Bu Konuyu Görüntüleyenler
 1 Misafir

Cevapla  Konu Gönder 
Selim Işıklar
Yazar Mesaj
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #1
Selim Işıklar

Zaman Gazetesi yazarı Selim Işıkların Haftalık Yorumlarını buradan takip edebilirsiniz.


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

23-09-2007 19:41:08 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #2
Yatırımcı, ABD'nin Faiz Kararını Bekliyor

Yatırımcı, ABD'nin Faiz Kararını Bekliyor

On dört ay aradan sonra sürpriz bir şekilde Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun kısa vadeli faiz oranlarını 0,25 baz puan indirmesi ve borç verme oranını 17,50'den 17,25'e çekmesi piyasalara olumlu yansıdı.

Ağustos ayında dünya finans piyasalarındaki olumsuz gelişmeler ve büyümelerdeki yavaşlamanın etkisiyle önemli merkez bankaları faiz artışlarına ara verdi. Ayrıca ABD Merkez Bankası FED'in eylül ayında faiz indirimlerine başlayacağı beklentileri de söz konusu oldu. Gelişmeler karşısında Türkiye Merkez Bankası, ani bir kararla faizleri indirdi.

Bu kararın ardından Borsa'da alımların hızlandığı gözlendi. İlginç olan Avrupa borsalarının yüzde 2'lere varan düşüşlerinin yaşandığı sırada İMKB'nin 50 bin puanın üstüne çıkarak ters yönde hareket etmesiydi. Ancak Borsa'daki yüzde 1,9'luk yükselişe rağmen gün boyu işlem gören 345 hisse senedinin sadece 96'sının değerinin artması, 154'ünün değer kaybetmesi ve 95 hissenin bir önceki günle aynı fiyatta kalması gözlerden kaçmadı.



Yükselen hisselerin büyük bir bölümünün bankacılık sektörü ve holding hisseleri olmasında faiz indiriminin etkisi olduğunu düşünüyorum; zira faiz indirimlerinin banka bilançolarına olumlu yansımaları olacaktır. Merkez Bankası'nın kararı sonrası yabancı alım emirleriyle bir günde Borsa'ya 100 milyon YTL'ye yakın bir para girişi yaşandı. Ağustos ayı başından bu yana Borsa'ya ilk kez ciddi sayılabilecek bir alım geldi. Bankacılık sektörünün yanı sıra Tüpraş, Ereğli Demir-Çelik, Koç Holding, Sabancı Holding gibi Borsa'nın önde gelen şirketlerinin çok iyi gelen bilançolarının da alımları tetiklediğini düşünüyorum.

Buraya kadar her şey normal ve akışında görünüyor. Beklentilerin asıl odak noktasını oluşturan ve 18 Eylül'de gerçekleştirilecek FED toplantısı öncesi İMKB'nin Avrupa borsalarının hızla gerilediği bir sırada olumlu bir tepki vermesi ve para girişinin yeniden başlaması, umut verici bir gelişme. Şimdi gözler, önümüzdeki hafta başta FED olmak üzere Japonya Merkez Bankası Boj ve Avrupa Merkez Bankası ECB'nin alacağı faiz kararlarına çevrildi. Son bir aydır borsaların toparlanmasında etkili olan FED'in faiz indirim kararı, salı günü yapılacak toplantıda ele alınacak. Beklenti 0,25'lik bir indirim olacağı yönünde. Ama ABD 10 yıllık tahvillerindeki son duruma baktığımızda (yüzde 4,46) indirimin 0,50 olması da kuvvetli bir ihtimal olarak görülüyor. Uluslararası piyasalarda spekülatörler, çıkacak kararı adeta tetikte bekliyorlar. Altın ve petrol fiyatlarının yeni rekorlara tırmanıp tırmanmayacağı ve doların başta yerel para birimlerinin yanı sıra Euro ve yen karşısındaki değer kaybının devam edip etmeyeceği de büyük ölçüde bu karara bağlı olacaktır. İMKB endeksinin, salı gününe kadar rahat hareket etse de 52 bin puana yaklaştıkça bir stres yaşayacağı muhakkak.

Durgunluk endişesi

Daha geniş bir perspektifte baktığımızda ise dünya ekonomilerinde başlayan resesyon (durgunluk) endişelerinin sürekli dile getirilerek enflasyon risklerinin geri planda tutulacağı bir döneme giriyoruz. Böylesi dönemlerde yine sert dalgalanmalara yol açacak verilerin gelebileceği unutulmadan hareket edilmelidir. Açıkçası borsaların hızlı bir yükseliş yaşadığı, yerel para birimlerinin hızla değer kazandığı durumlarda özellikle borsalarda kredili alımların hızlandığını görürüz. İşte tehlike o zaman başlar. Yatırımcılar için büyük risk olarak gördüğümüz menkul kıymetleri kredili alma şeklinin arttığı sırada olumsuz haberlerin de art arda gelme ihtimalinin arttığını gözlemlemekteyiz. Bu sebeple emanet parayla veya ev, araba satarak Borsa'ya girmenin yanı sıra kredi alarak Borsa'da işlem yapmanın sakıncalı olduğunu düşünüyoruz. Teknik olarak endeksi incelediğimizde 49.300-50.500 puanın aşılmasıyla 52.300 puanın yeniden gündeme girdiğini söyleyebiliriz. Beş günlük ortalamaları 49.500 puanın üstünde kalındığı sürece endeksin gücünü koruması beklenebilir. Eğer 52.300 puan test edilir, kırılamazsa bu defa sert bir düşüş kaçınılmaz olacaktır. Uluslararası borsalardaki gelişmeler ve gelebilecek veriler dikkatle izlenecektir. Özellikle FED toplantısı beklentisinin sona ermesi başlı başına bir satış sebebi olmakla beraber, ardından gelecek enflasyon verileri ve konut piyasası verileri dikkatle izlenecektir.



Altın son 16 ayın zirvesinde

12 Mayıs 2006 tarihinde 714 dolar kapanışı ile tarihî bir zirve yapan altın fiyatları daha sonra inişli çıkışlı bir grafik izleyerek 540 dolar ile 692 dolar aralığında dalgalanmıştı. Ağustos ortasında ABD konut piyasasında başlayan sorunların bir likidite krizine yol açmasıyla birlikte merkez bankaları para musluklarını açtı. Ayrıca faiz artırımlarına bir süre son verecekleri sinyalini verdiler. Belki de en önemlisi ABD Merkez Bankası FED'in 18 Eylül'de yapacağı toplantıda 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapacağı beklentileri, doların hızla gerilemesine karşılık altının ons fiyatının hızla yükselmesine yol açtı. Daha önceki zirve kapanışı 714 doları hafta içinde test eden altın fiyatlarının salı gününden sonra gerileme yaşamasını bekliyorum.



OPEC'in artış kararı etkilemedi

Dünya petrol arzının yüzde 40'ını karşılayan OPEC ülkelerinin Avusturya'nın başkenti Viyana'daki toplantısında son dakika gelişmeleriyle 500 bin varillik artış kararı çıktı. Ancak günlük petrol talebinin 85,9 milyon dolar olduğunu ve talebin artarak devam edeceğini düşündüğümüzde artış kararının pek de etkili olmadığı görülüyor. Zira kararın ardından petrol fiyatları 77 dolardan 80 dolara kadar çıktı. 12 Eylül Çarşamba günü açıklanan ABD ham petrol stoklarının beklenenin çok üstünde 7,1 milyon varil azalması ve Meksika Körfezi'ndeki Humberto Kasırgası da fiyatların yükselmesinde etkili oldu. Önümüzdeki hafta FED toplantısından çıkacak kararı bekleyen tüm piyasalar gibi petrol fiyatlarının da benzer eğilimler göstermesi beklenmelidir. Genel beklenti petrol fiyatlarının 80 dolarda fazla kalmayacağı yönünde.

GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ
Değer kazananlar (%)
01 - S. Pamuklu 51,63
02 - Bisaş Tekstil 22,22
03 - Karsu Tekstil 18,10
04 - Pera GMYO (Y) 18,02
05 - Varlık Yatırım Ort. 17,30
06 - Pera GMYO 15,79
07 - Koza Davetiye 14,83
08 - Banvit 14,69
09 - Akal Tekstil 13,48
10 - Eminiş Ambalaj 13,30

Değer kaybedenler (%)
01 - Euro MKYO -27,22
02 - T. Kalkınma B. -15,22
03 - Merkez BTYO -9,01
04 - Kelebek Mobilya -8,32
05 - Otokar -8,10
06 - Tek-Art Turizm -6,79
07 - Link Bilgisayar -6,49
08 - Serve Kırtasiye -6,35
09 - Tekstil Fin. Kir. -6,25
10 - Coca Cola İçecek -6,25

Kaynak : Zaman Gazetesi 16.09.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

Bu Mesaj 23-09-2007 19:44:22 PM değiştirilmiştir. Değiştiren... : ToKoBa.

23-09-2007 19:43:42 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #3
Parayı Yöneten Spekülatörler Hisse Aldı

Parayı Yöneten Spekülatörler Hisse Aldı

New York Borsası Dow Jones başta olmak üzere endeksler ABD Merkez Bankası FED'in 0,50 baz puanlık faiz indirimi sonrası hızla yükseldiler. Birçok borsa geçen temmuzda ulaştıkları zirve noktalarını yakalamak üzere.

Hatırlatacak olursak Dow Jones, temmuz ayında rekor seviyesi olan 14 bin puanı görmüş, daha sonra hızla gerileyerek 12 bin 500 puana düşmüştü. Geçen haftaki yarım puanlık faiz indirimi kararından sonra kapanışta 13 bin 820 puanı bularak bir önceki zirve noktasına bir adım daha yaklaştı.

Aynı şekilde gelişen piyasalardan bir örnek verirsek Brezilya borsası Bovespa endeksi temmuzda 58 bin 124 puana kadar ulaştıktan sonra 45 bin puana gerilemişti. Bu borsa da haftayı yükselişle kapatarak zirveye iyice yaklaştı (57,798). İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 100 endeksi de diğer borsalar gibi çarşamba gününden itibaren hızla yükselerek 54 bin puanı gördü. İMKB endeksi temmuzda 56 bin puana kadar yükselmişti.



Dünya borsaları 18 Eylül'deki FED kararının ardından hızla yükseldiler. Hiç şüphesiz bu sıçramada, ABD ekonomisinde başlayan büyümeye yönelik endişelerin önüne geçilmesi etkili oldu. Eğer FED 0,50 değil de 0,25'lik bir indirime karar verseydi böylesi bir yükseliş yaşanamazdı. Hatırlayacaksınız, piyasa beklentileri 0,25 baz puanda tutulmuştu; ancak olması gereken ve kuvvetli bir ihtimal olarak gördüğümüz yarım puanlık indirim borsaları coşturdu. 2007 zirve noktalarına yükselen borsalardaki bu yükseliş iştahı devam mı edecek, yoksa yıl içinde olduğu gibi bir düzeltme hareketi mi olacak? Bu sorulara cevap bulmaya çalışalım. Ayrıca banka hisselerinin dışında hangi sektör hisseleri önümüzdeki dönemde de revaçta olacak, kısaca bir göz atalım. Borsaların lokomotifi konumunda bulunan Dow Jones endeksini incelediğimizde genellikle zirve noktalarını aşarak yükselişe devam ettiğini görüyoruz. Bu endeksin 14 bin puanı kırıp kırmayacağı oldukça önemli. Kilit borsa konumunda bulunan bir diğeri ise Çin Shanghai Borsası. Temmuz ayında 3 bin 700 puanda başlayan yükselişini 5 bin 500 puana kadar sürdürerek yüzde 50'ye yakın bir getiri sağlaması her an ciddi bir gerilemenin yaşanabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. İMKB endeksinin hafta içinde yine 50 bin 500 puanda boşluk bırakarak 3 bin 500 panlık bir yükseliş yaşadığını göz önüne alırsak 55.000-56.000 puan aralığına kadar yükselse de boşluğu doldurmak zorunda olduğu unutulmamalıdır.

Bundan öncekilerde olduğu gibi bu yükseliş dalgasında da faiz indirimi sonrası kârlılıklarının artacağı düşünülen banka ve holding hisselerine yönelik alımlar etkili oldu. Holding hisselerinin yanı sıra yine elektrik ile ilgili enerji şirketleri zam beklentisiyle hızlı yükseldi. Önümüzdeki hafta kısa sürebilecek bir yükselişin ardından ucuz kalan sektör ve hisselere yönelik alımlar devam edebilir. Benim tahminim Migros'un satış süreci etkisiyle perakendecilik sektörü hisselerinde bir canlılık yaşanabilir. Endeksin zirve noktalarına yaklaşması sebebiyle daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki hafta çarşamba gününden itibaren gelecek ABD ikinci el konut satışları ve yeni konut satışları izlenecek. Ayrıca büyüme verileri ile şirket kârlılıkları açıklamaları bazı kırılmaları da beraberinde getireceği gibi olumlu havanın bir süre daha devam etmesini de sağlayabilir. Ancak sonuçta bir düzelme hareketinin yakın olduğunu düşünüyorum. Son bir ayda yabancı yatırımcıların yoğun bir şekilde alıma geçtiği bir gerçek. Ancak maliyetlerinin de şu anki fiyatlarına göre ucuz kaldığını unutmamak gerekir.

Dünyada oluşan likidite bolluğu devam ettiği sürece dünya piyasalarını yöneten para spekülatörlerinin rahat durmadığı, en olumsuz bir anda alıma geçtikleri, en olumlu sandığınız bir sırada satışa geçtikleri bir ortamdayız. Ağustos başında dünyanın adeta bir kriz içindeymiş gibi gösterildiğini unutmayalım. Tam o günlerde dünya para piyasalarını yöneten spekülatörler hisse senedi piyasasında alıma geçtiler. Ancak aynı spekülatörlerin önümüzdeki günlerde ortam ne kadar olumlu da olsa kârlarını yeterli görerek veya yeni bir bahane uydurarak, hisse senedi piyasalarında, altın ve petrolde de satışa geçmeleri sürpriz olmayacaktır.



Dolar 1,20'nin altına inebilir

Dolar, lira karşısında en son 16 Haziran 2001'de gördüğü en alt seviyelerine kadar geriledi. Uluslararası piyasalarda doların önlenemeyen değer kaybının etkisi ve gelişmekte olan ülke piyasalarına devam eden para akışı ile YTL de değer kazanıyor. ABD'nin faiz indirimi kararının ardından YTL karşısında da adeta eriyen dolar, son 6 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Merkez Bankası'nın müdahalesi olmadığı sürece dolardaki kan kaybı süreceğe benziyor. Dolar önümüzdeki haftalarda 1,2 YTL'nin bile altına gelebilir. Bu hafta açıklanacak önemli ekonomik veriler ve enflasyona ilişkin endişelerle dolar bir miktar toparlanabilir. Teknik olarak 1,244-1,287 kısa vadeli tepki yükselişlerinde görülebilecek seviyelerdir. Uluslararası piyasalarda Euro-dolar paritesi de rekor kırarak 1,412 seviyesine kadar yükseldi ve haftayı 1,4092'den kapattı.



Kâr satışlarına hazırlıklı olun

ABD Merkez Bankası FED'in 18 Eylül'deki toplantısında faiz oranlarını 50 baz puan indirmesi, altın fiyatlarına olumlu yansıdı. Çarşamba gününden itibaren yükselişini hızlandıran ons perşembe günü 738, cuma günü ise 739,8 dolara kadar yükseldi. FED yetkililerinin enflasyona ilişkin endişeler taşıdıklarını açıklamalarının ardından ise geriledi. Hafta içinde son 28 yılın en yüksek seviyelerini görerek 740 dolara ulaşan altın, bu seviyelerde satış baskısıyla karşılaşabilir. 5 günlük hareketli ortalaması 725 dolarda bulunan altının ons fiyatının 22 günlük hareketli ortalaması 693 dolarda bulunuyor. Doların değer kaybıyla bağlantılı yükselişte altın, önümüzdeki hafta içinde açıklanacak ABD ikinci çeyrek büyüme rakamları, ikinci el ve yeni konut satışları verilerini izleyerek yön bulacaktır.

GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ

Değer kazananlar (%)

01 - S. Pamuklu 71,18
02 - Altınyıldız 39,02
03 - İhlas Holding 36,25
04 - İhlas Ev Aletleri 28,00
05 - TEB 20,71
06 - Sönmez Flament 20,57
07 - Bumerang 16,49
08 - Y ve Y GMYO 16,07
09 - Sağlam G. M. 15,45
10 - Dentaş Ambalaj 14,79

Değer kaybedenler (%)
01 - Bisaş Tekstil -50,91
02 - Taksim Y. Ort. -16,13
03 - Ray Sigorta -8,39
04 - Y. Kredi Sigorta -7,41
05 - Çelebi Hava Ser. -7,33
06 - Euro MKYO -7,32
07 - Pınar Et-Un -6,17
08 - Kristal Kola -5,26
09 - Vakıf Fin. Kir. -4,96
10 - Akal Tekstil -3,75
Kaynak : Zaman Gazetesi 23.09.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

23-09-2007 19:47:23 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #4
Dolardan Kaçan Yabancı Yatırımcılar Soluğu Gelişen Piyasalarda Alıyor

Dolardan Kaçan Yabancı Yatırımcılar Soluğu Gelişen Piyasalarda Alıyor

16 Ağustos'tan bu yana soluksuz bir şekilde düşüş yaşayan dolar, Euro karşısında yüzde 6,5, altına göre yüzde 13 değer kaybetti.

Dolardan adeta kaçış yaşanırken, altın başta olmak üzere emtia piyasalarına doğru yatırım yapma eğilimi arttı. Bu arada birçok spekülatif fon yöneticisi, ABD'nin faiz indirimlerine başlayacağı beklentisiyle dolar satıp gelişen ülke piyasalarında hisse senedi, bono ve tahvil gibi enstrümanlara yöneldi. Geçen hafta ABD ekonomisinden gelen başta konut sektöründeki yavaşlamanın devam edip etmediğini gösteren ikinci el konut satışları, yeni konut satışları, kişisel gelirler ve harcamalara ilişkin veriler dikkatle takip edildi. Çıkan sonuç; ağustos ayında da yavaşlamanın sürdüğü idi. Bunu ABD Merkez Bankası FED'in faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik sinyali olarak algılayan piyasalar, iyimser hareketle yükselişlerini sürdürdü. Peki bu hareket böyle soluksuz devam eder mi, hiçbir düzeltme hareketi yaşanmaz mı?

Üç haftadır yazıyoruz; endeks 55 bin puana kadar yükselse de dikkatli olunmalıdır diye. Temmuz ayı içinde dile getirdiğimiz 60 bin puan hedefi belki yıl bitmeden de görülebilir. (Euro bazında endeksin rekoru 64 bin puan.) Ancak unutulmamalıdır ki; endeksteki yükselişler bir elin iki parmak sayısı kadar hisse senedinin endeks çarpanlarıyla gerçekleşiyor. Daha önce de örnek vermiştik, sadece bir banka hissesinin 2003 yılından itibaren kaydettiği yükseliş, endeksi 15 bin puan kadar etkilemişti. Birçok yatırımcı, kendi hissesinin endeksteki yükselişe oranla değer kazanmadığını söylüyor. Gerçekten de endeks, hisselerden daha hızlı yükselir. Borsamızda son bir aylık yükseliş 4 bin puanı buldu. Yine sadece 10 büyük hissedeki artış etkisi 3 bin 550 puandı. Açıkçası 200 milyar dolarlık değeri aşan borsamızda ilk 10 hissenin değeri toplam payın yüzde 50'sinin üzerinde. Bu durumda yabancı yatırımcı, derinliği ve piyasa değeri yüksek olan şirketleri tercih ederken küçük yatırımcılar belki de fiyatı düşük kaldığı için hâlâ piyasa değeri düşük kalan şirketlere yatırım yapıyorlar.

Orta ve uzun dönemde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) endeksinin çok daha yukarılara gideceği açık; ancak biz yine de kısa vadede bir geri çekilme olabileceğini, endeksin özellikle 50 bin puanda teknik olarak boşluk olarak adlandırdığımız noktayı doldurması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca birçok borsanın zirve seviyelerinde bulunması sebebiyle kâr satışına başlayan spekülatörlerin yeni bir alım fırsatı oluşturmak için kötümser senaryoları gündeme getireceği unutulmamalıdır. Yine hatırlatmalıyım ki; ana yükseliş trendi devam ediyor ve daha da devam edecek gibi görünüyor. Hedefe çok hızlı giden bir atlet gibi bir dinlenmeye ihtiyacı var sadece.

Önümüzdeki hafta Borsa 55 bin puanı aşmaya çalışabilir; ancak bu noktada bir zorlanma söz konusu olacaktır. Eğer dış borsalardaki yükseliş devam ederse belki yeni rekor seviyesi 56 bin 300 puan ve üstü test edilebilir; ancak geri çekilmelerde 53 bin 800 puan aşağı kırılırsa hızlı düşüşlere de hazırlıklı olmak gerekir. 5 günlük hareketli ortalama 53 bin 800; 22 günlük hareketli ortalama 51 bin 500, 50 günlük hareketli ortalama 50 bin 500 puanda bulunuyor. Endeksin destek noktaları 53 bin 800-51 bin 500, direnç noktaları 55 bin 150-56 bin 300 puanda bulunuyor.

Eylül-ekim aylarında en çok alınan hisse senetleri ve ortalama maliyetleri (YTL)

İş Bankacı © 6,7
Tüpraş 32
Koç Holding 6,2
Halkbank 8,9
Hürriyet 3,6
Yapı Kredi 3,8
Erdemir 10,6
Kardemir D 1,27
Albaraka Türk 5,25
Doğuş Oto 7,4

Altının onsu 850 dolara gidiyor

Ocak 1980'de 850 doları gören altının ons fiyatı, o tarihten bu yana gördüğü en yüksek seviyelere yaklaştı. İlginç olan; bugünkü yükselişte ne İran-Irak savaşı ne de Rusya'nın Afganistan'ı işgalinin etkisi var. Eski Yugoslavya devlet başkanı Tito'nun ölümü gibi bir durum da yok. Asıl sebep, dolardaki müthiş çöküş. ABD ekonomisinde devam eden durgunluk belirtileri ve özellikle negatif gelmeye devam eden ekonomik veriler, spekülatörlerin dolar satarak hisse senedi, altın, petrol ve gelişmekte olan ülke piyasalarından bono-tahvil almalarına yol açıyor. Bu süreç daha ne kadar sürebilir, bilinmez. Ancak artık dolar, dünya piyasalarının gözden düşen bir rezerv parası; birçok şirket artık dolardan Euro'ya geçiş yaparak risklerini dağıtmaya başladı. Bu şartlarda ABD'nin yeni faiz indirimlerine ihtiyaç duyması halinde zayıflayan dolar karşısında tüm birimler yükselecektir. Ancak müdahale olmazsa.

Petrol, Brezilya borsasını uçurdu

Son aylarda yabancı yatırımcıların bir numaralı adresi haline gelen Brezilya borsasında Bovespa endeksi, geçen hafta tüm rekorlarını altüst ederek 60 bin puanı aştı. Son bir aylık yükselişi yüzde 35'i bulan Bovespa'nın yükselişinde Moody's'in açıklamaları etkili oldu. Brezilya Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi ve hızla yükselen petrol fiyatları sebebiyle cari işlemler fazlası veren ekonomisinin siyasi gerilimlere rağmen sağlam durması yükselişte en büyük etken. Bu açıdan Türkiye'ye haziran-temmuz arası gelen yoğun para girişinin bir benzeri şimdi orada yaşanıyor ve performans bize göre biraz daha iyi. 2005 yılında da İMKB, Bovespa'nın 6 bin puan önündeydi. İMKB'nin 4 katına yakın bir değere sahip Bovespa'nın piyasa değeri 1 trilyon dolara yaklaştı. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artış, yatırımcıların bu piyasaya yönelmelerinde etkili oldu.
Kaynak : Zaman Gazetesi 30.09.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

30-09-2007 15:00:42 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #5
Tüm Rekorlar Kırılmadı; Yeni Hedef 62 Bin

Tüm Rekorlar Kırılmadı; Yeni Hedef 62 Bin

ABD Merkez Bankası'nın (FED) 18 Eylül'de yaptığı yarım puanlık faiz indiriminin ardından Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişen piyasalara yönelik para girişi devam ediyor.

Brezilya Borsası'nın geçen hafta tarihî zirveyi yakalamasından sonra bu hafta İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bileşik endeksi temmuzda gördüğü 56.300 seviyesini aştı. Yeni zirve, dolar ve YTL bazında en yüksek nokta olmasına karşılık henüz Euro bazındaki rekor geçilmiş değil. 17 Ocak 2000'de 37,365 Euro seviyesini gören endeks cuma günü 34,017 Euro'dan kapandı. Bu açıdan bakıldığında endeksin bu önemli para birimi karşısında rekorunu kırması için 62 bin puanı aşması şart. 16 Ekim'de toplanacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun vereceği faiz kararı öncesi endeksteki bu hızlı yükselişin en önemli sebebi beklentilerin çok üstünde bir indirim yapabileceği spekülasyonları oldu. Döviz fiyatları adeta tepetaklak giderken bono bileşik faizleri 26 Mayıs 2006'dan bu yana en düşük seviyelerine (yüzde 16,2) geriledi. Hafta içinde çok önemli bir ekonomik veri olmayışı, Avrupa ve İngiltere merkez bankalarının faiz değişikliğine gitmemesi ve ekim sonundaki ABD Merkez Bankası toplantısında faiz oranlarında yeni bir indirim yapılabileceği spekülasyonları da borsaların tarihî zirvelerini aşmasını sağladı. İMKB'nin hızlı yükselmesinde endeks hesaplamasında en etkili banka hisselerindeki alımların etkili olduğunu görüyoruz. Yabancı bir bankanın araştırma raporunda muhtemel faiz indirimlerinin bankaların kârına çok olumlu yansıyacağı ve bazı banka hisselerinin yüzde 30'a yakın değer kazanabileceğini vurgulaması yoğun alıma sebep oldu. Bu alımlar sonrası piyasa değerlerinde de çok ciddi yükselişler söz konusu oldu. İMKB'de işlem gören 343 hissenin toplam piyasa değeri 200 milyar doların biraz üstünde, endeksin en etkili ve piyasa değeri en yüksek 10 şirketinin piyasa değeri ise 150 milyar dolara ulaştı. Aynı durum Brezilya ve Çin borsalarında da yaşanıyor. Gelişmekte olan piyasalarda şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde fiyatlar yükseliyor. En önemlisi daha da yükselecek havası hakim. Borsa'nın yüzde 72'sine hakim olan yabancılar hâlâ seçici davranıyor, hatta alımlarını o kadar sınırlamışlar ki cuma günü işlem hacminin büyük bir bölümü ve net alımlar sadece 5 hissede gerçekleşti. Genele yayılan bir yükseliş gerçekleşmiş değil. Yerli yatırımcıların ilgisinin olmayışı ve İMKB 30 hisselerinin dışındaki şirketlerin hâlâ güvenli görülmeyişi bunda etkili oluyor.

Döviz açık pozisyonu olan şirketler 9 aylık bilançolarında yine yüksek kâr açıklayacak. Özelleştirmelerden şirket alan ve agresif büyüme modelini seçen bazı holding ve bu holdinglere bağlı banka hisselerinde genel yükselişlerin üstünde bir getiri kaçınılmaz gözüküyor. Bunun tam tersinde ise döviz pozisyonu olan borçsuz şirketlerde az kâr veya zararlar görülebilir. Yabancı yatırımcılar ve bunlara bağlı fonlar alım yaparken kârlılığa önem veriyorlar. Türk bankalarının gelecekte de yüksek kârlılık potansiyeli taşıması yabancı kurumsal şirketlerin ilgilerinin devamına yol açabilir. Hatta Türkiye'de piyasa değeri 1 milyar doların altında banka bulmak zorlaşacağı için yeni ortaklıklar ve satın almalar bu sektör için uzak gözükmüyor. Bu sektörün dışında demir-çelik, holding, sigorta ve enerji-maden sektörlerine yatırım yapan şirketler revaçta olmaya devam edecektir. Endeksin önümüzdeki haftaya yine alıcılı bir şekilde başlaması ve yeni zirve arayışında olması beklenebilir. Ancak henüz ciddi bir düzeltme hareketi yaşanmaması gerilimin artmasına yol açabilir. Ana yükseliş trendini sürdürmesini beklediğimiz Borsa'nın yıl sonuna kadar 60 bin puanı aşsa da bir teknik düzeltme yapması gerektiğini yineliyorum.

Bono faizlerindeki düşüş sürecek

Bono/tahvil faiz oranları tarihinin en düşük seviyesini Nisan 2006'da görmüştü (yüzde 12,79). Daha sonra spekülatif bir hareketle başlayan dolar alımları ile YTL hızla değer kaybederken tahvil faizleri haziranda yüzde 23,3'e tırmanmıştı. Grafikte görüldüğü gibi o dönemde faiz, doların kıskacındaydı. Şu anki duruma baktığımız zaman Para Piyasası Kurulu'nun 16 Ekim'deki toplantısı öncesi dolar YTL karşısındaki hızlı gerilemesini sürdürürken faizler 16,2 düzeyine geriledi. Haziran 2006'dan itibaren faizlerdeki yüksek seyrin doları baskıda tuttuğu açıkça görülüyor. Merkez Bankası'nın 16 Ekim'de gerçekleştirilecek toplantısında uluslararası piyasalardaki olumlu konjonktür göz önünde bulundurularak 0,50 ve üzerinde bir faiz indirimine gitmesi sürpriz olmayacaktır. Bono bileşik faizleri Nisan 2006'daki yüzde 12,8 düzeyine doğru hareket edecektir.

Altın ve petrolün eğilimleri kesişti

Altın ve petrol fiyatları arasında tam bir paralellikten bahsetmenin mümkün olmadığını grafiğe bakarak görebiliyoruz. Mayıs ayından ağustosa kadar altının ons fiyatı petrol fiyatlarındaki yükselişten aynı oranda etkilenmemişti. Ağustos ortasından itibaren ise aradaki farkı hızla kapatarak dolar karşısında aynı düzeye yaklaştılar. Altının petrole oranla dolar karşısında son 1,5 ayda daha fazla yükselmesinin sebebi, OPEC'in sürpriz bir şekilde üretim artışına gitmesi ve altının en güvenli yatırım aracı olarak görülerek daha fazla talep edilmesi oldu. Petrol fiyatlarının önümüzdeki yıl 100 dolara gideceği yönünde tahminler yapılırken altının ons fiyatının 850-950 dolar seviyelerine doğru tırmanması bekleniyor. Ancak kısa vadede henüz bir teknik düzeltme gerçekleşmemesi ve piyasaların fiyatladığı ABD Merkez Bankası (FED)'nın muhtemel faiz indirimi gerçekleşmezse sert bir düzeltme yaşanabilir.
Kaynak : Zaman Gazetesi 07.10.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 13:50:28 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #6
Borsadaki 3 Şirketin Değeri 300 Şirkete Bedel

Borsadaki 3 Şirketin Değeri 300 Şirkete Bedel

Gelişmekte olan ülke borsalarındaki rekor artışlarla geçen hafta tarihî zirveyi yakalayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 100 endeksinin yükselmesinde üç hisse etkili oluyor.
Eylül başında endeks 51 bin puandayken şu an 58 bin 53 puanda. Yaklaşık yedi bin puanlık bir artış söz konusu. Yabancıların takasta neredeyse yüzde 95'ine sahip olduğu Akbank, Garanti Bankası, İş Bankası hisseleri bu yükselişe 4 bin 500 puanlık katkı yaptı. Bu hisselerdeki değer artışları da enteresan piyasa değerlerine ulaşmalarına sebep oldu. Akbank 26 milyar doların üstünde bir piyasa değerine ulaşırken, İş Bankası 20 milyar doları, Garanti 18 milyar doları aştı. Üç hissenin toplam piyasa değeri neredeyse borsanın 300 şirketine bedel durumda. Diğer bir enteresan durum ise bu hisselerin takas dökümleri... Yabancı yatırım şirketleri bu üç bankanın takasının yüzde 95'ini ele geçirmiş durumda. Dahası, dışarıda kalan hisselerde halkın payı yüzde 1'ler civarında. Bu durumda borsanın yükselişine yerli yatırımcının çok fazla sevinemiyor olmasında bunun etkisi büyük. Bu hisselerdeki fiyatların yüksek olmasına rağmen yabancı yatırımcı tarafından tercih edilmesinde bu hisselerin kolay alınıp satılacak derinlikte olmaları ve yüksek kâr beklentilerinin olduğu bir gerçek. Ayrıca takastaki payın neredeyse tamamını ele geçirmeleri de bu kurumlara spekülatif alım imkânı sağlıyor. Şirket yönetim kurullarının ve sahiplerinin kendi şirketlerine yönelik bu operasyonlarda şimdiye kadar bir ses çıkartmamaları da yabancıyla birlikte hareket ediyor izlenimi veriyor. Zira böylesi bir durum başka şirketlerde yaşanıyor olsaydı bedelli sermaye artırımı, düşük temettü ve şirket ortaklarını zora düşürecek yatırım kararları alınabilirdi.

Güneydoğu'dan gelen şehit haberleri ve son olarak 13 askerimizin teröristler tarafından haince şehit edilmesi sonrası gözler yine sınır ötesi operasyona çevrildi. Bayramın ardından Meclis'e gelmesi ve çok hızlı çıkartılması beklenen tezkere sonrası yaşanacak gelişmelere henüz tepki veremeyen piyasalar, bayram sonrası daha temkinli hareket edecektir. Bayram öncesi yarım gün açık olan borsa tarihî zirve noktalarına ulaşmıştı, buna karşılık o gün ABD borsaları değer kaybetti. Cuma günü ise borsalar toparlandı ve yükselişe geçti. Yükselişte ABD Merkez Bankası'nın ekim ayı sonundaki toplantısında faiz indirimine devam edebileceği beklentileri etkili olurken, bizim piyasalarımız da 16 Ekim'deki Para Politikası Kurulu'nun vereceği faiz kararına odaklanıyor. Bir yandan ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde yapılan oylama sonrası ABD ile gerginleşeceği düşünülen ilişkiler, bir yandan sınır ötesi operasyon ile ilgili karar beklentileri siyasi gerilimi had safhaya taşıdı. Öte yandan faiz indirimi beklentileri ile yatırımcılar küçük kâr satışlarının ardından yeniden alıma geçerek borsada kalmayı tercih ediyor. 16 Ağustos'tan bu yana soluksuz yükselen borsalara hâlâ ciddi bir kâr satışı gelmemesi beklenen düzeltme hareketinin gecikmesine yol açıyor. 16 Ekim'de Para Politikası Kurulu'nun vereceği faiz indirimi kararı öncesi piyasalar dengeli bir şekilde hareket ederek faiz kararını beklemeye geçeceklerdir. Yükselişin devamı halinde geçen haftaki yazımızda vurguladığımız gibi Euro bazında şu ana kadarki rekor seviyesi olan 62 bin puan hedeflenecektir.

Geçen hafta enerji hisselerinin talepli olabileceğini belirtmiştik, otomatik fiyatlandırma kararı ve yakın zamanda başlaması beklenen elektrik dağıtım ihaleleri beklentileri önümüzdeki dönemde de bu hisselerin revaçta olmasını sağlayabilir. Ayrıca ucuz kalan mali sektör hisselerinin bir bölümü, gayrimenkul yatırım ortaklıkları, menkul kıymetler yatırım ortaklıkları izlenecektir. Yatırımcıların bu noktada dikkat etmeleri gereken en önemli şey, yatırım kararı verirken bunun uygun zaman olup olmadığını sorgulamaları olacaktır. Fiyatların aşırı yükseldiği ve alım için bir fırsat oluşmadığı durumlarda uygun fırsatların oluşmasını beklemeleri daha uygun olacaktır. Kâr beklentisi yüksek, yabancı payı artış gösteren, piyasa değeri sektör ortalamalarının altında kalan, öz sermayesi güçlü, defter değeri düşük kalan, bedelsiz sermaye artırım potansiyeli bulunan, borçlu olmayan, likiditesi güçlü, ancak nakit YTL pozisyonu yüksek şirketler tercih edilebilir.

FED tutanakları Euro'ya yaradı

16 Ağustos'ta 1,34 seviyesinde bulunan Euro/dolar paritesi FED'in faiz indirimi beklentisiyle yönünü yukarı çevirmiş, 18 Eylül'deki yarım puanlık sürpriz indirim sonrası tarihî zirvelere yükselmişti. 28 Eylül'de 1,428 zirvesini test ettikten sonra kısa bir gerileme yaşayarak 1,40'ları gören parite, FED tutanaklarından yeni bir faiz indirmi gelebileceği izlenimi alan spekülatörlerin dolar satışlarıyla yeniden yukarı döndü. Uluslararası piyasalarda doların başta Euro karşısında değer kaybının 1,50 seviyelerine kadar sürebileceği endişeleri her an bir müdahaleyi gündeme getirebilir. Gerçi Avrupa Merkez Bankası yetkililerinin Euro'nun yükselmesine ses çıkarmadıkları, bilakis enerji fiyatlarındaki yükselişe karşı yüksek Euro'nun fayda sağlayabileceği gibi bir mantık yürütseler de önümüzdeki günlerde doları destekleyecek birtakım önlemler alınabilir.

Stokların artması yükselişi engellemedi

ABD ham petrol stoklarının 400 bin varil azalması beklenirken verilerin 1,14 milyon varillik artış olduğunu ortaya koymasına rağmen petrol fiyatlarındaki yukarı hareket devam ediyor. Fiyatlardaki genel yükseliş eğiliminde; her geçen gün petrol talebinin artarak devam etmesine karşılık arzın yeterli görülmeyişi, doların diğer para birimlerine karşı adeta eriyerek zayıf para birimi haline gelmesi ve mevsimsel talep etkili oluyor. Enerji Enformasyon Ajansı'nın bildirdiğine göre son çeyrekte petrol talebinin yüzde 2,1 artması bekleniyor. Ayrıca petrol arzının beklentileri karşılamayışı ile birlikte fiyatların 2008 yılı içinde 100 dolarları bulabileceği konuşuluyor. Doların akıbetini kısa vadede etkileyecek FED toplantısından yeni bir faiz indirimi gelmesi durumunda ise fiyatlar kısa sürede 85 doları aşacağa benziyor.
Kaynak : Zaman Gazetesi 14.10.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 13:52:12 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #7
Kara Pazartesi Yaşanır Mı?

Kara Pazartesi Yaşanır Mı?

Ekim ayı borsalar için ayrı bir öneme sahiptir. Büyük yükselişlerin sona erdiği ve çöküşlerin başladığı tarihlere baktığımızda ekim aylarının farklı bir yeri olduğunu görüyoruz.
Yakın geçmişimizin en büyük borsa krizlerinden biri olarak görülen ve 'Kara Pazartesi' diye anılan 19 Ekim 1987'de ABD borsalarında bir günde yüzde 22'lik kayıp yaşanmıştı. Aynı şekilde tarihte şu ana kadar görülmüş en büyük finans krizi olarak gösterilen ve 'Kara Perşembe' diye anılan 21 Ekim 1929'da yaşanan borsa çöküşünde insanlar umutlarını tüketmiş ve tam 10 yıl sürecek büyük ekonomik durgunluklar yaşanmıştı.

Her iki borsa çöküşünde de tarihlerin birbirine çok yakın olması, 19 Ekim 2007 Cuma günü yaşanan ve ABD borsalarının büyük banka hisselerinin düşük kâr açıklamalarının ardından yüzde 5'lere varan çöküş yaşaması belki bir tesadüf olarak görülebilir; ancak sebeplere bakacak olursak, benzerlikler içermesi bakımından ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. 1929 ve 1987 borsa çöküşlerinde hisse fiyatları aşırı yükselmişti; ancak şirket kârları oluşan fiyatlar kadar yüksek değildi.

19 Ekim Cuma günü borsalar Bank of America, Citibank ve Morgan Stanley gibi bankaların üçüncü çeyrek kârlarının beklenenin çok altında kalması, ABD konut sektöründe yaşanan krizin devam ettiğine işaret edince hızla geriledi. Düşüşler özellikle ABD borsalarında etkili olurken Dow Jones, Nasdaq, Standart&Poor's endeksleri yüzde 2,5 civarında değer kaybetti.



Latin Amerika borsaları da hızla değer kaybederken özellikle Brezilya'da Bovespa endeksi yüzde 3,74'lük kayıpla en fazla değer kaybeden borsaların başında geldi. Avrupa borsaları erken kapandığı için düşüşten fazla etkilenmezken İMKB endeksi cuma günü yüzde 1,39'luk bir kayıpla kapandığı sırada ABD borsalarında çok fazla kayıp yoktu.

Bu nedenle pazartesi günü Avrupa borsaları ve dolayısıyla İMKB endeksi de haftaya kayıplarla başlayabilir. Ağustos ayını hatırlarsak ABD konut sektöründe yaşanan daralma sonucu mortgage şirketlerinin zora düşmesiyle patlak veren likidite krizi etkisiyle borsalar yüzde 12-25 arasında değer kaybetmişti. Daha sonra merkez bankaları piyasalara gerekli likiditeyi vermeye başlamış, sonrasında ABD merkez bankasının faiz oranlarını düşüreceği beklentisiyle borsalar toparlanarak temmuz ayındaki zirvelerini test etmişti.

Şu anki duruma baktığımızda hafta içindeki açıklamalarda ekim ayı sonunda gerçekleşecek toplantıda FED'in yeni bir faiz indirimi sinyali vermemesi ve önemli yatırım bankalarının düşük kâr açıklamaları sebebiyle borsalardaki kayıpların devam edebileceğini öngörebiliriz. Aslında bir süredir ısrarla gerçekleşmesini beklediğimiz bir düzeltme hareketi olarak da nitelendirebileceğimiz bu düşüş hareketini bir Kara Pazartesi veya Kara Perşembe olarak tanımlamak doğru değil. Zira henüz yükseliş trendleri devam ediyor ve bir faiz artış süreci sinyali yok. Aksine soğutulan bir büyük ekonominin faiz indirimleriyle yeniden sağlığına kavuşması hâlâ mümkün.

G-7 toplantısından çıkan sonuç finansal piyasalardaki muhtemel dalgalanmalara karşı gerekli önlemlerin alınacağı ve piyasalarda yaşanan son gelişmeler sonrası yeni bir faiz indiriminin gelebileceği yönünde oldu. Ancak yine de gelinen son noktada borsalardaki risklerin artması, hisse fiyatlarının halen yüksek seviyelerde olması sebebiyle spekülatörler satış yaparak beklemeyi tercih edebilirler.

Dünya petrol fiyatlarını bile zirvelere taşıyan muhtemel Kuzey Irak operasyonunu da fiyatlamaya başlayan piyasalarda yeni bir yükseliş dalgasının başlaması için ABD Merkez Bankası FED'in faiz indirim sinyali vermesi, petrol fiyatlarının gerilemeye başlaması ve fiyatların yeterli teknik düzeltmeyi tamamlaması gibi faktörlerin oluşması gerekiyor. Teknik düzeltmelerde endeksin gelebileceği noktalar 52.300-51.200-49.300 seviyeleridir.

'Kara Pazartesi mi olur, Kara Perşembe mi olur?' gibi beklentilere girmeden gidişatı iyi analiz ederek soğukkanlı bir şekilde yatırım kararı vermelisiniz. Ağustostaki gibi bir düzeltmeyle endeksin 50 bin puana gerilemesi durumunda iyimser beklentiler gündeme çekilebilir, bu durumda endeks yeni bir yükseliş trendine girebilir.



Altın, koşar adım 850 dolara

Altın fiyatları 1980 Ocak ayında gördüğü 850 dolar zirvesine adeta koşar adım gidiyor. Dolardaki zayıf görünümün devam ederek Euro karşısında 1,43 seviyelerine gerilemesi, Kuzey Irak'ta muhtemel askerî operasyon sebebiyle petrol fiyatlarının 90 doları geçerek 100 dolara göz kırpması ve güvenilir yatırım aracı olmasının etkisiyle altının onsu son 27 yılın en yüksek seviyelerine doğru ilerleyerek 765 doların üstünde kapandı. Son açıklanan konut verileri ve işsizlik başvurularının beklentilerin üstünde gelmesi ABD ekonomisinin bir durgunluğa girdiğini göstermesi açısından önemliydi. Doların değer kaybında bu veriler etkili oldu. 18 Eylül'deki FED faiz kararının ardından yükselmeye başlayan altın fiyatlarının yükselişini sürdürebilmesi için ay sonundaki FED toplantısından yeni bir indirim kararı çıkması gerekebilir.



Amiral borsa 14 bini geçemiyor

Dünya borsalarının lokomotifi New York'un Dow Jones sanayi endeksi, cuma günü yüzde 2,62'lik şok düşüşle sarsıldı. ABD'nin önde gelen bankalarının 3. çeyrek kârlılıklarının beklenmedik bir şekilde azaldığı haberlerinin ardından Merrill Lynch yüzde 5,4, Morgan Stanley yüzde 5,3 değer kaybetti. Düşük kâr açıklamalarının yanı sıra enerji fiyatlarındaki rekor yükselişler, ABD konut piyasalarındaki olumsuz veri akışı ve en önemlisi ay sonundaki toplantıda faiz indirim beklentilerinin azalması hızlı düşüşte önemli rol oynadı. Düşüş eğiliminin 13 bin 200 puandaki kritik noktaya kadar sürmesi normal karşılanabilir, yükselişlerde ise 13 bin 700 puan aşılmakta zorlanabilir. Ancak asıl tehlike, temmuz ve ekimde iki kez 14 bin puanın üstüne çıkmasına rağmen endeksin bu noktayı aşmakta zorlanıyor izlenimi vermesi oldu.

GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ

Değer kazananlar (%)
01 - Ray Sigorta 27,12
02 - Pera GMYO 21,78
03 - Van Et 21,29
04 - Ditaş Doğan 18,06
05 - Vestel 13,94
06 - Çelik Halat 12,06
07 - ÇBS Printaş 11,94
08 - Ford Otosan 11,72
09 - Tek-Art Turizm 11,11
10 - İhlas Ev Aletleri 10,36

Değer kaybedenler (%)
01 - Sağlam GM -37,25
02 - THY -11,40
03 - Fortis Bank -10,34
04 - T. Halk Bankası -10,19
05 - Şekerbank -10,09
06 - Tesco Kipa -9,58
07 - İş Bankası © -9,25
08 - Alkim Kağıt -9,20
09 - Arçelik -9,13
10 - Gübre Fabrikaları -9,04
Kaynak : Zaman Gazetesi 21.10.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 13:55:33 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #8
Faiz Kararından Önce Endeks 59 Bini Görebilir

Faiz Kararından Önce Endeks 59 Bini Görebilir

Geçen hafta sonuna doğru bazı Amerikan yatırım bankalarının kârlarındaki ciddi daralmalar sonrası borsalar ciddi biçimde sarsılmıştı.
1987 yılında Kara Pazartesi olarak adlandırılan New York Borsası'ndaki büyük düşüşün yıldönümü de olan cuma günü ABD borsaları ve Latin Amerika borsalarında yüzde 3'lere varan düşüşler olmuştu. Dünya borsalarındaki bu şok gerileme ve pazar günü 12 askerimizin şehit edildiği haberlerinin gelmesiyle İMKB, pazartesi günü yüzde 6'ya yakın düşüş yaşadı. Salı günü tepki alımlarıyla toparlanarak 55 bin puanın üstüne çıkan borsa, perşembe gününe kadar yatay bir seyir izledikten sonra üçüncü çeyrek bilançolarına yönelik alımlarla başta demir-çelik ve bankacılık hisselerine gelen alımlarla 56 bin 300 puanda bulunan kritik noktanın üstüne çıktı. Geçen hafta yüzde 1,73'lük bir getiri sağlayan borsada genele dönük bir toparlanmadan ziyade sınırlı hisselerdeki değer artışından kaynaklanan bir yükseliş söz konusu oldu.

Dünya borsalarındaki toparlanmada ağustos ayında krize sebep olan mortgage şirketi Countrywide ile Microsoft hisselerindeki yükselişler etkili oldu. Bazı yatırım bankalarındaki kâr daralmaları ve konut piyasasındaki gerilemelerin devam etmesi nedeniyle 31 Ekim'deki toplantıda FED'in faiz oranlarını en az yüzde 0,25 azaltacağı beklentilerini artırdı. Pazar günü tüm Türkiye'yi etkileyen şehit haberleri sonrası Kuzey Irak'ta bulunan terör örgütü PKK hedeflerine yönelik harekât ihtimali güçlendi, ancak ertesi gün petrol fiyatlarındaki düşüş dikkatlerden kaçmadı. Dünyada petrol fiyatları başta olmak üzere borsaları ve silah ticaretini yöneten güçlerin eşzamanlı olarak dünyanın birçok bölgesinde çatışma ortamı hazırladığı ve çeşitli planları devreye soktukları gözden kaçırılmamalıdır. Petrol fiyatlarının her geçen gün arttığı bir dünya düzeninde elbette üreten ülkelerle enerji ve petrole ihtiyaç duyan ülkeler arasında bir çatışma ihtimali yüksektir. Petrol değerlendikçe gerilim artar. Gerilim arttıkça petrol fiyatları spekülatif yükselişler gösterir. Ancak petrol fiyatını asıl yükselten, arz ve taleptir. Talep artıyor; ancak arz edenler fiyatların yükselişinden memnun ve üretim artışına sıcak bakmıyorlar. Borsalara gelince, geçen hafta cuma günü yaşananların tam tersi bir cuma yaşandı borsalarda. New York Borsası, Microsoft hisseleri önderliğinde yüzde 1 ile 2'ye yakın yükselişler gerçekleştirdi. Latin Amerika borsaları da yaklaşan FED faiz toplantısı öncesi rekor seviyelerini aştı. Brezilya Borsası'nda Bovespa endeksi 64 bin 275 ile tüm zamanların en yüksek seviyesinden kapandı. Yükselişte tahminlerden iyi gelen bilançoların yanı sıra FED'in önümüzdeki hafta çarşamba günü yapacağı toplantıda en az çeyrek puanlık faiz indirimi yapacağı beklentisi etkili oldu.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle pazartesi günü kapalı olan piyasalar salı günü nasıl bir açılış yapabilir? Brezilya Borsası'na göre son bir ayda yüzde 5 ucuz kaldığımız bir gerçek. Bu nedenle çarşamba günü de dahil olumsuz bir gelişme olmazsa endeksin 58 bin 800 puanda bulunan zirve noktalarına doğru hareket ihtimalini yüksek görüyorum. Genele gelebilecek alımlardan çok yine bilanço beklentili bir hareketle sınırlı sayıdaki hisselerle bu atak gerçekleşebilir. Telekomünikasyon, petrol, bankacılık ve holding hisselerine yönelik kısa süreli bir ralli yaşanabilir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 5 Kasım'da ABD Başkanı George W. Bush ile görüşmesine kadarki olan sürede dış borsalardaki gelişmeler izlenmeye devam edecektir. Bu süre zarfında endeks 56.300-59.000 puan aralığında dalgalanabilir.

YABANCININ GÖZDESİ HİSSELER*

Maliyet (YTL)
Yapı Kredi: 4,25
Garanti: 9,9
Akbank: 9,9
Vakıfbank: 4,4
GSD Holding: 1,73
Kardemir (D): 1,39
Alarko Holding: 3,56
Vestel Beyaz: 4,15
Doğan Yayın: 5,19
Net Holding: 0,90

* Ekim ayı boyunca en fazla alım yapılan 10 hisse ve maliyetleri. Ekimde 160 milyon YTL'lik para girişi olurken yabancı payı yüzde 72'ye çıktı.

Altın, 850 dolar zirvesine gidiyor

768 dolarda zorlanan ve hafta içinde 745 dolara kadar gerileyen altının ons fiyatı, cuma günü akşam saatlerinde 20 dolara yakın bir artış kaydederek 1980 yılı Ocak ayından bu yana en yüksek seviyelerine, 785 dolara tırmandı. Yükselişte zayıflayan dolara karşı spekülatörlerin güvenli yatırım olarak gördükleri altına yönelmeleri etkili oldu. Teknik olarak 27 yıllık v boşluğunu doldurma çabası içinde bulunan fiyatların tarihî zirve noktası olan 850 dolar zirvesine doğru yeni ve önemli bir atak yaptığını görüyoruz. ABD faiz oranlarının 0,25 puan indirileceği beklentisinin doları zayıflatması karşısında cuma günü rekora bir adım daha yaklaşan altın, çarşambaya kadar yeni bir zirveye doğru hareket edebilir. Muhtemel geri çekilmelerde ise 765 dolar kilit konumda. Fiyatlar 1980'deki 850 dolar zirvesini 2008 yılı Ocak ayında test edebilir.

Faiz düşerse petrolde çıkış sürer

ABD ham petrol stoklarının 300 bin varil artması beklenirken 5,3 milyon varil azaldığı açıklamaları petrol fiyatlarının tırmanmasına yol açtı. Ham petrolün varili geçen hafta 8 dolarlık artışla 92 dolara yükseldi. Bu gelişmenin yanı sıra Türkiye'nin Kuzey Irak'a yönelik bir askeri harekat ihtimalinin giderek artması, yaklaşan kış mevsimine rağmen herhangi bir üretim artışı öngörülmemesi yükselişte diğer etkenler olarak dikkat çekti. Doların uluslararası piyasalarda hızla değer kaybetmesi de petrole destek verdi. ABD Merkez Bankası FED'in 31 Ekim'deki toplantısında faiz oranlarını çeyrek puan indireceğine yönelik beklentilerin artması doları baskıda tutarken Euro karşısında 1,44 seviyelerine kadar gerilemesi, altın ve petrol fiyatlarının yükselişinde etkili oluyor. Faiz indirimi gerçekleşirse önümüzdeki hafta petrol yeni bir rekor kırabilir.
Kaynak : Zaman Gazetesi 28.10.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 13:57:48 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #9
Enflasyon Yüksek Çıksa Da Merkez, Faizi İndirebilir

Enflasyon Yüksek Çıksa Da Merkez, Faizi İndirebilir

Amerikan Merkez Bankası FED'in 31 Ekim'deki toplantısında faizlerin beklenildiği gibi çeyrek puan indirilerek yüzde 4,50'ye çekilmesi sonrası İMKB endeksi 58 bin 747 puana kadar yükseldi.
Ancak perşembe 2. seans sonuna doğru ABD'de iki büyük bankaya ilişkin yatırım tavsiyesinin aşağı yönlü revize edilmesi ve Exxon Mobil'in kârının beklentilerin altında kalması ile endeks yönünü aşağı çevirdi. Cuma günü devam eden satışlarla 56 bin 400 puana kadar gerileyen endeks buna rağmen haftayı yüzde 2,4'lük artışla 56 bin 845 puandan kapadı.

Bu sıralarda yine ABD'deki tarım dışı istihdam verilerinin yüksek çıkmasının etkisiyle düşüşe geçerek binde 7 civarında gerileyen Newyork Borsası Dow Jones endeksi ise gün sonuna doğru toparlanarak binde 20 artış kaydetti. Latin Amerika borsaları da günü yükselişle tamamladı. Önümüzdeki hafta başı dış borsalardaki kapanışların ardından borsa 57 bin 200 puanı geçmeye çalışacaktır. TÜİK'in açıkladığı Ekim Ayı Tüketici Fiyatları'nın tahminlerin üstünde olması da piyasayı çok fazla etkilemez. Buna rağmen 14 Kasım'da Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantısından da yeni bir faiz indirimi bekleniyor.



Uluslararası borsalarda 16 Ağustos'tan bu yana yaşanan yükseliş trendinin sona erebileceği sinyalleri geliyor. 31 Ekim'deki FED toplantısında alınan çeyrek puanlık indirim sonrası açıklanan ekim ayı tarım dışı istihdamındaki artış nedeniyle 11 Aralık'taki toplantıda yeni bir faiz indirimi beklentisi iyice azaldı. Üçüncü çeyrekte şirket kârlarının azalması da önemli bir gelişme. Özellikle bazı büyük ABD bankalarının temettü (kâr dağıtımı) politikalarını yeniden gözden geçireceği belirtiliyor. Buna yönelik endişeler borsalardaki yükseliş hareketinin kısa bir süre için sona erebileceğini gösteriyor.

Önümüzdeki hafta boyu yatırımcılar, şirketlerin bilanço açıklamalarını izleyecek. Beklentilerin sona ermesiyle muhtemel kâr realizasyonlarıyla bir düzeltme hareketi gerçekleştirebilirler. Diğer gelişen borsalarla kıyasladığımızda İMKB endeksi yaklaşık yüzde 2-3 civarında geri kalmış durumda. Ayrıca son bir haftada net 65 milyon YTL'lik bir para girişi de söz konusu. Ancak teknik göstergelere göre satış sinyali sürüyor. 22 Ekim'de başlayan yükseliş hareketinde yaklaşık 2 bin 900 puan artış kaydeden borsada bazı hisselerin endekse etkisinin yüksek olması nedeniyle yükselişin bu hisselerle sınırlı olması gözlerden kaçmadı.



Tablodan çıkartacağımız sonuç daha önce de belirttiğimiz gibi yabancı yatırımcı, sermayesi büyük, halka açıklık oranı yüksek ve kârlı şirketlere yöneliyor. Bu yüzden borsa beş-on hissedeki hareketlerle yön buluyor. Hâlâ yatırımcının elindeki birçok hisse 20 bin puan seviyelerindeki değerini bulmuş değil. Banka, demirçelik, petrol hisseleri daha çok tercih ediliyor. Önümüzdeki haftalarda üçüncü çeyrek bilançolara yönelik hisse bazlı dalgalanmaların yaşanacağı borsada enerji, yatırım ortaklıkları, demirçelik hisselerindeki hareketler devam edebilir. Endeks ise 54 bin-58 bin bant aralığında dalgalanabilir. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisinin sonuçlarını da izleyecek piyasaların dış piyasalardaki parite hareketleri ile altın ve petrol fiyatlarındaki gelişmelere odaklı seyri devam edebilir. Teknik göstergelerdeki satış sinyallerinin etkisiyle kısa bir süre gevşeme hareketi olabilir. Ancak, 14 Kasım'daki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararı öncesi borsada yükseliş yaşanabilir. Ekim ayındaki yüksek enflasyon verilerine rağmen faiz indiriminin hâlâ kuvvetli olması bunda etkili olacaktır.



Altın fiyatları petrolü izliyor

Altın ons fiyatı son iki buçuk ayda dolar karşısında yüzde 23,7'lik bir artış kaydetti. 16 Ağustos'ta önemli merkez bankalarının likidite krizine yönelik önlemlerini artırması ve Amerikan merkez bankası FED'in faiz indirimine yönelmesi sonucu dolar bu süreçte hızla değer kaybederken, altın ve petrol tam tersine rekor üstüne rekor kırdı. Altın fiyatları nominal olarak 1980'de gördüğü en yüksek seviye olan 850 dolardaki zirvesine oldukça yaklaşarak haftayı 807 dolardan kapattı. Hiç şüphe yok ki bu yükselişte ABD dolarının uluslararası piyasalardaki değer kaybı etkili oluyor. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda uluslararası piyasalarda kâr realizasyonları ile altın ve petrol fiyatlarında bir geri çekilme, dolarda ise bir toparlanma ihtimali güçlendi. Bu çerçevede altın fiyatları, muhtemel bir gerilemede 792 ile 763 dolar seviyelerindeki hareketli ortalamaları görebilir. Piyasanın gözü 850 dolar hedefinde. Yıl sonuna kadar çok uzak değil.



100 dolar, senaryo olmaktan çıktı

Hafta içinde dolar karşısında tüm zamanların en yüksek seviyesini gören petrol fiyatları Newyork borsasında son dakikalardaki atakla haftayı 95,9 dolardan kapattı. 31 Ekim'de açıklanan ABD hampetrol stoklarının 3,89 milyon varil azalması fiyatları yükseltti. Dünya petrol ihtiyacının artarak devam etmesi en önemli faktör. Yine en büyük ikinci petrol ithalatçısı Çin'in petrol rezervi tutma isteği ve dünyadaki sıcak çatışma ihtimalinin sürekli gündemde tutulması 'fiyatlar düşecek' cephesinde yer alanların boynunu büküyor. Kısa vadede kış mevsiminin yaklaşması ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrolün varil fiyatının 100 doları bulması bekleniyor. Son iki ayda dolar karşısında yüzde 39 yükselen petrol fiyatında geri çekilme ihtimali de yüksek. 11 Aralık'taki FED toplantısı belirleyici olabilir. Ayrıca petrol ihraç eden ülkelerin üye olduğu OPEC'in mevcut fiyat artışlarını önlemeye dönük tedbirler alabileceği de konuşuluyor.

GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ
Değer kazananlar (%)
01 - L. Aslan Çim. 39,68
02 - Desa Deri 22,22
03 - İhlas Ev Aletleri 20,52
04 - M. Yılmaz Yat. 16,47
05 - Hedef Y. Ort. 15,50
06 - Net Holding 14,44
07 - Garanti Fact. 13,68
08 - Metro Y. O. 13,08
09 - Atakule GMYO 11,16
10 - Konya Çim. 9,57

Değer kaybedenler (%)
01 - Bumerang -16,42
02 - Gübre Fabr. -10,06
03 - Karsu Tekstil -8,55
04 - Gedik Yat. Ort. -8,41
05 - Makina Takım -6,98
06 - Dardanel -6,96
07 - Sağlam G. Menk. -6,94
08 - İhlas Holding -6,84
09 - Bisaş Tekstil -6,63
10 - Alarko GMYO -6,56
Kaynak : Zaman Gazetesi 04.11.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 14:07:03 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #10
Gözler, Japonya ve Türkiye'deki Faiz Kararlarında

Gözler, Japonya ve Türkiye'deki Faiz Kararlarında

Dünya ekonomileri olağanüstü bir süreçten geçiyor. Petrol fiyatları kimsenin inanmak bile istemediği 100 dolara yaklaşırken altın ve emtia fiyatlarındaki artışlar son 27 yılın en yüksek düzeyine tırmandı. Spekülasyonlar fiyatların daha da yükselebileceği yönünde. ABD Doları, Euro karşısında 2005 yılından bu yana yüzde 27 civarında gerilerken, petrol fiyatları dolar karşısında yüzde 108 düştü. Buradan çıkaracağımız sonuç; petrol fiyatlarının sadece uluslararası piyasalardaki zayıf durumundan dolayı değil, birçok gelişmeden etkilendiğidir. Petrolün ulaştığı bu ciddi fiyat acaba dünya ekonomileri için ne ifade ediyor?
Yükselen petrol fiyatlarının hızla büyüyen ekonomilerde ani daralmaları da beraberinde getireceği açık. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, yakın gelecekte ortaya çıkacak daha büyük sorunların da habercisi olabilir. Son açıklanan eylül ayı dış ticaret açıklarına baktığımızda beklenenlerin altında çıkmasına rağmen ABD dış ticaret açığı 56,5 milyar dolar civarında. İngiltere'de ise durum yine ciddi. Eylülde 7 milyar sterlin beklenirken açık 7,8 milyar sterlin oldu. Hafta içinde ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, petrol fiyatlarındaki bu yükselişin ciddi bir enflasyon habercisi olduğunu vurgulayarak ekonomideki büyümeyi tehdit ettiğini kabul etmek zorunda kaldı. Dünya ekonomisinin yüzde 25'ini oluşturan ABD ekonomisinin yaşadığı sıkıntılar konut piyasasını da aşmaya başladı. Hafta içinde açıklanan bilançolarda en büyük bankaların zarar bildirmeleri, teknoloji endeksindeki dev şirketlerin beklentilerin çok altında kâr getirmeleri ileride ortaya çıkabilecek daha büyük sıkıntıların bir habercisi niteliğinde. Öte yandan dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda adım adım ilerleyen Çin'in enerji ihtiyacının her geçen gün artması ve bunun karşısında ihtiyacı olan enerjinin inanılmaz ölçüde pahalanmasının ne gibi sonuçları olacak? Açıkçası dünya ekonomileri için çok kritik bir eşikten geçiliyor. Petrol ve emtia fiyatlarındaki bu yükseliş, üretenler ve tüketenler açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.



ABD borsaları geçen hafta yüzde 4,5 dolayında değer kaybederken İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB) kayıp yüzde 5,57 oldu. Latin Amerika'nın zengin petrol ve maden üreticileri Brezilya ve Arjantin'in borsaları yükselirken dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi durumunda bulunan Rusya borsası da bu yükseliş kervanına katıldı. Sadece bu gelişmelere bakarak yakın bir gelecekte petrol ve maden zengini ülkelerle bunlara sahip olamayan ülke ekonomileri arasında farkın açılabileceği açık. Borsalar da bu gelişmeye işaret ediyor. Yüksek çıkan ekim ayı enflasyonunun ardından ocak-eylül döneminde cari açık yüzde 6,2'lik artışla 26,5 milyar dolara yükseldi. 14 Kasım Çarşamba günü yapılacak para politikası toplantısında çantada keklik olmasa da bir faiz indirimi bekleniyor. ABD ve Avrupa'nın önde gelen bankalarıyla ilgili olumsuz gelişmelerin Türk bankalarına sıçrayabileceği yönünde endişeler İMKB endeksini de olumsuz etkiliyor. 13 Kasım'da Japonya Merkez Bankası BOJ'un vereceği faiz kararı da bu noktada çok önemli. Bu iki kritik toplantıya odaklanacak borsanın olumlu gelişmelerde kısmi de olsa bir toparlanma yaşaması beklenebilir. Ancak ciddi bir ralli başlangıcı için bir süre daha beklenecektir. Zira gelişmeler borsaların büyük bir yükselişi kaldıramayacağı yönünde. İMKB için söyleyebileceğim bir başka şey de banka hisselerinin ciddi kayıplarına rağmen borsa genelinin düşüşlerden çok fazla etkilenmeyerek sağlıklı hareket etmesi oldu. Petrol fiyatlarının olumlu etkilediği ve elektrik zammı beklentisi içinde olan enerji şirketlerinin yanı sıra altın madeni işleten şirketler cazibesini sürdürürken yatırım ortaklıkları da atak yapan sektörler içinde yer aldılar. Önümüzdeki haftalarda merakla beklenen Migros'un satış süreci ile ilgili son gelişmeler ve sürpriz çıkabilecek bilançolar haftaya damgasını vurabilir. Borsa endeksinin çok olağanüstü bir gelişme olmaz ise önümüzdeki hafta 52 bin ile 55 bin 500 puan aralığında dalgalanması beklenebilir. Döviz piyasalarındaki gelişmeler ve açıklanacak ekonomik verilerinin yanı sıra Japon Merkez Bankası ile bizim Merkez Bankası'nın alacağı faiz kararları izlenecek önemli gelişmelerdir.



100 doları aşarsa sonucu ağır olur

Petrol fiyatları, psikolojik hedef noktası olan 100 dolar seviyesine bir hayli yaklaşarak 98,5 dolardan döndü. Petrol üreten ülkeler adeta bayram yaparken tüketici ülkeler için tehlike çanlarının çaldığı bir gelişmeydi bu. Daha iki yıl önce '60 doları geçer mi?' denilen petrolde 2010 yılı için öngörülen fiyatlar 2007 sona ermeden geçildi. Dünya petrol rezervinin yüzde 70-75'ine hakim OPEC ülkelerinin, hâlâ üretim artışı için bir yeşil ışık yakmayışı ve petrol üretimi yapılan bölgelerde yaşanan gerilim, fiyatların yukarı gitmesinde etkili oluyor. En büyük tüketici konumunda bulunan ABD, Çin ve Japonya'nın fiyatların yükselişi karşısında nasıl bir tavır alacakları da merak konusu. Ancak petrol çıkarma maliyetlerinin yüksek olduğu yerlerde dahi fiyatların cazibesi sebebiyle harıl harıl petrol arayışı var. Geçen hafta Brezilya'da önemli rezervlere ulaşıldığı haberleri gelince borsa yükselişe geçti. Görünen o ki 100 dolar geçilirse ciddi sonuçları da ortaya çıkacaktır.



Altında bin dolar senaryosu

Eylül ayından bu yana altın fiyatları ile ilgili analizlerimizde sürekli 850 dolar hedefinden bahsetmiştik. 1980 yılının Ocak ayında 850 dolar olan tarihî zirvesini yakalayan altının onsu 16 Şubat 2001'de 253 doları gördükten sonra sürekli bir yükseliş kaydederek 8 Kasım 2007'de 845 dolar zirvesine ulaştı. ABD konut sektöründe başlayan bozulmanın diğer sektörlere de yayılmaya başladığı sinyalinin alınmasından sonra başlayan faiz indirim sürecinin devam edeceği 11 Aralık'taki toplantıda yeni bir faiz indiriminin kaçınılmaz olduğu görülüyor. Bu nedenle ABD Doları adeta bir girdaba yakalanmış şekilde değer kaybediyor. Altın ve petrol fiyatları ise bu değer kaybını adeta misliyle cezalandırıyor. 16 Ağustos'tan bu yana dolar karşısında yüzde 27 artan ons, petrol fiyatları gibi olmasa da yükselişini sürdüreceğe benziyor. 850 doları göreceği bile hayal edilemezken şimdi 2007 yılı sona ererken 1000 doları bulabileceği konuşulmaya başlandı.

GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ

Değer kazananlar (%
)
01 - Burçelik 34,68
02 - Esem Spor G. 32,69
03 - EGS G. Menkul 21,62
04 - İhlas Ev Aletleri 15,02
05 - Vakıf Yat. O. 15,00
06 - Metro Y. O. 13,22
07 - Duran Doğan B. 12,70
08 - Sağlam G. Menk. 12,69
09 - Atlas Yat. O. 10,95
10 - Logo Yazılım 10,78

Değer kaybedenler (%)
01 - Hedef Y. Ort. -28,86
02 - ÇBS Printaş -18,95
03 - Pera GMYO -18,84
04 - Akbank -16,04
05 - Viking Kağıt -15,74
06 - Plastikkart -14,47
07 - L. Aslan Çim. -13,64
08 - Desa Deri -12,59
09 - Vakıfbank -11,54
10 - Anadolu Efes -11,43
Kaynak : Zaman Gazetesi 11.11.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 14:10:55 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #11
Turkcell 23 Milyar Doları Geçerek Borsa'nın En Değerlisi Oldu, Akbank Artık İkinci Sı

Turkcell 23 Milyar Doları Geçerek Borsa'nın En Değerlisi Oldu, Akbank Artık İkinci Sırada

ABD ekonomisindeki gelişmelerin dikkatle izlendiği bir süreçten geçiyoruz. Hemen hemen her gün piyasaları takip edenler ABD'den açıklanacak verilere odaklanmış durumda.
Hatırlarsanız önceki yıllarda Türkiye borsasında yatırımcılar verilere bu kadar duyarlı hareket etmezlerdi. Yüzde 70'i geçen yabancı payı belirli sayıda; ama milyarlarca dolar piyasa değerine ulaşan Türk şirketlerinin giderek artan önemi, İMKB'nin dünya borsalarıyla entegrasyonunu gerekli kılıyor.

'ABD bankalarının zor durumda olmasından bize ne!' demek de artık mümkün değil. Zira hemen her finans kuruluşunun bir ortağı neredeyse yabancı. Dışarıdaki olumlu ve olumsuz gelişmeler anında borsamızdaki şirketlere de yansıyor.

Geçen haftalarda bunun örneklerini gördük. Avrupa ve ABD bankalarının mortgage zararlarının giderek büyümesi o bankalarla ortaklığa giren Türk bankalarının borsa değerlerini düşürdü. Türk bankalarının üçüncü çeyrek bilançolarının beklentilerin çok üstünde gelmesine rağmen ana şirketlerdeki bu negatif görüntü yatırımcıları korkutunca satışlar da kaçınılmaz oldu.



Her şeye rağmen Türk banka ve şirketlerindeki kârlılık artışları, orta dönemde de yabancı ilgisinin devamını sağlayabilir. İMKB'nin 2003 yılından bu yana sürekli bir artış trendi içinde olmasında kâr rakamlarının giderek büyümesi etkili oluyor. 2005-2007 yılları arasında önemli bankalarımızın kâr rakamlarını neredeyse dörde katlamaları gerçekten dikkat çekici. Hisse fiyatları bu dönemde iki kat artarken, kârlardaki artış gerçekten önemli. Ama kârlılıkların sürdürülebilir olması daha da önemli.



Aslında belki de mühim sayılabilecek bir devir teslim olayı dikkatlerden kaçtı. Uzun bir süredir birinci sıradaki yerini koruyan ve bir ara 25 milyar doları bulan piyasa değeri ile zirveye yerleşen Akbank, dışarıdaki ortağının zor durumda olduğu haberleriyle yerini Turkcell'e kaptırdı.

9 aylık bilanço performansı şirketin piyasa değerini şimdiye kadar en yüksek seviyesi olan 23 milyar dolara ulaştırdı. Böylelikle birinci sırayı uzunca bir aradan sonra ilk kez banka dışı bir şirket ele geçirdi. Sıralamadaki dikkat çekici diğer bir husus da Enka'nın piyasa değeri. Belki birçok yatırımcı tarafından tahmin bile edilemeyen 14 milyar dolarlık piyasa değeri diğer büyük holdinglerin çok üzerinde.

Sadece 2007 yılında hisse değerinin iki kattan fazla yükselmesi sonucu Koç ve Sabancı gibi iki dev holdingin önüne geçmesinde enerji ve inşaat sektöründeki ciddi yatırımlar etkili oldu. İletişim devi Turkcell'in ve enerji ve inşaat devi Enka'nın sıralamadaki bu hızlı yükselişi artık bankacılık sektörü hisselerinin yalnız olmadığını ortaya koyuyor. Bundan sonraki yıllarda iletişim ve enerji şirketlerinin de Borsa'da söz sahibi olacağını gösteriyor.

Önümüzdeki haftadan itibaren 11 Aralık'taki FED toplantısı öncesi açıklanacak ABD ekonomik verileri takip edilecek. Borsa'nın bu durumda dengeli bir seyir izlemesi beklenebilir. ABD ekonomisinin hızlı soğuduğu sinyallerinin gelmeye devam etmesi halinde, kaçınılmaz olarak düşüş trendi devam edebilir. Geçen hafta açıklanan işsizlik başvurularındaki artış, enflasyon oranlarındaki ılımlı gidişatı gölgelemişti. Ayrıca düşük gelen banka kârları ve büyümeyi tehdit eden yüksek petrol fiyatları da gerginliğin artmasında etkili olmuştu.

İMKB endeksi, Merkez Bankası'nın faiz indirimi öncesi 56.000 puana kadar yükseldiyse de beklentilerin sona ermesi ve dış borsalardaki kayıplar sebebiyle 54.000 puana kadar geri çekilmişti. Haftanın son iki günü Avrupa borsalarındaki sert düşüşler sonrası karamsar bir havanın hakim olmaya başladığı ve işlem hacminin de gerilediği gözlemlendi. ABD borsası haftanın son günü kritik 13.000 puanın altına gerilediği gün, ABD eyalet merkez bankası başkanları ılımlı açıklamalarda bulundu. Açıklamaların ardından borsaların hızla yükselmesi, pazartesi İMKB'yi de olumlu etkileyebilir.



Petrol düşmemekte kararlı

7 Kasım'da 98,6 doları görerek tarihi bir zirveye ulaşan petrol fiyatları 90 doların altına inmemekte direniyor. OPEC'in dördüncü çeyrek petrol talebini yüzde 2,1 artıştan yüzde 1,97'ye çekmesine ve 15 Kasım'da açıklanan ABD ham petrol stoklarının beklentilerin çok üstünde çıkmasına rağmen petrolün varil fiyatı 95 dolar civarında kaldı. Büyümedeki sert yavaşlamaya rağmen petrol fiyatlarının hâlâ yüksek seviyelerde kalması, sadece dolardaki zayıflamaya bağlanamaz. Çin'in artan petrol ihtiyacı ve rezervlerin bulunduğu bölgelerde yaşanan sabotaj, saldırı ve çatışma haberleri fiyat yükselişlerini destekliyor. Petrol üreten ülkelerin mevcut yüksek fiyatlara rağmen tatmin edici üretimden uzak durmaları da fiyatların yüksek kalmasında diğer bir etken. 5 Aralık'taki Riyad OPEC toplantısında da az bir üretim artışı açıklanması halinde bile fiyatların 80 doların altına gerilemesi oldukça zor gözüküyor.



Konjonktür altını güçlü kılıyor

16 Ağustos'ta 652 dolar civarında bulunan altının ons fiyatı 7 Kasım tarihinde 845 doları görerek 1980 Ocak ayındaki tarihî zirveye çok yaklaşmıştı. Bu noktada finansal piyasalardan gelen olumsuz açıklama ve bilançolar borsalarda ciddi düşüşlere yol açınca altına dayalı fon kâğıtları tutan spekülatörler de satışa geçti. Altın 786 dolara kadar geriledi. Bu düzeltme hareketinin 775-720 dolarlara kadar sürmesi sürpriz olmayacaktır. Altına dayalı fonların alımlarını üçüncü çeyrekte artırmaları, petrol fiyatlarındaki yükselişler, altını güvenli yatırım aracı haline getirdi. Uluslararası para birimlerine karşı altının tercih edilmesi de Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde takı talep patlamasına yol açtı. Ortadoğu'da bölgesel çatışma ihtimali ve ABD-İran gerginliği, güvenilir yatırım aracı konumunu yeniden kazanan altının uzun dönemde de yükselişini destekliyor.
GEÇEN HAFTANIN [EN] LERİ
Değer kazananlar (%)

01 - Silverline 35,94
02 - Mensa Mensucat 20,69
03 - Vakıf Girişim 20,00
04 - Burçelik 18,03
05 - Esem Spor G. 13,04
06 - Alarko Holding 12,94
07 - Kav 11,72
08 - Ceylan Giyim 11,70
09 - Söktaş 10,62
10 - Berdan Tekstil 9,52

Değer kaybedenler (%)
01 - Akal Tekstil -12,22
02 - Global Yat. H. -7,69
03 - Finans Y. O. -7,14
04 - Vakıf Yat. O. -7,07
05 - Erbosan -6,78
06 - İpek Matbaacılık -5,56
07 - Boyasan Tekstil -5,56
08 - Demisaş Döküm -5,11
09 - Karsan Otomotiv -5,08
10 - Sabancı Holding -5,00
Kaynak : Zaman Gazetesi 18.11.2007


http://www.finans.ekibi.net adresine taşındık.
Sorularınızı ve mesajlarını yeni siteye gönderebilirsiniz.
Finans Ekibine mesaj yazabilmek için ücretsiz üye olmanız yeterlidir.

Ben Kimim? Diğer borsa forumlarında VOBiX ve ToKoBa'dan başka üyeliğim bulunmamaktadır.

02-12-2007 14:20:04 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ToKoBa
www.Tolga.Kosturan.Com


Mesaj Sayısı: 1,944
Grup Administrators
Katılım: Fri Mar 2007
Durum: Çevrimdışı
Rep Gücü: 3
Mesaj: #12
Borsalar, FED Kararından Önce Yükselebilir

Borsalar, FED Kararından Önce Yükselebilir

Borsa haftayı yüzde 3,63'lük düşüşle 52 bin 331 puandan kapattı. 31 Ekim'deki ABD Merkez Bankası (FED) toplantısı sonrası 58 bin 747 puana kadar yükselen İMKB 100 endeksi üç haftadır düşüşte.
Geçen hafta ABD'nin önde gelen mortgage şirketlerinin rekor düzeyde zarar açıklamaları ve dünya ekonomisine yönelik karamsar tabloların çizilmeye başlamasıyla düşüşe geçen borsalar gibi İMKB de olumsuz bir görüntü çizdi. Geçen haftaki analizimizde yer verdiğimiz Turkcell'in borsada piyasa değeri sıralamasında en değerli şirket konumuna geldiği haberinin hemen ardından çarşamba günü borsada oldukça garip bir işlem gerçekleşti. Borsa hızlı bir gerileme içinde hareket ederek 51 bin 800 puan civarındayken kapanışın son saniyelerinde Turkcell hisselerine gelen bir alım emri hissenin tavan fiyat olan 13,7 YTL'den kapanmasına yol açtı. Hisse birkaç dakika öncesi 11,9-12,1 YTL aralığında hareket ediyordu. Derinliği bu kadar yüksek bir hissede son dakikada yapılan bu alım bir yanlışlıktan mı kaynaklanıyordu yoksa tipik bir manipülasyon olayı mı yaşanıyordu? Turkcell hisselerini gün içinde 25 milyar dolara ulaştıran o alım aynı zamanda endekse 500 puana yakın bir katkı yapmıştı. İMKB ve SPK müfettişleri konuyla ilgili incelemeye başladı. Endeksi 3-5 hisse etkiliyor. 319 şirket bir yana diğer 10 şirket bir yana. Müthiş bir uçurum var borsa şirketleri arasında. 5 milyon dolara da şirket var, 25 milyar dolara da. Bu şirketlerin aynı anda ve aynı sırada işlem görmeleri ciddi sakıncalar oluşturabilir. 31 Ekim'deki faiz kararı sonrası FED faiz oranlarını çeyrek puan daha indirerek 4,50'ye çekmişti. Toplantı öncesi borsalar yükselişe geçmişti. ABD borsaları ve gelişen borsalar zirve noktalarına doğru hareketlenmişlerdi. İMKB endeksi de 59 bin puana yaklaşmıştı. Beklentilerin sona ermesi ve ABD ekonomik verilerinin büyümedeki olumsuz gidişatı desteklemesi ve olumsuz gelen finansal şirket bilançoları sonrası borsalar ciddi kayıplar yaşamıştı. Merakla beklenen toplantı tutanaklarının ardından ABD borsaları açıklamalardan hoşnut olmamış ki, yine önemli düşüşler kaydederek destek noktalarının altına gerilediler. Dolar, Euro ve yen karşısında değer kaybını sürdürürken gelişen ülke para birimleri karşısında de