdam üzerindeki etkilerini göz önüne tutmayý" dýþlamýyor. Enflasyon hedeflemesi yaklaþýmý da zaten bunu öngörüyor. TCMB bizlere, daha önce de yaptýðý gibi, bundan sonra da bu noktaya dikkat edeceði sözünü veriyor. Hükümete düþen ise maliye politikasýný enflasyonu düþürmenin toplumsal maliyetini azaltacak ve kalan maliyeti hakkaniyete uygun olarak çeþitli toplumsal gruplar arasýnda daðýtacak biçimde yürütmek. Sanýldýðýndan zor bir görev!
Kaynak:Referans

23-05-2008 07:38:06 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #134
RE: Medyadan Haberler 2008

Yabancýya dolar bazýnda % 42, yerliye '?'
23.05.2008 | Yiðit Bulut | Yorum

Yetkisi olmayan bir kurum yýllarca RTÜK denetiminde olan televizyonlara reklam vererek para topluyor, bazý kurumlar çarpýklýklarý daha 1989'da tespit ediyor, fakat devletin hiçbir kurumu ve hükümetler buna dur demiyor.

Ben piyasa maðduruyum, sizler de piyasa maðdurusunuz, hatta bu ülkede yerli yatýrýmcý sýnýfýnda olan herkes piyasa maðduru. Neden mi? Tek bir detay vereyim. Kendi ülkenizde hazine bonosu ve hisse senedini vergisiz alamýyor ve ayný enstrümaný dolar bozdurup kullanýp, daha düþük kurdan bir de vergisiz alýp, giden yabancýlarý seyrediyorsanýz, sizler-bizler piyasanýn maðdurlarýyýz. Ýþin bir de yabancý sýcak paracýya giden kârýn bizim cebimizden çýktýðý gerçeði var ki, orasý ayrý bir facia.

Yatýrýmcý yok edildi
Peki sermaye piyasalarýnda bugüne kadar yok edilen yerli yatýrýmcýlar! Onlar maðdur deðil mi!
Hemen arz edeyim. Demirbank, Sabah Yayýncýlýk, Medya Holding, Çukurova, Kepez gibi halka açýk þirketlerde paranýzý, varlýðýnýzý devletin verdiði yetkilerle yapýlan iþler sonucu birilerine kaptýrdýysanýz, devletin verdiði yetki ile açýlan ve yine bu yetki ile para topladýðýný sandýðýnýz Ýmar Bankasý'na yatýrdýysanýz, daha açýkçasý, hâkim ortaklar tarafýndan tasarruflarýnýz transfer edildiyse, onlara da piyasa maðduru diyebiliriz.
Bu noktada aklýnýza þu soru gelebilir: Daha somut örneklerle konuyu açabilir miyiz? Açarýz. Devletin halka açýlma izni verdiði Demirbank, bugün yabancý bir banka olarak takýr takýr iþliyor. Sabah, Tasarruf Mevduatý Sigorta Fonu (TMSF) tarafýndan satýldý, geri alýndý, yeniden satýþa çýkýyor ve alýcý baþka bir þirket adý altýnda yeniden halka açýlmaya hazýrlanýyor. Bu örneklerin en önemlisi ve bence en vahimi devletin borç kâðýdýný satan Ýmar Bankasý'ndan bono alanlar, ellerinde kâðýtlar sokaklarda geziyor. Kimse dönüp bakmýyor. Ne dersiniz, bu kadar somut örnek yeter mi?

Ayýplar düzeltilmeli
Deðerli dostlar, Sabah ve Demirbank'ýn durumunu birçok yazýda ele aldýðým için bugün konuya Ýmar Bankasý merkezli devam etmek ve soru-cevap yöntemiyle konuyu açarken, bu maðdurlarý unutanlara yeniden çaðrýda bulunmak istiyorum: Piyasanýn ayýplarý düzeltilmeli.
Soru 1: Suçlu kim?
Bu uygulama ile devletin banka açma yetkisi verdiði, bono satma yetkisi olup olmadýðýný kontrol etmek zorunda olduðu bir kurumdan, Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'nin bonosunu aldýðýný düþünenler, cezalandýrýlmýþ oldu. Alým yapanlar devletin mevduat toplama yetkisi verdiði bir kapýdan girdiler ve üzerinde T. C. damgasý olan borçlanma kâðýtlarýný aldýlar. En azýndan öyle sandýlar. Çýkarýlabilecek sonuç: Devlet, bir kuruma para toplama yetkisi gibi modern dünyada aslýnda para basma-para yaratma yerine geçebilecek bir güç veriyorsa ve bu kurum da bunu halka karþý kullanýyorsa, birincil sorumluluk yetkiyi verenindir.

üphelenmek devlete düþer
Soru 2: Peki bu ödememe durumu, "hakça" bir yaklaþým mý?
Vatandaþýn haklarýný koruyan ve bugünden yarýna deðiþmeyen dinamikler hükümetlerin deðil, devletin devamlýlýðý ilkesine baðlýdýr. Devletin devamlýlýðý ise ne yapalým bir önceki hükümet denetlememiþ, suçluyu bulun gibi bir açýklama ile geçiþtirilemeyecek kadar ciddi bir iþtir. Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'nin bonosunu sattýðýný iddia eden, yýllarca televizyonlarda reklam yapan bir kurumdan acaba yetkisi var mý diye þüphelenmek vatandaþa deðil, ilk önce devletin kurumlarýna ve siyasi otoriteye düþer. Bu noktada bir ayrýntýnýn da altýný çizmekte yarar var. Devletin kurumlarý ve bürokratlarý görevlerini yapmýþ fakat siyasi otorite baský yaparak süreci engellemiþse, bu çok daha vahim ve telafisi olmayan bir suçtur.

Sistem maðdur üretiyor
Çýkarýlabilecek sonuç: Olmayan bonolar satýlýrken medya kanallarý kullanýlýyor ve yapýlan reklamýn altýndaki tezler doðru mu diye yetkili kurumlar tarafýndan sorgulanmýyorsa, devlet bonosu satýþý için yapýlan bir reklamýn içeriðinin sahte olabileceði vatandaþýn aklýna gelebilecek en son ihtimaldir. Ortada çok vahim, hatta kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir skandal var. Yetkisi olmayan bir kurum yýllarca Radyo Tevlevizyon Üst Kurumu (RTÜK) denetiminde olan televizyonlara reklam vererek para topluyor, bazý kurumlar çarpýklýklarý daha 1989'da tespit ediyor, fakat devletin hiçbir kurumu ve hükümetler buna dur demiyor.
Sonuç: Maðdur üreten bir finansal sistemde, yerli halka stopaj yabancýya buyur gibi fazladan ayýplar da var ise, orada oturup, düþünmek gerekir. Ben elimden geldiðince yazdým, destek sizden!
Kaynak:Referans

23-05-2008 07:39:17 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #135
RE: Medyadan Haberler 2008

Petrol fiyatý 500 dolara çýkabilir ama 70 dolara da inebilir
23.05.2008 | Sýla Özçelik | Analiz


Petrol fiyatlarý sadece mayýsta yüzde 20 yükseldi. Kimse artýk petrolün geleceðine iliþkin baþarýlý bir fiyat tahmini yapamýyor. Kimi fiyat düþer derken, kimi de 500 dolardan söz ediyor.

2007'nin baþýndan bu yana ikiye katlanan petrol fiyatlarý, varil baþýna 135 dolarý aþarak tarihi rekorunu kýrdý. OPEC, dün yaptýðý açýklamada "Fiyatlarýn birliðin kontrolü dýþýna çýktýðý"ný iddia etti. Petroldeki rekorun üstüne ABD Merkez Bankasý'nýn (FED) "yüksek enflasyon ve düþük büyüme" uyarýsý yaptýðý 29-30 Nisan toplantýsý tutanaklarý da eklenince piyasalarda 1970'lere benzer bir stagflaysonun yolda olduðu endiþeleri arttý.
Petroldeki asýl sorun ise, geleceðine iliþkin baþarýlý bir fiyat tahmininin yapýlamýyor olmasý. Dünyanýn en ünlü emtia uzmanlarý bile petrol fiyatlarýna iliþkin tahminlerinde derin görüþ ayrýlýklarý yaþýyor. Biri petrolün önümüzdeki bir kaç yýl içinde 70 dolara kadar ineceðini, diðeri 500 dolarý bile geçeceðini savunuyor. Uzmanlara göre tahminlerin bu denli birbirinden ayrýþmasýnýn temelinde piyasadan net bilgi akýþýnýn gelmeyiþi bulunuyor. Petrol stoklarýna iliþkin net veriler olmadýðý için stoklardan gelen beklenmedik bir artýþ ya da azalýþ fiyatlarýn yeni rekorlar kýrmasýna neden oluyor. Üretim, tüketim ve yeni petrol sahalarýna iliþkin veriler de yok denecek kadar az.

Biri 70, diðeri 500 dolar olur diyor
Bu ay içinde yüzde 19 yükselen petrol fiyatlarý üzerinde son aylarda en fazla baský yaratan faktörlerin baþýnda "güvenli liman arayýþý" geliyor. ABD Merkez Bankasý'nýn (FED) faiz indirimleri ile euro karþýsýnda kan kaybeden dolardan kaçan küresel yatýrýmcýnýn vadeli petrol kontratlarýna sýðýnmasý fiyatlarý körüklüyor. Ancak artýk petrolün geleceðine iliþkin baþarýlý bir fiyat tahmini yapýlamýyor olmasý kafalarý iyice karýþtýrmaya baþladý. Bir hafta önce yatýrým bankasý Goldman Sachs'ýn yýl sonu için yaptýðý 141 dolarlýk tahminin gerçekleþmesi de en fazla bir kaç hafta ileride gibi.
Businessweek'de yer alan bir habere göre dünyanýn en ünlü emtia uzmanlarý bile petrol fiyatlarýna iliþkin tahminlerinde derin görüþ ayrýlýklarý yaþýyor. Yatýrým bankasý Lehman Brothers'dan Ed Morse'un tahminine göre 2009 yýlýnda petrol fiyatý 83 dolara kadar düþecek. Simon&Co. International'dan Matthews Simmons'a göre ise 6 ila 4 yýl içinde petrol fiyatý 500 dolara kadar çýkabilir. Citi Futures Perspective'den Tim Evans petrolün 2008 sonunda 70 dolara kadar düþeceðini öngörürken, enerji sektörüne iliþkin nokta atýþý analizleri ile bilinen Plats'den Larry Chorn ise 2012'de fiyatlarýn 140 dolar civarýnda olacaðýný iddia ediyor. The Wall Street Journal ise bu durumu þu þekilde açýklýyor; "Petrol fiyatý için ya aþaðý ya yukarý, ama kesinlikle iki yönden birinde bir düzeltme yakýn".

Veri yetersizliði ani tepki nedeni
Uzmanlara göre tahminlerin bu denli birbirinden ayrýþmasýnýn ve en ufak bir geliþmede piyasanýn aþýrý tepkiler göstermesinin temelinde piyasadan net bilgi akýþýnýn gelmeyiþi bulunuyor. Petrol stoklarýna iliþkin net veriler ve istatistikler olmadýðý için stoklardan gelen beklenmedik bir artýþ ya da azalýþ petrol fiyatlarýnýn yeni rekorlar kýrmasýna ya da ani düþüþler göstermesine neden oluyor.
Üretim, tüketim ve yeni petrol sahalarýna iliþkin veriler de yok denecek kadar az. Var olanlar da çok güvenilir deðil. Örneðin dünyanýn en büyük enerji tüketicisi olan Çin'den gelen petrol talebi ya da tüketimi verilerinin þeffaflýðýna iliþkin þüpheler var. Özellikle hem üretim hem de tüketimde birinci sýralarda yer alan Çin, Hindistan ve Ortadoðu ülkelerinde hükümetler stratejik sebeplerden ötürü üretimlerine iliþkin ya net bilgi vermek istemiyor ya da veri tabanlarýný yeteri kadar geliþtirmiyor. Petrol stoklarýna iliþkin en iyi veriler ise Fransa, ABD, Ýngiltere ve Japonya'da tutuluyor. Ancak bu ülkelerin hiç biri petrol pastasýnda küresel üretimi etkileyecek kadar önemli bir paya sahip deðil.
Dünya petrol üretiminin önemli bir bölümünü elinde bulunduran OPEC'in 13 üretici ülkesinden de çoðu zaman güvenilir üretim verileri gelmiyor. Çünkü bazý üyeler o yýl anlaþýlan kotanýn üzerinde üretim yaptýklarýnýn görülmesini istemiyor. Bu da üretim aslýnda daha fazla olduðu halde daha düþük verilerin piyasada dolaþmasý anlamýna geliyor.

Mevcut tabloda Türkiye'nin cari açýðý 65 milyar dolarý bulur

Gýda canavarýnýn uyanmasý 1970 stagflasyonu ile en büyük fark

* Bugünün 1970'lerdeki stagflasyondan en büyük farký gýda fiyatlarýnýn da enflasyon üzerinde baský yaratýyor olmasý.
* 1970'lerde ücret artýþlarýnýn ikincil etkileri olarak gelen bir enflasyon sorunu gündemdeydi. Þimdi ise doðrudan enerji ve gýda fiyatlarýndan kaynaklanan bir kriz söz konusu.
* 1970'lerde yaþanan, petrol þokundan kaynaklanan bir stagflasyondu. Þu anda petrol þoku boyutunda olmasa da OPEC'in üretimi artýrmamakta diretmesi bir risk.
* 1970'lerde petrol tam anlamýyla "tek yakýt"tý. Þimdi mýsýr ve soya fasülyesinden üretilen etanol petrole yeni rakip olarak piyasada. Bu da tarýmsal emtianýn fiyatýnýn katlanmasýna sebep oluyor. Dolayýsýyla 1970'lerde görülmeyen bir tarýmsal ürün enflasyonu görülüyor.
* 1970'ler ile þu an arasýndaki en büyük fark FED'in enflasyonu aþaðý çekmek konusunda çok daha kararlý olmasý. Ancak o dönemde de þimdi de enflasyon için çözüm olarak faiz artýrýmý görülüyor. FED henüz artýrýma baþlamadý ancak indirimlerinde sona geldi.
* 1970'lerde ABD'de enflasyon iki haneli rakamlara ulaþmýþtý, þu andaki durum ise o kadar korkutucu deðil.
Kaynak:Referans

23-05-2008 07:41:32 AM
Tm Mesajlarn Bul Alnt Yaparak Cevapla
deks
Moderators


Mesaj Says: 916
Grup Moderators
Katlm: Mon Sep 2007
Durum: evrimd
Rep Gc: 5
Mesaj: #136
RE: Medyadan Haberler 2008

Borsalar neden geriledi..?
Salih Neftçi


Bu aralar yazýlarý Asya’da mekik dokurken yazma durumundayýz. Aslýnda bir köþe yazarý açýsýndan hiç de kötü bir þey olmadýðýný öðreneli çok oldu. Her gün 2-3 saatlik bir uçak yolculuðu yapma zorundaysanýz...Uçaða biner...Bilgisayarýný açar ve baþlarsýnýz köþe yazýlarý kaleme almaya.

Köþe yazýlarý diyoruz...

Çünkü bizim Çin’deki makaleler bu hafta yeniden baþladý. Bir yýla yakýndýr Çin’deki gazete ile p